türklerin devlet yönetememesi

entry8 galeri0
    8.
  1. yanlış bir önerme. tartışıp sinirlenmemek lazım. bırakın isteyen istediğini konuşsun zira güneş balçıkla sıvanmaz.
    1 ...
  2. 7.
  3. osmanlının torunlarından çıkabilecek en son başlık. (bkz: fatih sultan mehmedin kemikleri sızlayacak)
    1 ...
  4. 6.
  5. Türkler çok güzel devlet yönetir. Yönettiler de, Mustafa Kemal Atatürk'ün ne şartlarda ne kadar kısa sürede nasıl yönettiğini çok iyi biliyoruz.Şuan türklerin yönettiği bir devlet olsaydı ne demek istediğimi çok iyi anlardınız.
    2 ...
  6. 5.
  7. türkler devlet yönetemiyor demek tamamen tarih bilgisinden yoksun insanların subjektif bakış açısıdır.
    Bir konuyu ele alırken öncesi ve sonrası şeklinde ele almak gerekir.Roma imparatorluğundan sonra dünya üzerindeki en uzun süreli imparatorluk türklerin yönettiği bir imparatorluktur.Ondan öncesini saymıyorum bile. Bana bir devlet gösterin 16 kez küllerinden yeniden doğsun, kaybolmasın hiç.Türkler şu an en zayıf dönemlerinde olabilirler ama bu kendi basiretsizliğinden değil yeniden başa geçerlerse dünya üzerindeki tüm oyunlar bozulacak , kapitalist düzen yıkılacak ve dünya daha onurlu bir yer olucak. Bu sebepten kedi yavrusu gibi tutmuşlar boynumuzdan bırakmıyorlar.Eğer ki bir kez boynumuzda ki o elden kurtulup başımızı çevirebilirsek işte ozaman iş değişir.
    2 ...
  8. 4.
  9. 3.
  10. yanlış bir tespittir. müslümanlar devlet yönetemez. son 50 yıllık yakın tarih incelendiğinde çok net görülebilir. ha türkten kastı müslüman türklerse çok doğru.
    1 ...
  11. 2.
  12. tarihte tek bir devlet bile kuramamış olanların mastürbasyon savı.
    1 ...
  13. 1.
  14. ahmet altan'ın türkler'in devlet yönetme beceriksizliğini çok iyi anlattığı konu.

    --spoiler--
    Türkler nasıl araba kullanıyorlarsa öyle devlet yönetirler.

    Bütün kuralların salaklar tarafından koyulduğuna inanır ve hiçbir kurala uymazlar.

    Arabanın ve devletin içinde olan herkes önemlidir.

    Arabanın ve devletin dışındakiler önemsizdir ve o önemsiz insanların bütün işleri arabanın yeterince hızlı gitmesine engel olmaktır.

    Hızlı gitmeyi engelleyen bu insanları ezmenin çok mutluluk vereceğine inandıklarından, onların ezilmelerinin neden yasak olduğunu da tam kavrayamazlar.

    Punduna getirirlerse ezerler de...

    Niye ezdin; denildiğinde, kendilerinin ezmediğini, ezilenin arabanın önüne aniden atladığını söylerler.

    Arabanın ve devletin amacı, bir yerden bir yere gitmek, bir hizmet sağlamak değildir, bunlar içindekilerin ne kadar önemli olduğunu kanıtlamak için yapılmıştır.

    Hiçbir yere varmamak amacıyla çok hızlı giderler.

    Çok hızlı gittikleri için dişliler parçalanırsa, kabahatin yan tarafta çok hızlı giden bir başka arabada olduğunu ileri sürerler.

    Arabanın ve devletin motoruyla hiç ilgilenmez ama sürekli kaputu parlatırlar.

    Trafiği düzenleyen ışıklar, yabancılar tarafından bulunmuştur ve kesinlikle amaçları Türkleri bu ışıklar nedeniyle tartıştırıp, bölmektir.

    Başkalarının hayatını zorlaştırmaktan zevk alırlar, arabayı ve devleti tam köşe başına park ederler ki kendilerinden başka kimse o sokağa giremesin.

    Arabadaki ve devletteki herkes direksiyona geçmek ister.

    Bunun için bir ehliyete ihtiyaç olduğu yolundaki söylentilerin yalan olduğunu düşünürler.

    Direksiyonda olmayanlar da ilk fırsatta direksiyondakini yerinden atmayı planlar.

    Sürekli olarak şoföre nasıl gitmesi gerektiğini anlatır ve direksiyona geçer geçmez daha önce söylediklerinin tam tersini yaparlar.

    Çevrelerindeki arabalarla ve devletlerle kavga etmeyi çok severler.

    Arabalarının ve devletlerinin çevresinde olan herkes aslında ;puşttur; ve bir ara onların ağzını burnunu kırmak çok iyi fikirdir.

    Sürekli olarak kendi aralarında, diğer arabalardakileri ve devletlerdekileri nasıl döveceklerini ve eskiden nasıl dövmüş olduklarını konuşurlar.

    Kendi aralarında, en iyi arabanın ve en iyi devletin kendi arabalarıyla devletleri olduğunu konuşmaktan büyük zevk alırlar.

    Bizim araba gibisi yok ve bizim devlet gibisi yok demek en büyük eğlenceleridir.

    Arabadaki biri, bir başka arabanın daha iyi olduğunu söylerse, onun doğru söyleyip söylemediğini düşünmeden ona kızarlar.

    Bazen otoyolda, herkes büyük bir süratle ilerlerken, kaçırdıkları bir kavşağı yakalamak için geri geri gidip dehşet yaratırlar.

    Bu yaptıklarından korkup kızan olursa, bu ;korkağa çok şaşarlar.

    Araba ve devlet devirmeye çok alışkındırlar, kimse onların bomboş bir yolda şarampole nasıl yuvarlandığını anlayamaz.

    Kendilerini geçen herkesin düşmanıdırlar.

    Bağırıp çağırarak ve sürekli korna çalarak araba ve devlet yönetmenin en iyi yönetim biçimi olduğuna kanidirler..

    Araba ve devlet yönetirken, yaptıkları işten başka bir işle ilgilenmenin onların özel yeteneği olduğu inancına sıkı sıkıya bağlıdırlar.

    Buna inandıkları için, sık sık cep telefonuyla yaptıkları konuşmaları ya da ısırdıkları köfte ekmeği bir ağacın üstünde bitirmek zorunda kalırlar.

    Böyle durumlarda, çarptıklara ağaca sövdükleri çok sık görülmüştür.

    O kadar çok sık çarparlar ki arabaları da devletleri de hurdaya döner.

    Ama onlar hep, duvarlarla ağaçların kendilerine çarptıklarına inanırlar.

    Bir Türkün kullandığı arabada ve devlette olan herkes, en kısa mesafede bile büyük maceralar yaşar.

    Ve, bir Türkün kullandığı arabayla devlette olan herkes mümkün olduğu kadar çabuk inip bir başka arabaya binmek ister.

    Ama kimse inmez...
    http://www.gazetem.net/aaltanyazi.asp?yaziid=34

    --spoiler--
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük