Türkçe bugün yaklaşık 12 milyon kilometre karelik geniş bir coğrafyada konuşulmaktadır. Ünlü Türkolog Radloff’a göre dünya dilleri arasında Türk dili kadar geniş bir alana yayılmış başka bir dil yoktur. Bu dilin sınırları Bosna’dan Çin seddine, Orta iran’dan Kuzey Buz Denizi’ne ulaşmaktadır.
Dünyada Türkiye ve Kıbrıs dışında Türkçenin konuşulduğu bölgeler ve konuşan sayısı şöyledir:
Avrupa’da:
Batı Avrupa ülkeleri: Türkiye Türkçesi (2 milyondan fazla)
Bulgaristan: Türkçe (yaklaşık 1 milyon), Tatarca (11.000), Gagauzca (yaklaşık 5.000) Makedonya: Türkiye Türkçesi (80.000)
Moldova: Gagauzca (150.000)
Litvanya: Karayca (50)
Polonya: Karayca (20)
Romanya: Tatarca (24.000), Türkçe (yaklaşık 24.000), Gagauzca
Akar, Ali, Türk Dili Tarihi, Ötüken Yay., istanbul 2006
Demir, Nurettin, Yılmaz, Emine,Türk Dili El Kitabı, Grafiker Yay., Ankara 2003
Ercilasun, Ahmet B., “islamiyet Öncesi Türk Edebiyatı”, Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi, C. 4, s. 441-448, istanbul 1985.
Ercilasun, Ahmet B., “Tarihten Geleceğe Türk Dili”, Türk Dili, 569, Mayıs 1999, s. 355-362.
Ercilasun, Ahmet B., “Uygur Edebiyatı”, Büyük Türk Klasikleri 1, istanbul 1985.
Ercilasun, Ahmet B., Başlangıçtan Yürminci Yüzyıla Türk Dili Tarihi, Akçağ Yay., Ankara 2004.
Gülensoy, Tuncer , Türkçe El Kitabı, Akçağ Yay., Ankara 2000.
Róna-Tas, A., An Introduction to Turkology, Szeged, Studia Uralo-Altaica 33, 1991.
Sertkaya, Osman Fikri, “Göktürk Harfli Uygur Kitabelerinin Türk Kültür Tarihi içerisindeki Yeri”, Türk Kültürü Araştırmaları, Prof. Dr.Muharrem Ergin’e Armağan, XXVIII/ 1-2 1990, s. 325-334., Ankara 1992.
Tekin, Talat- Ölmez, Mehmet, Türk Dilleri, Simurg Yay., istanbul 1999.
Dünyada en konuşulan lisan olması tüm türk dilleri dahil edilirse (Uygurca, Kazakça, Kırgızca vs) olmaktadır kaldı ki Türkçe diye biz Türkiye Türkçesi den bahsediyoruz.
Dünyanın en kadim dillerinden birisidir ve hala yeryüzünde milyonlarca kişi tarafından hala konuşulmaktadır.
Dilimize girmiş ve kalıplaşmış olan sözcükleri kastetmeden diyorum ki Arapça'nın ve Farsça'nın hükmüne bırakılmamalıdır.
Türkçe'ye yerleşmiş kelimeler Arapçalaştırmaya gayret edilmemelidir.
sondan eklemeli bir dildir. edirne'den orta asya'nın bozkırlarına kadar geniş bir coğrafyada farklı şiveleri-lehçeleri ile konuşulmaktadır. orhun anıtları bu dilin tarihinde epeyce önemli bir yere sahiptir.
dil devrimiyle uydurulan çakma bir dil. esperanto ile aynı klasmanda yer almalı. kendisine ait bir tane orjinal kelimesi yok. m.k.a'nın gençliğe hitabesinde bile sen ve bu dışında türkçe bir tane kelime yok. ilkokuldayken açıortay ne amk demekten derse odaklanamazdım. kıymetlimiz geometri kitabı yazmasa belki geometri bile öğrenebilirdim. adam divanı muhasebat dememek için sayıştay diye kelime uydurmuş. yargıtay, danıştay, kamutay, taytaylar havada uçuşuyor. bir kişi de çıkıp demiyor ki biz bunları hangi dil bilgisi kuralına göre uyduruyoruz. en komiği de türkçe'nin bir dil olduğuna inananların kürtçe diye bir dil olamayacağını savunmaları.
kürtçe diye bir dil var tabi de kürtlerin de en ziyan versiyonları türk yok, türkçe yok muhabbetinin mafyalığını yapanlar. hem de diller miller hakkında bi sik bilmeden.
türkçe'yi modernleştiren türkologlar ve profesörler kaynak olarak öz türkçe'yi alıyorlar. Zaten bir şey referans almadan sikinin keyfine göre dil yaratamazsın.
Dillerin modernize edilmesi de hemen hemen tüm hint-avrupalı dillerinde veya kıta avrupası dillerinde mevcut olan bir şey. italyanca da, almanca da, kıta dışında ingilizce de böyle. Bunların antik hallerini okursanız hiçbir şey anlamazsınız veya çok azını anlarsınız.
Şimdi bunlar da mı esperanto'yla aynı sınıfta? öyle sikim iş olmaz.
kürtçe'ye gelince kürtçe diye bir dil var elbette ama kürtçe'deki w'nun açıklaması yok. Çok biliyorsanız onu açıklayın. Orta doğu'da ne sikim işi varmış w'nun x'in?