Her Türkçü ve Turancıyım diyene tabi ki inanmamak gerekir. Bunu diyen zaman gelir bakarsın emperyalistlerin kucağına oturmuştur. Günümüzde örnekleri mevcuttur.
sen ölürsen kardeşini de kurtaramazsın. bir savaşta sen önce kendini düşünmek bu şekilde mantıklı olabilir. 100 yıl Rus işgalinde kalırsan tabi ırkına düşman olursun. bilinçli türk halklarından insanlara demiyorum. saçma sapan sen güçlüsün ben güçlüyüm tartışması yüzünden atalarımız da zamanında birleşememişler.
tabii ki öncelikle türkiye türkçüsü olacağız. azerbaycan'da bile türkiye'den nefret eden ciddi bir kitle var. çoğu da ciddi anlamda türkiye'nin daha gelişmiş olmasını çekemiyor. bu nedenle çok daha fazla gelişmek durumundayız. önce türkiye, sonra turan.
Türkçüyüm ama Türkiye Türkçüsüyüm ilk olarak. Ülkem gelişirse turan ülkelerininde gelişmesini isterim. Arap yada müslüman ülkeler gelişmesin. Türkçü adam da Müslümanım demesin mümkünse.
Bilsin cihan ki ben bu cihanın nesindeyim:
Bir ülkünün mehabetinin zirvesindeyim.
Dünya denen mezellete dalsın her isteyen;
Ben ırkımın şeref taşan efsanesindeyim.
Herkese bir özleyişle yaşar...
Ben de öylece Altaylar'ın ve Tanrıdağ'ın çevresindeyim.
Merdanelikle şöyle bakıp ayrılıklara
Son menzilin hüzün dolu kaşanesindeyim.
Artık veda zamanına pek fazla kalmadı;
Yorgun ve kimsesiz ölümün bahçesindeyim
günümüz dünyasında turancılık her ne kadar bir ütopya olsada, sadece düşünüldüğünde dahi insanı heyecanlandırmaya yetiyor.
bir çok türk diyarını gezme fırsatı buldum. emin olun neredeyse hiç biri türkiye'de yaşayan türk'ler kadar milliyetçi değil. çoğu benliğini kaybetmiş. ya ruslaşmış, ya kazaklaşmış, ya türkmenleşmiş vs. vs. ama bir türlü türkleşmemiş. umarım anlatabildim ne demek istediğimi.
belki baskın bir türk geni tanışmıyoruz, belki soyumuz öyle bir karıştı ki hangi milletten olduğumuz bile belli değil. aslolan hissetmektir. bunu tüm benliğinle ve kanınla hissediyorsan, hiç kimse sana sen türk değilsin deme hakkına sahip değildir. sen gerçek bir türksündür. saf kanı kurcalamanın manası yok.
hepimiz aynı soydan geldik. bir çok farklı millet, bir çok farklı kültür dünyamızın bize sunduğu zenginliktir.
aslolan atatürk milliyetçiliğidir.
Bilsin cihan ki ben bu cihanın nesindeyim:
Bir ülkünün mehabetinin zirvesindeyim.
Dünya denen mezellete dalsın her isteyen;
Ben ırkımın şeref taşan efsanesindeyim.
Herkese bir özleyişle yaşar...
Ben de öylece Altaylar'ın ve Tanrıdağ'ın çevresindeyim.
Merdanelikle şöyle bakıp ayrılıklara
Son menzilin hüzün dolu kaşanesindeyim.
Artık veda zamanına pek fazla kalmadı;
Yorgun ve kimsesiz ölümün bahçesindeyim
Hüseyin nihal atsız.
her ne kadar kalbimizin bir tarafı bunu desteklesede, tüylerimizi diken diken etse de maalesef bunun bir geleceği yok.
atsız atamızı da saygı ile sanmış olalım. büyük kalem.
"ben, yabancı kaynaklı hiçbir fikri benimsemeye tenezzül etmeyecek kadar milli şuur ve gurura malik bir Türk'üm. Siyasi, içtimai mezhebim Türkçülük'dür" diyen insanların korkmadan, kimseye aldırmadan dile getirdiği siyaset üstü bir fikirdir.
yerinde ve zamanında ifade edilmesi gereken söylem. sen günde otuz kere ne mutlu türküm diyene dersen faydadan çok zarar getirir. ancak diğerlerini ötekileştirmeye yarar.
sonra en daha fazla bağırırsın, öteki daha fazla bağırır. küçük zaferler kazanayım derken, büyük resimde boku yersin.
ben türküm diyen herkesin savunması gereken düşüncedir. globalleşen dünya lafları filan göz boyamacadır. her millet kendi geleceğini düşünmek zorundadır.