%7 yani 15 cm olduğunu düşünürsek yaklaşık 1 cm büyümeyle 16 cm olur ki piyasada 3 ila 5 cm büyüme öneren ilaçlar var.
yeni anayasadan sonra bence ekonomiye de hap gibi bir çözüm bulunulsun bence!
pipiye benzer bir ekonomi ise neden büyümesindir. yeter ki tahrik unsurları bulunsun. büyür küçülür, büyür küçülür.
vatandaşın anası ağlar her zamanki gibi.
büyümenin ne kadarının reel ne kadarının nominal olduğu incelenmeden üzerinde konuşulmaması gereken konu. türkiye ekonomisinde reel büyüme, nominal büyümeden genelde az olmaktadır. yani fiyatlar genel seviyesindeki artış* büyümeyi şişirmektedir. hal böyle olunca aslında gerçek bir büyüme olmamaktadır.
enflasyon oranlarımız son yılların düşük seviyelerinde olabilir. ancak şeffaf olarak açıklanmayan enflasyon paketinde hangi ürünlerin olduğu çok önemli bir konudur. ara sıra ekleme çıkartma yapılmamalı, en azından 5 yıl tam olarak aynı ve etkin bir paket kullanımı gerçekleştirilmelidir. masa tenisi topu'nun bu halkın genel tüketiminde yeri yoktur mesela.
ak parti iktidarıyla birlikte anlamını yitirmiş bir başka soru. mübarek ak parti iktidarı ile hiç ama hiç zor değil artık bu. bakın daha yeni açıklandı büyüme oranları ve çin'in arkasından ikinci sıradaydık biliyorsunuz ki. dış borç, dış borç diye sağda solda kendini güldürenleri ise biraz ekonomi bilimini anlamaya çalışmalarına salık veriyorum. biz bu güzel ülkeyi daha yüksek yerlere taşıyacağız evelallah. durmak yok, yola devam, erdoğan'a da selam..
büyüme söylenen rakamlarda gerçekleşebilir fakat halka yansımaz. yurt dışı kaynaklı borsa ve bankalar parayı kazanır, işçi emekçi kesimi de büyüdük diye kandırılarak sevindirilir.
sayısal verilerle gerçekleşir elbet. tahminler 2010 için 6,5-7,0 civarlarında bir büyümeye işaret ediyor. ancak türkiye'nin önce kafa olarak büyümesi lazım. kafalar yüzde 1 bile büyüme gerçekleştiremiyorken yemişim ekonomisini.
% 49 büyüse ne olur diye düşündüren sorudur.
türkiyenin sorunu büyüme değildir kalkınmadır büyüme gelişmiş ülkelerin sorunudur. bu yüzdendir ki biz kalkınmayı gerçekleştirmekte zorlanırken gelişmiş ülkeler büyümeyi gerçekleştirmede zorlanırlar.
kalkınmayı tam manasıyla sağlayamayan bir ülkede ekonomi ne kadar büyürse büyüsün boştur. büyümeyle; gelir adaletsizliği, yaşam standartlarındakı dağılım, bölgeler arasındaki sosyal, ekonomik, kültürel farklılıklar düzeltilemez.
işsizlik bu oranlarda giderse rahatlıkla yakalayabileceğimiz rakamdır. çünkü türkiye'de patronlar hiç bir zaman bu kadar zengin olmamıştır. işçi çıkarmak gibisi yokmuş meğer. bütün paralar yatırama. millet asgari ücretle çalışmak için can atıyor ne de olsa.
türk ekonomisi, milliyetçi cephe hükümetleri dönemi gibi en sıkıntılı zamanlarında dahi bu büyüme hızını gerçekleştirebilmiştir. ancak, kararlı büyüme ile enflasyon altında büyüme farklı farklı kavramlardır. Türk lirası'nın dolar veya euro karşısında değer kaybı, türkiye'nin uluslararası ticarette rekabet gücünü artırırken vatandaşın alım gücünü düşürmesi sebebi ile iç ticari dengeleri bozmaktadır.
ideal olan,
kontrol edilebilir düşük bir enflasyon ile (%1-%4 arası)hem ihracatçıyı dış piyasada rekabet ortamında tutmak ve hem de bunun iç piyasadaki etkilerini giderebilecek desteği, devlet gelirleri ile karşılayarak kararlı bir büyüme hızı yakalayabilmektir.