bir çok sebep barındırırken en önemlisi halktır. evet türkiye halkı. dincisi de cahil, modernim diye geçineni de. ne biçim bir toplumuz anlamış değilim.
Sen ne yaptın merak ediyorum. Eminim ki onu da başkalarının desteğiyle yaptın. Diploma önemli değilmiş * . Sınavsız diplomasız dilsiz almanya'ya abd'ye gitmeyi dene bakalım.
Özelden yazar mısın? Senin gibi atıp tutanları çok gördüm. Hiçbiri de bir yere gidemedi * . Girişimci dediğim nedir? Ne yaptın da seni böyle alacaklar amk. Masal anlatma millete ibiş.
tabii, ismail cem bu kitabı yazdığı zaman tarihçiliğimizde hakim paradigma bağımlılık teorisi etrafında şekilleniyordu. çağlar keyder, şevket pamuk, zafer toprak gibi benim de hocam olmuş bazı tarihçiler de bu janrıdan sayılabilirdi. ama bugün bu tartışma anlamsız. "geri kalmışlık", "az gelişmişlik", "üçüncü dünyacılık", "gecikmişlik" gibi kavramlar bugün artık anlamlı değil. bunlar soğuk savaş yıllarının politik tartışmalarını bünyesinde barındırıyor daha çok.
bir akademisyeni ele alalım.
5 senede doktoramı bitiricem diye çalışmadan, işi yordamına uydurarak çalışırsan ülke geri kalır.
halbuki yapman gereken laboratuara insani ölçülerde kapanıp ayı gibi çalışmasıdır.
yeni bilgi kırıntıları üretmelidir. bu kırıntılar, diğer akademisyenlerin ürettiği kırıntılarla birleşir koca bir bilgi dağı oluşur ve bu bilgi dağı ülkeyi bir adım ileri taşıyabilir.
başka bir örneği de sözlük yazarından verelim.
sen aklına geleni hiç düşünmeden, üzerinde çalışıp, ilk fikrini ileri taşımadan entry girersen ülke ilerlemez.
ne dedik? hak.
canlının, cansızın hakkını yemeyeceksin. yavaş ilerlersin ama sağlam ilerlersin.
bu örnekleri, işçi, işveren politikacı ve aklınıza gelen her insana uygulayabilirsiniz.
Üretmeden tüketmemiz, aşı olmak için bile din adamlarından açıklama bekleyen bi kitle olması. Bu kitle her şeyi mahvediyor zaten. Din adamları da oruçluyken aşı vurulmasında sakınca yoktur diyip milletin gazını alıyor. Basit bir mantıkla sakızın bozduğu oruç nasıl olur da aşıyla bozulmaz. Çıkıp dese o gün de tutmayiverin sonra kaza edersiniz, saygı duyarım ama dini de bu kadar göz göre göre carpitiriyorsaniz hangi dediğinize güven olur ki sizin?
Ekonomik zorluk çeken esnafa destek ödemesi verilmesi ve sabit ödemelerin yeniden düzenlenmesi amacıyla Meclis Başkanlığına sunulan önerge, AKP ve MHP’nin oyları ile reddedildi.
Sürekli kısır döngüler içinde paralanan muhabbetler, işin ehline verilmemesi, kimi konuların insanları kutuplaştırması ve en önemlisi ise refah düzeyidir.
1. halkın aşırı derecede politize olması ve siyasetin hayatın çok fazla içinde olması.
2. türk ve türkiye düşmanlığının kimi çevrelerce "modernlik", yahut islamcı ise "dindarlık" olarak algılanması. bu konuda lafı hiç kıvırmadan alenen türk düşmanlığı yapanlar hdpkklılardır.
3. halkın birbirinden nefret etmesi.