Türk solu diye tanımlanan sol fraksiyonu anlama çabası ve bu çabayla edinilen verilere göre anlam yükleme olayı.
anlama çabalarının sonunda muhakkak böyle bir sol fraksiyonun teoride ve pratikte mümkün olmadığının ayyuka çıkması şaşırtıcı olmamalı. nitekim 'sol'un belirli bir etnik grubu temsil etmemesi gerekliliği anlaşılacağından, türk solunun rasyonel bir tarafı olmadığı mantıktan kaçmaz. 'Türkiye solu' derseniz, eh! muhtemelen zayıf bir ihtimal.
ülkemizde ki solun, "halkların kardeşliği" diye etnik teröre verdiği destek bir yana, ekranlarda-basın ve yayın organlarının köşe başlarında, sivil toplum örgütü adı altında ab-abd fonlarından alınan ve her kuruşun da emeği-zenginlikleri çalınan insanların gözyaşı ve akan kan ile lekeli euroları iç ederek 68 li diye geçinen zevatın solculuğu parayı bulana kadarmış.
tabi ki şu an abdestli kapitalistler ile aynı tastan yal yemeleri ve feodal yapıya cahil insanlar yetiştirmek için, etnik dil ile eğitim istemeleri de işin cabası.
bu zevatın ağzından çıkan sözlerin içinde, işçilerin sözleşmeli-taşeron çalışmaları, iş kazalarında ölen insanların terör ile ölen insanların sayısı ile atbaşı gitmesi hakkında bir kelime duyamazsınız.
din-dil-ırk-etnik kimlik-mezhep ayırmadan insanlara yaklaşma yerine, etnik kimlik üzerinden faşizm yaparlar.
sol adına kendilerine karşı çıkanları ise marjinal-çağ dışı olarak tanımlar.
sahi, bir zamanlar 68 kuşağı olan ve köşebaşı ballı kaymaklı maaşlar yiyen zevatın son 1 mayıs olayları hakkında konuştuğunu duydunuz mu?
aslında, son mhp iktidarı da düşünülür ise; sol anlayış dan geri kalmaz. konu milliyetçilik olmadığından değinmeye gerek duyulmamıştır.
kısacası, ülkemin insanlarının ideoloji veya din ya da milliyetçilik anlayışı 2 ye ayrılır.
parayı bulma dan önce,
parayı bulduk dan sonra.