tıp, kapitalizmin elinde olduğu için bugün insan ömrü uzadı. eskiden ölümcül olarak görülen hastalıklar istisna dışında bugün kolayca tedavi edilebiliyor. özel ilaç sanayisi her yıl milyarlarca dolar arge harcıyor. artık iş yapay organ veya biyonik kol yapmaya kadar geldi. sosyalizm mi başardı bunu ? siz sanırım her yıl balon gibi şişirilen kübada kansere çare bulundu yalanına inanıyorsunuz. ne diyelim ? iyi inanmalar :D
Filmin mutlu sonunu ve sonrasını izlediğini iddia eden yazar beyanıdır. Tıp hastalık üretmede de hastalığa çözüm bulmada da aynı hızla ilerlerse zaten sorun olmayacaktır. Ama öyle bir durum söz konusu değildir. Aradaki delay den ilaç şirketleri ve menşei ülkeler para kazanmalıdır. Yani bir ilerleme vardır ama insana fayda tarafında olmayan bir ilerleme.
Teknolojinin el atmasıyla tıp bir konuda çok ilerledi evet, fakat sunum aşamasında zayıflık var. Türk bilim insanları bir çok konuda yeniliklerle haberlere çıkmanın ardından neden bir daha kendilerini göremiyoruz? Amaç hizmet mi yoksa vay efendim bakın bir Türk ne buldu telaşı mı? Dünya genelinde ise tam zıddı, ufacık bir buluş bile hizmete koyuluyor. Bizde akıl var onlarda ise hizmet.
sosyalizm yüzyıllık kapitalizmin başarılarını sadece 50 yılda geçebildi mesela..
özel ilaç sanayisi dediğin zenginin yaşadığı fakirin öldüğü sistemin kurumudur.
yılan sokan aref'i saatler içinde özel jetlerle tedaviye götürürler, parası olmayan teyzeye en kötü ilaçları verir toprağın altında yıllar içerisinde götürürler.
özel hastahane çıkarırlar, devlet hastahanelerini işlemez yapıp insanları özele gitmeye teşvik edeler, o özel hastahane dediğin sadece ''kan bankasıdır''
kapitalizm ilaç üretmiş de insan ömrü uzamış bla bla..
bugün kapitalizmin eseri şehirlerdeki ortalama yaşam köylerdeki yaşam ile bir mi mesela?
bugün kapitalizm birçok ilaç üretti doğru, ama henüz ilacı olmayan bir hastalık üretmedi, çünkü bundan çıkar sağlayamazdı.
onlar önce hastalığı yayar, sonra ilacını satarlar.
hem canını hem paranı alır milyarder olurlar, senin gibi lümpenlere de oturup onları savunmak kalır. (:
insanların kübaya aşı için gitmesi, aşıyı başarılı yapmaz. hangi hakemli dergilerde yayınlanmış bu aşı çalışması ? dünya sağlık örgütü bu aşı için ne diyor ? ölçüt bu kurumlardır.
aşırı ilgi olması bir ölçüt olamaz. ona bakarsak çiftlik bank a da aşırı ilgi vardı. medyumlara da aşırı ilgi var. bu aşırı ilgi, medyumları veya çiftlik bank sistemini doğru yapmaz. küba aşısını da başarılı yapmaz.
"onlar önce hastalığı yayar, sonra ilacını satarlar."
milyarlarca dolar arge harcayan ve beyin gücü kullanan ilaç sanayii değil de hastaneleri yıkık durumda olan, sefaletle boğuşan kübanın kansere çare bulduğuna inanmak gerçekten enteresan.
edit: çağımızın vebası olan kansere bir tedavi gelecekse, 4. dünya ülkesi olan kübadan değil, ilaç sanayisinin gelişmiş olduğu ülkelerden gelecektir. romantik solcu hayallerinizi bir kenara bırakın, gerçeklerle yüzleşin.
sıradan sosyalist işte. yahu ülkem sosyalistinin bilimle ne işi olur. sen bu sularda boğulursun arkadaş, boyunu aşar.
çıkıp da bana küba ve tıp bilimi açıklaması yapma, götümle gülerim sana.
takdir edeceğim tek tarafı bebek ölümlerini belirgin düzeyde azaltmalarıdır. bu gösterilen özen iyi bir başarı sayılabilir. gerisi fos.
daha adamakıllı tıbbi cihazı olmayan ülkeden ne biliminden bahsediyon lan sen.
mevzu aynen şudur, portakal suyu içen bir adam gördün mesela. merhabalar, siz kanser misiniz diye sor, adamın cevabı hayır değilim çok şükür ise de ki, o zaman içtiğiniz portakal suyu sizin kanser olmanızı engelledi.
ilacı yüzyıl önce bulunmuş hastalıklardan dolayı bugün afrika'da, güney asya'da binlerce insan neden ölüyor?
bugün senin o liberal gözlüklerle eleştirdiğin küba afrika'daki insanlara ücretsiz sağlık personeli gönderiyor, o çok sevdiğin kapitalist özel ilaç şirketleri neden yapamıyor bunu?
çünkü onlar için önemli olan paradır, para!
küba'nın sağlık alanında gelişmişliğini görmemek, kapitalist para algısından nasıl sıyrıldığını anlamamak gerçekten körlük belirtisi.
sana sadece birkaç tane örnek vereceğim, üstelik bunları küba'nın resmi sağlık bakanlığından değil -zira tarafsız değil diye saldıracak bir potansiyel sezdim sende- bizzat ankara üniversite'sindeki bir sunumdan paylaşacağım;
1959: küba devrimi ve sosyalist rejime geçiş
-1962: Polio’yu yok eden ilk ülke
-1996: Kızamığı yok eden ilk ülke
-Amerika bölgesinde en düşük AIDS oranına sahip ülke (kanada dünya sağlığında birinci sırada ve amerika birleşik devletleri küba'nın önünde gösterilir)
-Amerika bölgesinde en etkili dank (eklem ağrılı ateşli bulaşıcı hastalık) kontrol
programı
-Kapsamlı sağlık hizmetleri: 120-160 aileye 1 hekim düşmekte
-Dünyadaki hipertansiyon tedavisi ve kontrolü açısından en yüksek orana sahip
ülke
-Kardiyovasküler ölüm oranında %45’e kadar azalma
-1000 canlı doğumda kaba bebek ölüm hızı 5,8
-Afrika ve Latin Amerika ülkelerinden gelen öğrencilerin ücretsiz tıp eğitimi
-52 fakir ülkede 34.000 sağlık profesyoneline destek
-Yerli biyoteknoloji sektörü: ilk insan polisakkarit aşısının üretilmesi
finansman
Küba sağlık sistemi herkesi kapsar, ücretsiz ve
erişilebilirdir.
Devlet, koruyucu ve rehabilite edici hizmetleri
(yalnızca primer, medikal ve dental hizmetleri değil,
aynı zamanda en sofistike teknolojileri kullanan
hastanecilik hizmetlerini de içerecek biçimde)
parasız sunar.
Aile bütçesi ayaktan tedavi hizmetlerinde yazılan
ilaçların çoğunu, işitme, ortopedik, diş cihazlarını,
tekerli sandalye, koltuk değneği gibi tedavi
giderlerini, gözlük masrafını karşılayacak
durumdadır.
ancak bütün bu durumlarda tedavi giderleri
düşüktür ve devlet tarafından sübvanse
edilmektedir.
yani arkadaşım, senin milyarla türk lirası ile özel şirketlerden gördüğün tedaviyi bu insanlar vatandaşlarına ücretsiz olarak sunuyorlar, sen bunları devlet hastahanesinde yaşamak istersen anca reçete almakla karşılaşırsın.
arkadaş demiş ki "portakal suyu içmeniz sizin kanser olmanızı engelledi"
yok arkadaş kapitalist ülkelerde bu nasıl işler ben sana söyleyeyim;
önce gıda sektöründen harcamaları kısıp daha fazla para kazanmak için hormon üretir, içine katkı maddesi kimyasallar koyarlar, sonra sana bunu hizmet olarak sunarlar.
sonra yirmi otuz yıl geçer neden kanser oldum diye gezersin ortalıkta, sonra bir de kanseri tedavi etmek için ayriyeten para ödersin..