tahammülsüzlük...
tahammül demokratik toplumların yapı taşlarından biridir. düşüncesi, inancı, siyasi görüşü, ırkı farklı olan insanlara tahammül edilememesi durumlarda demokrasi denen zamazingo kıpraşmaya, oynaşmaya başlar.
her bir farklı düşünce, her bir farklı inanç, her bir farklı ırk birbirinin zıttı değil bir bütünün parçasıdır.
farklı düşünenleri farklı coğrafyalara göndermek sadece tahammülsüzlüktür.
tahammülün cocukluğuna da inmek gerekir.
neden farklı düşüncelere, ırklara, inançlara tahammül edemiyoruz ?
kendi düşüncesini doğru kabul edip diğer düşünceleri anlayamayan, kavrayamayan, saygı gösteremeyen, farklı değil sadece tek pencereden hayata bakan insanların tahammülü sığ oluyor.
kibir, yüzeysel zeka, ideolojilerin kulu-kölesi olmakta tahammülsüzlüğe neden olabilir.
olması gereken farklı düşünenleri farklı coğrafyalara göndermek, düşüncelere, ırklara, inançlara göre coğrafyaları bölmek değildir, farklı düşüncelere, ırklara, inançlara rağmen kardeşce bir arada yaşayabilmektir.
ilköğretim sıralarında masalarımızı çizerek ikiye bölerdik ama ilköğretim sırasında.
daha sonra ortaokulda o masayı yandaki arkadaşımızla tamamnını beraber kullanmasını öğrendik.
bakın öncelikle iyi araştırın, trolllük yapma amaçlı açılan bir başlık değildir. kesinlikle troll detected falan salak saçma zırvalara girmeyin, baştan sıçarsınız. yazdıklarımı ve bununla ilintili olan başlığı bi zahmet okursanız, ne demek istediğimi anlayacaksınız.
artık böyle bir ülkede yaşamaktan sıkılan, yapılan onca haksızlığa dayanamayan insanların akıllarında ki düşünce.
(bkz: güneydoğu)'yu verin kürtlere, alsın adamlar arkadaşım, kafalarına göre elektrik mi su mu, neyi istiyorlarsa bedava kullansınlar çalışsınlar elektiklerini ona göre kullansınlar, (bkz: iç anadolu)yu (bkz: akp) ve akp zihniyeti alsın, nereyi özelleştiriyorsa özelleştirsin, kime nereyi satıyorsa satsın, zaten kimse karışmıyordu artık hiç karışılmasın. medya onların olsun, yargı onarın olsun, kapalı mı gezmek istiyorlar? üniversitelerde türbanı serbest edip, açık başla gezenleri düşünen insanları? yargılamak mı istiyorlar? yargılasınlar, isterlerse (bkz: iran) ile sınırları kaldırsın, onlarla ortak bir devlet olsunlar.
kıyı şeritlerini ise bıraksınlar bize, herkes istediği gibi giyinsin, içkisini içmek isteyen adam gibi içsin, adam gibi tv kanallarımız olsun, yargı bağımsızlığını kazansın...
akp ye oy verenlere (bkz: kılıçdaroğlu) "stockholm sendromlu" dediğinde taşlandı ama akp ye oy vermeyenlere akp tarzı düşünmeyenlere pkk, terörist diyenler başbakan seçildi. bırakın arkadaş, siz bizi istemiyorsunuz biz sizi, defolun gidin yandaşlarınızla beraber yaşayın. herkes istediği gbi yaşasın. bu bir nefret söylemi midir? bu tartışılır ama içimden gelenler bunlardır.
(bkz: verilecek ayar editi): ulan daha ne dediğimi anlayamayacak kapasitede insanlar? önce düşünmeyi öğrenin, daha sonra ayar vermeye kalkın. iki lafı bir araya getiremeyen adam "bkz" vererek kendini (bkz fikir adamı) zannetmesin.