bu deyim ilk olarak versay sarayından çıkmış. o dönemlerde sarayda uygulanan yöntemin adıymış aslında. sarayda yaşayan asiller büyük ihtiyaçlarını gideriyorlarmış ve uşaklar büyük ihtiyaçların üzerine kaz tüyü dikiyormuş. büyük pislikler çanakta kuruması için bekletiliyormuş. pislikler kuruduktan sonra da tüyünden tutup pencereden fırlatıyorlarmış.
türkler'in* 370 yılında yıkanma ve temizlik için kullanılan saunayı avrupa'ya sokmalarından 1500 yıl sonra bile avrupalılar'ın bu boku öğrenememesi nedeniyle ortaya çıkan pislik.
parfümün çıkışı da aynı nedenle olmuştur. herifler kuduz gibi sudan kaçıyorlarmış.
gelin gelelim o türkler'in torunları arap-fars etkisiyle bugün ter, ayak ve hatta taşak kokmaktadırlar.
bir başka rivayete göre de fransız kraliyet sarayından çıkan deyimdir. rivayet olunur ki, veba salgını sırasında fransız saray ahalisi sudan mikrop kapacaklarından korktukları için sudan mümkün olduğunca uzak durmaya çalışmışlar. lazımlıkta hacet giderildikten sonra saray dışına atılmaktaymış. fransız kralına ait olan insan pisliği ise krala ait olduğu bilinsin diye üzerinde tüy dikilirmiş. bu hikaye, tüy dikmek deyiminin buradan türediğine dair rivayetlerden birisidir.
avrupalı aristokların, uşaklarına temizlettikleri boklarına, kuruyunca uşakları tutup atabilsin diye, tüy saplaması olayıdır.
yurdumuz topraklarında uygulanmamıştır. yurdumuzda bin küsür yıldır su kullanılarak tuvalet temizliği yapılmaktadır.