2009 yılındaki küresel krizde %4.7 küçüldüğümüzü de göz önüne almamız gerekir sanırım.
Bu süleyman demirel'in körfez savaşından sonra bakın ne kadar büyüdük demesine benziyor, ülkemizin büyümesi yıllık olarak değerlendirildiğinde olumlu da gözüksed hali hazırda kriz öncesine nazaran oluşan %1,3lük büyüme pek tabiidir ki krizin açtığı yaraları kapatmakta yetersiz kalacaktır.
Ha ama umudum odur ki istikrarlı devam etsin, hiç olacağına ihtimal vermesemde.
büyüme hızı yüzde 26 olsa da değişen bir şey olmaz, mühim olan büyüme hızı değil, ekonomik büyümenin istikrarlı bir şekilde artması, az veya çok ama istikrarlı olması çok daha önemlidir. 2008 in son çeyreğinde başlayan büyük mali krizin patladığı yer, yani krizin merkezi olan abd, 2008 yılında %3,8 oranında bir küçülme yaşadı, 2009 yılında ise ilk yarıda %5,9 büyüdü ikinci yarıda ise %2,4 küçüldü, ki tekrar ediyorum bu krizin merkezi olan ülkenin verileri. peki ya türkiye; 2008 de 1,2 büyüme sağlanmış (krizin 10. ayda ortaya çıkmasında büyüme rakamının + olarak gerçekleşmesinde etkisini unutmamak gerekir), 2009 yılında ise %4,9 luk bir ekonomik küçülme yaşamışız ülke olarak. iki ülkenin verilerini karşılaştırısak 2009 yılında ortalama olarak %3,4 büyüme gerçekleştiren bir abd ekonomisi ve 2009 yılında net %4,9 küçülen türkiye ekonomisi.
ez cümle; yüksek oranlarda suni* bir ekonomik büyüme yerine, gerçekçi bir büyüme oranı hedefi ile, istikrarlı bir ekonomik yapı oluşturulmalıdır..
edit: unutmadan, bu kadar siyasi çalkantı içinde ki bir ülkede %6 lık büyüme sittin sene olmaz, hayal olarak kalır.
beklentilerin genel olarak %4.5 civarından olacağının tahminleri üzerinde dururken -uzmanların çoğunda bu kanaat mevcut- ve beklentilerin çoğunlukla altında geliştiğini düşünürsek tamamiyle hiç bir veriye dayanılmadan ortaya atılmış iddiadır.
türkiye ekonomisinin büyümesi, hiç de şaşılacak birşey değildir. Ancak, bu büyüme, okun yasasının öngördüğü gibi yüzde 2.5'ten sonra büyümenin işsizliği önemli ölçüde azaltmasını beklemek, maalesef ki, türkiye açısından gerçekçi değildir. Çünkü türkiyede işsizlik varken, aynı şekilde yetişmiş eleman yetersizliği de var. bunun sebebi de, türkiyenin eğitim sisteminin yetersizliğidir. türkiyedeki anlayışa göre eğitim süresinin uzaması daha iyi eğitim aldığınız anlamına geliyor ama durum pek de öyle değil. kanımca en iyi iş, insanların, belediyeler tarafından bir takım bilgisayar kursları ya da buna benzer meslek edindirme kursları açılarak buraya kanalize edilmeleridir.
türkiye'nin meselesi değildir. türkiye büyüsün, küçülsün halkın cebine etki eden bir şey yoktur. belli bir kesim etkileniyor elbette ama asıl halkın etkilendiğini hiç görmüyoruz. belki rakam doğrudur, belki yüzde 10 da büyüyebiliriz ama bunu halka yansıtmadıktan sonra kime ne?