türkiye'nin füze kalkanı projesindeki tutumu ve iran'ı batı dünyası için bir tehdit unsuru olarak yaftanalmaktan çıkarttırması üzerine daha bir belirgin hale gelen yakınlaşmadır. http://www.milliyet.com.t....2010/1317872/default.htm
kilometrelerce ortak sınıra sahip olduğun bir ülkeyle ilişki geliştirmek garip bir durum tabii ki. ne güzel alışmıştık dört tarafı düşmanla çevrili ** bir ülkeye. n'apcaz şimdi dostlar?
batı'da umduğunu bulamayan türkiye'nin doğu'ya kayması durumudur. rusya olan ilişkilerde buna örnektir.
israil ile de bu sebepten dolayı ilişkileri düzgün tutmak istemişlerdir. lakin israil ile, filistin konusunda anlaşamadığı için şimdilik ilişkiler askıdadır.
ileride doğu'da oluşacak olan olası bir savaşta, israil diğer doğu ülkeleri için bir tehdit olacaktır. bu kaçınılmaz görünüyor.
bu arada türkiye ile pkk arasındaki sorunuda olası bir doğu savaşı çözer. ileride böyle bir savaş ortaya çıktığında, pkk militanları israil'in yanında yer almayacaktır doğal olarak. gerçi bellide olmaz. iran, türkiye ve ırak'tan toprak talep eden pkk, israil'in yanındada yer alabilir lakin israil bunu kabul eder mi?
bu arada pkk'nın gücü ne ki? demeyin. gücü olmasaydı, türkiye 30 yıl pkk ile savaşmazdı. o dağlarda nasıl bir potansiyel var bunu bilemeyiz. kandil dağı esrarengiz bir dağ.
iran hem rejimini korumak, hem de azeri türkmen azınlığını kontrol altında tutmak için halkının türkiye ile etkileşim yaşamasını istemez.
bu mantık evliliği boşanmayla sonuçlanır.
bu yakınlaşmayı yorumlarken, iran'ın nasıl rusya-çin bloğunda olduğunu merak etmekteyim. rusya da çin de evet oyu vermiştir 9 haziran 2010 tarihindeki yaptırım kararında.
atatürk'ün yaptığı devrimlere zarar gelebileceğini düşünen dünyayı, küresel gelişmeleri ve çağı algılamaktan uzak statüko yanlısı kemalistleri rahatsız eden yakınlaşma. onlar hala şekilde ilerleme kafasına sahipler, biraz derinlere inip daha güçlü bir tükiye hayalinin mümkün olabileceğini kavrayabilseler, düşman yaratma, rejim çığırtkanlığı çabalarını bir kenara bırakabilseler, kişisel menfaatlerinden ve hırslarından feragat edebilseler bugünü anlayacaklar ama şu aşamada batı'nın kuyruğu olmaktan öteye geçebilecek kalibrede bir politikaları yok. sadece iran isminden tırsıyorlar ve olabildiğince bağırarak bu yakınlaşmayı bastırmaya çalışıyorlar. nükleer silah yapmışları değil de nükleer teknolojisini geliştirerek bağımlılıktan kurtulmaya çalışanları tehlike olarak görüyorlar. çünkü onlara dayatılan, kabul ettirilen bu. türkiye maalesef bu zihniyet yüzünden geri kalmıştır. kafalarına atom bombası inmediği sürece israil'in ne denli bir büyük tehdit olduğunu kavrayamazlar.
yüzünü aşağılık kompleksi ve dayatmalarla sadece batıya dönen dış politikamızın 180 derece değişerek komşularına yöneltmesi ve emin adımlarla ilerlemesinin en güzel örneğidir.
ortadoğu ve balkanların en güçlü iki devletinin bu bölgelerde başka devletlerin borusunun ötmesini önlemek için yapması gereken eylem. geç bile kalınmıştır aslında.
temeli atatürk dönemine dayanan sadabat paktıyla bütünleşen yakınlaşma,şu ana bir ara kopmalar olsada yeniden hız kazanan yakınlaşma
not:adamlara gerici diyoruz,nükleer enerjileri var bizim neyimiz var aramızda soğuk rüzgarlar esen israile muhtacız bunu üzülerek söylüyorum askeri anlamda bizden daha üstünler.