kelimenin özüne gelirsek türkçülük sağdır. değişim değil türklüğün korunmasını esas alır. kültürel olarak hiçbir değişimi kabullenmez türkçülük. aksine eskiye kökenine dönmeyi hedefler.
Türkçülük dinciliğe hizmet etmediği gibi (zira dincilik enternasyonalist bir düşüncedir), dincilik de Türkçülükten haz etmez, zira ümmet bilincinin önüne, türklük bilincini koyduğu için. Türkçülere nazaran daha ılımlı bir bakış açısına sahip Türk-islam sentezinde bile Türklük ön saftadır, islam ise daha ziyade ruhani bir anlam taşır.
Bana sorarsanız, dinciliğin, sol cenahta yer alması daha doğru bir yaklaşımdır, zira solculuk da kendi içinde bir din gibidir. Dini karakteristikler taşır (komünist ütopyaya (cennete) iman). Bazıları solculuğu gnostik özellikler taşıyan bir tarikata benzetmişlerdir.
Bu bağlamda Türkçülüğü, ne dincilik, ne de marksizm ile aynı safa koymak mümkün değildir.
aynı mantıkla komünist bir ülkede sisteme karşı olan monarşi savunucuları da mı solcu oluyor? *
en basit ve sade tabiriyle "sol" bütün aidiyetleri ortadan kaldırarak insanları kategorize etmeyi ve birbirinden farklı sınıflara bölmeyi engellemek üzere kurgulanmıştır.
yani sosyalist bir ülke teorik olarak milliyetçi olamaz.
çünkü olursa azınlıklar doğal olarak alt sınıf addedilecek ve en ilkel biçimiyle insanlar arasında bir doğal sınıflandırma yaratılacaktır.
ideolojiler çok komplike düşüncelerdir. bunları sadece ekonomi, muhafazakarlık ya da devrimcilik penceresinden analiz ederseniz komik duruma düşersiniz.
zira ekonomik anlamda sosyalizmi birebir düstur edinse dahi, ırkçı bir düşünceyi üst çatı olarak benimsediği sürece o görüş bir "sol" görüş olmaktan çıkar.