mail kampanyasını organize eden kitlenin yüzde doksanbeşinin galatasaraylı olduğu düşünüldüğünde, insan merak ediyor, 8-0'lık ankaragücü galibiyetinde (!) neredeydiniz? vaktiyle, rüzgarın şiddetiyle yere düşen oyuncunuza (arif erdem) penaltı çalan ahmet çakar'lara, ceza sahasının iki metre dışında gerçekleşen faullere penaltı çalan vahap beyaz'lara neden ses çıkarmadınız? eğer bu memlekette futbolda şike diye birşey varsa, söz konusu şike faaliyetinde en başından beri galatasaray'ın etkin rol aldığını düşünüyorum (10. sırada bitirdiği son sezon hariç olabilir).
not: bir beşiktaş taraftarı olarak beşiktaş ve fenerbahçe'nin de suçlu bulundukları taktirde en ağır cezaya çarptırılmaları gerektiğini savunuyorum.
fenerbahçe taraftarının "ama galatasaray'da yaptıeaaaa" diye ağladığını gördüğüm kampanya.
bak çubuklu kardeşim; senin bu söylemin suçun ikrarıdır, suçla övünmedir, bak sana ne diyorum; sen bokun içindesin, halinden memlunsun ben de diyorum ki, senin içine battığın o bok bana sıçrayamaz. bunun bilincinde ol kafanı çalıştır biraz.
bir de yok 1 milyon dolar, yok 93 senesi yok malatya... 87978357 kez açıklanan, ispatı olmayan, tamamen götünüzden uydurduğunuz şeylere salak salak kendiniz inanıyorsunuz da, onlarca görüntü, tape ye mi inanmıyorsunuz?
ha bir de fransa muhabbetine gelince... bak iyi oku.
+ : fenerbahçe taraftarı
- : galatasaray taraftarı
yaşanmış bir olay...
+ siz fransızsınız olm, fransız işgal kuvvetleri komutanı size teşekkür etti 1915'te.
- ne için teşekkür etti?
+ yardım etmişsiniz, hatta küçük fransa diyor size.
- istanbul ne zaman işgal edildi?
+ ne alakası var?
- soru basit, istanbul ne zaman işgal edildi?
+ 1918'de.
- yani?
+ ne yani?
- 1918'de istanbul işgal edildiyse 1915'te işgal kuvvetleri komutanı nasıl teşekkür edebilir?
+ cızzzzırrrrttttt
- peki kimdi bu fransız işgal kuvvetleri komutanı?
+ jean pierre dumouli
- emin misin?
+ evet
- araştır bakalım kimmiş işgal kuvvetleri komutanı.
+ ne gerek var. ne araştırıcam.
- ben söyleyeyim; louis franchet d'esperey
+ eee
- eee si canının sağlığı be gülüm...
+ cııızzzzırrrrrrttttttt
"biz fenerbahce'yi ve turk futbolunu sistemli bir sekilde cokertmeye calistigimiz icin bunlari yaptik. sen bilip bilmeden ne konusuyosun lan yapraam" seklinde bi cevap gelirse ne olacagini merak ettigimdir. saka bi yana da arkadaslar adamlar zaten "0 tolerans" demisler ve yasananlari herkesten daha iyi, daha yakindan takip ediyorlar. sizin uyarilarinizla kafalari dank edecek degil.
bilen bilir ben fanatik fenerbahceliyim ve bir ceza cekilecekse bunu en agir bicimde cekmeye haziriz. zahmet edip e-postalar hazirlamissiniz falan ama gerek yok ki. kesinlikle yanlis anlasilmasin dalga gecmek icin soylemiyorum ama bu eziklikten baska bir sey degil. koskoca uefa 3-5 bilincli taraftariz diye gecinen adamin uyarisiyla aklini basina alacak degil. sizin e-postalarinizla m. ali aydinlar'in ne yapmaya calistigini anlayip buna gore karar verecek de degil. yaptirimlar zaten uygulanacaktir. siz boyle seylere kafanizi yormayin.
As you know, Turkish Football Federation is going to an election on February 27th and Besiktas J. K President Mr. Yıldırım Demirören has announced his candidacy today.
But Beşiktaş J.K is also one of the suspected football clubs at the match-fixing case going on in Turkey.
Mr. Demirören also said that: if necessary, let us be banned by the UEFA, but nobody nor a club should be sanctioned by the Federation, the local football economy is the most important thing than anything else These sentences are the prove of his vision about clean football!
In addition, Mr. Demirören has problems with a lot of players at his own club. He has been complained many times by players about non-compliance with the contract terms, and not last but least his economical involvement at his own club (a personal lend to the club of about 90 million euro's) makes him a person who can't make an objective opinion on this matter.
Turkish football will get into very deep chaos with Mr Demirören
Please show your interest in this topic."
--spoiler--
fenerbahçe'nin yarraklara yan basmasına, fenerbahçeli yöneticilerin de "bizi meyilleyle uefaya şikayet ediyoylayy ühühü " diye ağlamasına sebep olacak olan kampanyadır. yargı kararını açıkladı sıra geldi ceza biletinin kesilmesine. artık sizi şikeci dostlarınız, başkanlarınız bile kurtaramayacak.