o zaman cehennem izmirdir, türkiye'nin hem en güzel şehirlerinden biri hem de en huzurlu şehirlerinden birinin de izmir olduğunu göz önüne alırsak yaşasın günahkarlık...
imkansızdır çünkü ülkenin en fazla nüfusu olan şehri hem de açıkara istanbuldur haliyle istanbul varken hiçbir şehir yanına yaklaşamaz.bu arada camilerin doluluk oranı en fazla olan şehir de izmirdir. bu değerlendirme diyanete aittir.alkol tüketiminin en fazla olduğu 2.şehir de ne ilginçtir ki konyadır. yani daha fazla nüfusa sahip ankara,izmir ve bursadan bile öndedir konya. bu verilerden çıkan sonuç imanın kimde olduğuna müsade edin de yaradan karar versin. kendi kendine din iman ölçümü yapmaya çalışan bu akp beslemelerine yaptıklarının allaha şirk koşmak olduğunu hatırlatırım.
her üç erkekten birinin metresinin olduğu veo nlara ayrı ev tuttuğu şehir > Muğla
her üç erkekten birinin üniversiteli bir kız ile dost hayatı yaşadığı şehir >> Eskişehir
her beş erkekten birinin düzenli olarak genel eve gittiği şehir > çorlu
her iki erkekten birinin her gün içki içtiği şehir > tekirdağ
her üç erkekten birinin esrar içtiği şehir > diyarbakır
her beş erkekten birinin para karşılığı cinsel ilişkiye girdiği şehir > istanbul
Bunlar varken türkiyenin günah merkezi izmir ? bence tekrar düşünün. *
ne kadar günah işlendiğinin kesin olarak saptanması imkansız olduğundan sapıtmayla saçmalamasyon arası insan söylemidir. dindar olman din hakkında konuşmana yetmez, azıcık da aklın olmalı!
gerçek, doğru, aferinlik tespittir. ancak bilinmelidir ki izmirliler diğerlerine göre cennet kapısında daha önde, cehennem kapısında daha arka sıralarda olacaktır. nereden biliyorum? izmirlilerin işlediği günahlarının istatistiğini aldınız yerden aldım haberi.
yine,''sıçılan bir tespit görmekteyim'' dedirten başlıktır.
bu beyanı yapan saman beyinliler; iran tv sinde ''dünya aslında dönmüyor'' ya da 17 ağustos depremi için, ''7.4 yetmedimii!!'' diye çığıranlardan farksızdır. alkoldür, sevişmektir vb dir, üzgünüm ama daha çok sonucu ''ahlak''a ve ''etik''e dayanan durumlardır sayın samankafalılar. günah anlayışını bunlara indirgeyip kişileri ya da şehirleri ya da inanışları,halkları,ırkları ''günah temsilcileri''olarak belirlemek ancak sizin dar zihniyetinizin bir ürünü olabilir. sen zorda kalanlar için parmak bile oynatmayabilirsin, hayatında bir kez sevap olsun diye değil de sadece zorda kalan birisine yardım etmek ve onu mutlu etmek için harekete geçmemiş olabilirsin ki muhtemelen öylesin, bu nedenle günah ya da sevap anlayışın da sana kalsın. sizler gibi samankafalılar zaten yüzlerinden anlaşılıyor. suratlarından mutsuzluk,hoşgörüsüzlük ve olumsuzluk akar. sevgi,şevkat,humanizm,insan ayırmamak,yardımseverlik ya da hoşgörü lügatınızda da bulunmaz. bırakın artık insanları belirli şeylerle yargılamayı. kim ne yapıyor ise zaten kendisine yapıyor bu dünya da, öteki dünya diye birşey varsa da orada sizin deyiminizle zaten çeker cezasını ki bu da onu bağlar sizi değil.