çöl sıcaklarından kurtulmak isteyen vatandaşların klimalara da yüklenmesiyle salı günü (26.6.2007) elektrik tüketiminde Cumhuriyet tarihinin rekorunu kıran ülke.
butun avrupa ulkelerinin tarihlerine bakarsak zamaninda halk yenilik istedigi halde devlet veya ust kademeler engelemistir. ama ulkemize bakinca seriati bile zorla devletin kaldirdigini goruyoruz. dahasi tum yenilikleri devlet zorla halka dayatmistir. halk tum egitimsizligine yada fakirligine ragmen her zaman kaderine razi olmustur. bu yuzden bana gore gelismesi zor. ama insallah ben ve benim gibi dusunen insanlar yanlis cikar.
okul sayısı 67 bin, cami sayısı 85 bin olan, her 350 kişiye bir cami düşerken her 60 bin kişiye bir hastane düşen, 1435 kütüphanesi olan, 1 opera derneği, 11 bale, 10 heykel, 18 resim, 18 sinema, 38 de tiyatro deneği olan ülkemde 35 binde cami yaptırma derneği olan, 200 bin öğretmen açığı olan ama 90 bin din görevlisi bulunan, devlet tiyatrosu sayısı 13, kuran kursu sayısı 3852 olan, son 5 yılda bütçesi 5 kat arttırılıp 2.7 katrilyon liraya yükselen diyanet işleri başkanlığına sahip güzel ülkem.
avrupa ulkeleriyle karsilastirirsak kadinin epey bir ezildigi ulke. kadinin adi yoktur kadin haklari deyince ne lan yani avrupadaki gibi ciplak mi gezecekler diye anlayan odunlarin oldugu bir ulke.
gelismekte olan ülkeler arasindadir ancak bu terim aslinda 3. dünya ülkelerini keklemek icin uydurulmustur.
türkiye bu anlamda ücüncü dünya ülkesidir, ancak anlasilmayan nedenlerden dolayi diger ayni katagorideki ülkelere nazaran refah sefiyesi cok fazla olan insanlarla doludur.
ayrica dünyanin en sorunlu bölgelerinden biridir.
dünyanin en cok kan akan bölgelerinden biridir.
gücü eline alabildiginde kaybetmesi en zor olan ülkelerden biridir.
herkesin siyasetçi, herkesin hukukçu olduğu ; buna rağmen asla uygulanabilir ve sürdürülebilir bir siyaset geleneği olmamış, ''hukuk devleti'' standartlarını sağlayan bağımsız bir hukuk sistemi kuramamış ülkedir.
rejimi değişme sinyalleri veren, yeni bir anayasa ve sağlam bir hükümete ihtiyacı olan, ab ye girmeye ihtiyacı olmayan, imf'e tez zamanda uçan tekme atmasını dilediğim güzel ülkemin resmi adı..
Fransızca kökenli bir kelime olup, Türk diyarı manasına gelmektedir. ilk olarak Batılılar tarafından oniki ila onüçüncü yüzyıllar arasında kullanılmaya başlanmıştır. Batılılar, Anadolu coğrafyası ile birlikte o zamanki Mısır topraklarına da Türkiye demekteydiler*. Anadoluda bulunan Türkler ise kendi yaşadıkları coğrafya için henüz bu terimi kullanmamaktaydılar. Onlar bu coğrafyaya Diyar-ı Rum ya da iklim-i Rum adını vermekteydiler. Hatta Osmanlı padişahları bile yazdırdıkları ferman, mektup vb belgelerde kendilerinden Sultan-ı iklimi Rum diye bahsetmekteydiler.
Bu sözcüğün Türkler tarafından ilk olarak ne zaman kullanılmaya başlandığı kesin olmamakla birlikte,
dilimize yerleşmesi gene Osmanlının son zamanlarında yükselen Türkçülük akımı ile birlikte gerçekleşmiştir. Aslında bu sözcük o zamanlarda, sadece Anadoluyu değil tüm Osmanlı coğrafyasını ihtiva eden bir sözcük olarak kullanılmaktaydı. Birinci Dünya ve Kurtuluş Savaşları neticesinde elde Anadolu toprakları kalınca, Türkiye sözcüğü Anadoluyu kapsar ve karşılar hale geldi.
bir gün, sosyal demokrat kanadı temsil eden partinin başında gencay gürsoy veya sami selçukun, milliyetçi kanadı temsilen avni özgürelin, merkez sağı ilhan kesici, dindar-muhafazakar kesimi de abdüllatif şenerin temsil ettiği bir siyasi ortama kavuşmasını hayal ettiğim ülke.
futbol federasyonunun başında da ibrahim altınsay olsa sanırım hiç de fena olmazdı.
atalarımızın kanları ve analarımızın terleriyle alınmış topraklar üstüne kurulmuş ülke...
ama biz hala takiyyeci, bilmem neci insanları tartışmaktayız....
bu ülkenin toprakları, 1940 yılından beri ab ve abd'ye sevimli gözükmek için parça parça satılmaktadir... bunu satan ne tayyip ne de bir başkasıdır...
bu ülkenin başına geçmiş her kişi biraz olsun bi'şeyleri anlaşmalar ve zorunluluklar nedeni ile peşkeş çekmektedir...
bugun bir milyon insan şeriatçi bir lider başa gelmesin diye yürüdü ama ne fayda satan zaten satmış ve yerine gelenler ss kuralları gereği yönetimi idare etmiştir...
bir tepki gösterilecek ise bu ülkenin başına geçecek kişiye değil cebren ve hile ile vatanın topraklarını satın alan insanlara olmalıdır...
ey güzel halkım, bu topraklar kanla alındı ama yeşil kağıt parçalara satılmaktadir...
bir tepki olacak ise, başa geçecek insana değil bu ülkeyi kendi emellerine alet eden abd ve israil gibi şerefsiz ülkelere olmalıdır...