uzakdoğu ve avrupa ülkelerinde sıkça gördüğümüz skandal ve başarısızlık nedeniyle gerçekleşen istifaların türkiye'de olmamasıdır. bu ülkede rüşvet alan bir devlet memuru en alt seviye memurdan en üst seviye memura kadar devlet onu görevden alıncaya kadar istifa etmez. kişisel giderlerini devlete ödetmek diğer ülkelerde istifa sebebiyken türkiye'de normaldir. başarısız olan parti lideri asla istifa etmez başarısızlığı asla kendinde görmez aynısı futbol kulübü başkanlarında da görülür onlara göre başarısız olanlar her zaman teknik direktör ve futbolculardır kendilerinde hiç suç yoktur. kısacası uzakdoğu'da yolsuzlukla suçlanan başbakanlar, parti liderleri intihar ederken bizikiler yolsuzlukları ispat edilse bile koltuğa yapışıyor. işte bu yüzden japon yapmış abi diyor ve onların seviyesinde ağzımız açık halde bakıyoruz.
Banka hesaplarını daha fazla doldurma kaygısıdır. Eğer ki avrupa'da bir genç kızın başı kesilmiş olsun, 3 aydır katili yakalanamamış olsun ve emniyet müdür çıkıp "kızlarına sahip çıksalardı o zaman" şeklinde bir açıklama yapsın anında istifa ettirilirdi. Ancak bizim ülkemizde tam tersi oluyor... Sürgün gibi görünüyor olsa da adam emekli olmadan önce vali atanıyor.
edep anlayışının adamımcılık anlayışı olduğu sürece bu kültür oluşamayacaktır.
her ne olursa olsun benim adamım yapmaz dendikçe, arkası korundukça ben kötü bir şey yapmıyorum hakkımı alıyorum düşüncesine sahip insanlar mevkilerini korudukları için aslada oluşamayacak bir kültürdür.
ne zaman ülkece hukukun adaletin üstün olduğunu gerçekten anlarız ve buna göre davranırız o zaman güzel şeyler göreceğiz .
(bkz: güzel günler göreceğiz)
çok normaldir. türksün sen. kimse senden daha iyi bilemez, senden daha zeki ve akıllı değildir. kimse senden daha iyi o işi yapamazsa, kimse senden daha iyi olamaz. koltuk namustur türk için, zamanı dolmadan gitmez.
bu arada akp için diyorsunuz bu koltuk sevdasını ama geçmişte solcusu, ülkücüsü, laikçisi de aynı şeyi yaptı. bunu da unutmayın.
kurumlar ve yöneticiler doğru düzgün çalışmadığı zaman insanlar doğal olarak istifa etmezler.
batı kültüründe bir bakan gerekli durumda istifa etmediği zaman partisi gelecek seçimlerde zarar vereceğini düşünüp kendisini istifaya zorlar. hala itiraz ederse partisinden atar, görevinden alınır. çünkü seçmenin balık hafızalı olmadığını öğrenmişlerdir. bizim politikacılarımız halkını balık hafızalı görüp günübirlik, günü kurtarma peşindedir. kimse istifa etmez, çünkü onu görevden kimse almayacaktır.
insanlar zorla atılmak yerine istifayı seçerken bizde kimse zorla yerinden atılmayacağı hatta korunacağı için istifaya ihtiyaç duyulmaz.
nasıl olsa herkesin medyası var pisliğimizi temizler, halk kandırılır diye düşünülür. fakat seçim sonucu halkın verdiği oyun rasyonel olmadığından yakınırlar. o balık hafızalı halk saçmalıklar yapıp istifa etmeyeni sandığın dibine gömer.
örnek verelim; zahid akman bence suçsuzdur, fakat istifa etmesi başbakan yardımcısı tarafından istenmiş ve etmediyse onun görevinden alınması gerekirdi. ister bir ay kalsın ister bir gün. istifa etmediği için onursuzca görevinden atılsa bir daha böyle durumlarda insanlar kendilerine söylenmeden istifalarını verirler.
bir başka gelenekte ise istifa edenleri bir ay sonra yeniden görmeye alıştık zaten. baykal kaç kez istifa etti hala yerinde. dsp, mhp, dp de aynı şeyi defalarca gördük.
telefonum dinleniyor diye yaygara kopartan onursuz insanlar telefonunun açık unutulduğu ispatlandığı halde yüzsüzce yerlerinde duruyor. halkın değerlerine hakaret etmek ise sıradan bir şey. nasılsa oy kaygısı yok. halk bu, balık sayılır, unutur gider.
ülkede genel demokrasi ve halkın hak arama kültürü olmamasının sonuçlarından.
bizde yöneticiler 'ben ne edecem yapraam' modunda olduklarından ya makinist, ya müdür, ya orada duran bir sucu ya da bir müteahhit günah keçisi yapılır, olayın üstü örtülür.
sonra medyaya gerekli önlemlerin alındığı, suçluların cezalandırılacağı, allah'tan rahmet, olur öyle, doğa felaketi, allah'ın işi, müteahhit suçu yönünde demeçler verilir. hop bitti gitti, haberleri de medyadan takip eden halkımızda başkanımız sağ olsun gerekeni yapüyür şeklinde bir algı oluşur.
11 yıldır yolsuzluk yapanların ödüllendirildiği, bunları tespit edenlerin cezalandırıldığı yerde alışık olmadığımızdandır. yaptığı pislik ispat edilirse istifa edeceğini söyleyen ve şerefi üzerine yemin edip daha sonra yutan namussuz siyasetçilerin olduğu bir yerde böyle bir şeyi beklemek boştur.
doğru, babam 70 yaşına geldi adam işyerine bile gelmiyor pek ama ısrarla saçma sapan harcamalar yapıp şirketin başında durmaya devam ediyor. ya sktir git dünyayı gezecek paran var, yok illa gelip kafa sikecek ve sikimsonik postmodern hatalarına devam edip bizi kanser edecek.
bu memlekette yanlış dış politika yüzünden sınırlar kevgire döndü. binlerce ışidci, pkk'lı dalga geçer gibi sınırdan sızdı, geçti. akabinde 10-12 büyük bombalı saldırı oldu. kaç şehit, kaç gazi var, allah biliyor.
elin gâvur ülkesinde mezkûr durumlarda hükûmetler istifa edip mahkemede hesap verirken; bizde kimsenin kılı kıpırdamıyor.
zamanla düzelir diyelim. demokrasi kolay oturmuyor.
salt akp için demiyorum. yukarıdaki sadece bir örnek.
istifa kültürü olan yerde adam o mevkiye gelmeden zaten en kötüsünden bir akademik kariyerden geliyor. Olmazsa da kürsüme dönerim diyor.
Senin burada siyaset yapan adam zaten köylü bir geçmişi yok geri dönebileceği varsa da zaten yolsuzluğa batmış oluyor o yüzden ölümüne sarılıyor o ipe bıraksa ne bir kürsüsü var ne de mahkemeden kaçışı. ..
iftiradır, zulümdür. bakınız bir telefonla istanbul, ankara, bursa büyükşehir belediye başkanları gık diyemeden istifa etti. siz istifa ettirmeyi bilmiyorsunuz bence.
Kimse sıcak koltuktan kalkmak istemez. Bunu normal buluyorum. Düşünsenize size bir sıfat veriyorlar. Ev lojman koruma maaş emeklilik vs vs. Görevi kötüye kullandığınızda elde ettiğiniz ek gelirleri söylemiyorum bile.
adli idari hukuki veya demokratik baskı olmadan kimse ilini kemiğini kurutmadan bir makamı bırakmaz zira hüküm giyerse çaldıklarından başka geliri olmayacak diye düşünüyorlar.