düşman oyunla oynaşla geliyor!
düşman sinsi!
düşman zalim!
kısık ateşle pişen kurbağa misali uyutmak istiyorlar!
kapımıza dayanan tehlikeyi görmeyelim diye, gözümüzü boyayıp gönlümüzü avutmak istiyorlar!
sensin onlar derdi!
sen insanlığın yoldaşı!
sen sakaryan'ın, dumlupınar'ın, karahisar'ın kardaşı!
sen "geldikleri gibi giderler" diyen sarışın kurt!
sen binlerce yıllık maziyi cumhuriyet evinde toplayan yurt!
ahmet şafak'ın sevgili milletine yazdıp okuduğu bana göre kitabe niteliği taşıyan mektup eser. bu şiiri okuduğunuzda veyahut dinlediğinizde günümüz türkiyesini bir akbaba iştahıyla izleyen kan emicilere karşı bir başkaldırı eseri olduğunu göreceksiniz. okuyun, okutun, dinleyin, dinletin.
eser "vatan gözlüm" isimli albümün 8 numaralı parçasıdır.
akbabalar var tepemizde,
çakallar ninni söylüyor,
kargalar akıl veriyor,
bize ne oldu uyuyor muyuz,
ruhumuz ölüyor duyuyor muyuz...
dedem hüzün deryasında
ninem felek nas duasında,
türk'üm, doğruyum yalnızım!
bize ne oldu uyuyor muyuz,
ruhumuz ölüyor duyuyor muyuz...
destan sensin, tarih sensin,
cansın, canansın, sevilensin,
türkler zulmü yensin,
bize ne oldu uyuyor muyuz,
ruhumuz ölüyor duyuyor muyuz...
şimdi el ele olmak vakti,
şimdi aşk ile kalmak vakti,
şimdi aşkla haykırmak vakti
bize ne oldu uyuyor muyuz,
ruhumuz ölüyor duyuyor muyuz...
şiir:
türk milleti! sevgili milletim!
senin medeniyetin kitaplara sığmaz, kahramanlığın, sevdan, insanlığın kelimelerle anlatılmaz!
seni yok farz ediyorlar, çakal sofrasına arz ediyorlar, türk lokma değil yutulmaz!
ağaç kovuğundan çıkmadın sen!
binlerce yıllık medeniyet kurdun!
adaletle hükmettin!
mazlum gölgende büyüdü!
şimdi sana "al adını git" diyenler, yetim malı yiyenler haram tezgahından devşirdikleri elleri ile ferman yazıyorlar.
türk'e ferman yazılmaz!
türk milleti! sevgili milletim!
sen ki asya'dan anadolu'ya bir sevda getirdin!
ahmet yesevi'nin hacı bektaş-ı veli'ye uzattığı asa ile yeşil bursa'ya giren orhan gazi, kulağında çınlayan dede korkut boylamaları ile istanbulu işaret etti!
bu işaretle sen zulmün kapısına dayandın!
türkülerle besledin ruhunu!
türkülere kıyılmaz!
bu sana yapılmaz!
dede topladı birliği, oğuz derlerdi birliği!
orhun'la yazdın en güzel mektubu!
dedem korkut'la okudun kulağımıza ezanı!
kutlu milletsin sen, senin aşkına doyulmaz!
alparslanı bidat bilmez yapan sen!
selçukluyu bizans önünde tutan sen!
osmanoğlunu kızılelma'ya atan sen!
tarih türk'le güzel, zaman türk'le anlamlı!
türk alınmaz!
türk satılmaz!
türk sürü'ye katılmaz!
devri devranı "ol" eyince olduran allah'ın kutlu milleti!
türk'e bu yapılmaz!
ey büyük türk milleti!
sen ahi'sin!
sen gazi'sin!
sen bacı'sın!
sen derviş'sin!
toprakları vatan yapan iradesin!
kalabalıkları millet yapan gönül ustasının!
düşman oyunla oynaşla geliyor!
düşman sinsi!
düşman zalim!
kısık ateşle pişen kurbağa misali unutmak istiyorlar!
kapımıza dayanan tehlikeyi görmeyelim diye, gözümüzü boyayıp gönlümüzü avutmak istiyorlar!
sensin onlar derdi!
sen insanlığın yoldaşı!
sen sakaryan'ın, dumlupınar'ın, karahisar'ın kardaşı!
sen "geldikleri gibi giderler" diyen sarışın kurt!
sen binlerce yıllık maziyi cumhuriyet evinde toplayan yurt!
ey benim milletim! "türk'üm, özür dilerim, bu toprakları vatan yaptım, suçluyum" demeni bekliyorlar!
onların dilleri çatal!
tek dişi mızrak!
hiçbir çuvala sığmaz!
nereden nereye geldik, inanılmaz!
ey büyük milletim, ağıtlar deldi yüreğini!
şimdi çoşkuyla türküler söylemek vakti!
kaldır başını ve haykır "ne mutlu türk'üm diyene!"
sevdanı al eline, senin sevdandan geçilmez!
"türk'üm, doğruyum, yalnızım; ama allah benimledir" de...
hangi kapı açılmaz!
bir olalım, iri olalım, diri olalım! güzel günler kaçınılmaz, güzel günler kaçınılmaz, güzel günler kaçınılmaz!