Temelli yerleşmeden Önceki Yaz tatillerindeki Diyarbakır yolculuklarımı, ali Paşa sokaklarını, fırınlarından yükselen ekmek kokusunu; amcamın bileğindeki altın saati, tombul parmağının boğumlarındaki kılları, elini öperken duyduğum kesif tütün kolonyası kokusunu anımsıyorum hep.
Amcamın Verdiği harçlıkta bile vardı bu koku sonra bana da sinerdi. Artık nasıl boca etmişse. *
Enteresandır çoğu kişi sevmez bunun kokusunu ben bayılırım. Biraz ağır bir koku olduğu için insan içinde pek kullanmıyorum ama eve girdikten sonra ilk işimdir bununla ellerimi oğuşturmak.
bizim nesil için dede kokusudur. istanbulda, ankarada, izmirde doğup büyümüşsündür memleketten deden gelir ve buram buram tütün kolonyası kokar. vefat etmişlere rahmet hayatta olanlara sağlıklı ömürler olsun..
limon kolonyasının o keskinliğinden ve serinletici ferahlığından da, iğde çiçeği ve yasemin kolonyasının parfümsü naif hoş kokusundan da mahrumdur.
eziktir, fossstur.
Arabada deri koltuklara kalıntı bırakmayan sigara kokusuyla ortalığı savaş alanına çeviren ilginç bir sıvıdır severim kendisini sevmeyene de übnelik yapar zorla sıkarım koksun gavat anlayışı ile.
Neden bilmiyorum ama çok sevdiğim kolonya. Ama genelde etrafımdaki herkes nefret ediyor kokusundan. Hatta bi kere sınıfa tütün kolonyası götürdüğümde (biraz garip bir şey sanırım) arkadaşlarım zorla elimden alıp çöpe atmışlardı. Hala travması içimde bunun.