umutsuz ev öğretmeni olacağına, evden kaçıp fırsatçılıkla cebini dolduran kişilerin ağına düşmüş öğretmenlerdir. sanırım kandırmak için gazozlarına ilaç atılıyor.
dersaneye 22 yıllık bir edebiyat öğretmeni olarak otobüsle gidip gelirken dersanenin en düşük ortalamalı sınıflarından birinde okuyan bir zengin piçinin bmw'yle köşeden koparta koparta gelip el freniyle bahçeye girmesini izlemektir. Bunu izlerken o bmw'nin ıslak dersane bahçesinde yanınızdan geçerken açık kahverengi kumaş pantolonunuzu boydan boya çamura bulamasıdır. Bmw'yi kullanan piçten bir özür beklerken ve bu özürü dilese onu affetmeye çoktan hazırken bu piç tarafından bir de taşak geçilmektir. Öğretmen - Öğrenci değil Hizmetli - müşteri ilişkiniz olduğundan elini kaldırıp bir tokat yapıştıramamaktır ama gerçekten öğretmen gibi öğretmenseniz kenarda beş dakikadır çıt çıkarmadan olanları izleyen başka bir öğrencinizin* "seni amına kodumun çocuğuuu" diyerek küfür kıyamet ve ağız burun o piçe girişmesini izleyebilmektir.
öğretmenlik diplomanız olsa bile, eğitim fakültesi mezunu olsanız bile, ilk iki senenizde sizi stajer öğretmen olarak kabul edecek ve düşük ücret (600 lira) vereceklerdir.
güya bu iki sene sonunda size 'usta öğretici' sertifikası vereceklerini söylerler. e zaten elinizde eğitim fakültesi diploması vardır. eğer dershane öğretmeni olacaksanız başka şansınız yoktur ilk ilk iki sene en fazla 600 liraya çalışmak zorundasınızdır.
düşük bir ücretle, eğitimden anlamayan patronların yanında çalışmaktır.
sorunları anlatmakla bitmez.
çalışma şartları oldukça ağırdır genelde haftada 50 saate yakın derse girerler,
10 ay maaş alırlar,
1 yıllık sözleşme imzalarlar, geleceğe yönelik hep bir belirsizlik içindedirler,
ve bütün emeklerine karşılık maaşlarını zamanında alamazlar.