Parasal sıkıntıları erkege yukleyip hayattan bir an once zevk almaya bakan kızlardır. Genelde erken evlenerek kendini baba evinde bulan mazlum tayfadır.
kız çocuk tamamen hayatta başarılı olmak adına değil elin herifinin karısı olması için yetiştirilir. böyle olunca kızlar da özgüven eksikliği baş gösterir. evlenmediği sürece kendini başarısız hisseder. bu sebeple sürekli bir evlenme fikri kafasına yerleştirilir.
Ceyiz takımına sahip olmak, toplum içerisinde havalı görünmeye çalışmak ve çocuk sahibi olmak için kadınların yuva kurma girişimidir. Dikkat ederseniz mutlu olmak için evlenen yok. sonra niye kadın şiddeti bu kadar çok diye feryad ediyorlar. paraya, üne, rahata bakarsan daha çok ölürsün bebeğim. temel felsefe mutluluktur. simitte karın doyuruyor kebapta anlayana.
bana kalırsa tamamen aptallıktır. üniversite bitmeden evlenmek nedir lan? 18 yaşında iki çocuğa sahip olup mutlu mu olunuyor? işin en tirajı komik yani da evlenmek için okulu falan bırakanların olması.
düzenli seks hayatının olacağı ve ailesinin boyunduruğu altından çıkıp kocasına türlü türlü kaprisler yapabileceğinden mütevellit evlenmek istemesidir.
hayatı düzene sokup mutlu olma hevesidir o. sevdicekle daha çok vakit geçirmek istemek mutlu ve özgür olma durumudur. evlenene kadar yetişkin olduğunuz kabul edilmez çünkü her şeyin hesabı sorulur.
Belki erkek arkadaşına çok aşıktır ve aynı evde rahatça yaşayabilmek için istiyordu belki de zayıf kişilikli olduğundan ötürü başkasına bağımlı olmak istiyordur.
Toplumumuzda küçüklüğünden beri evlenmek için yetiştirildiğinden kaynaklı olan durumdur. Bu heves Kız çocukları toplumun büyük kesiminde bir an önce bir koca bulup evlensin düşüncesiyle yetiştirildiği ve doğduğundan beri buna şartlandığı için vardır.
çocuk sahibi olmak ve çocuğun selameti açısından baba figürünün olması için oluşan hevestir.
yoksa kimse meraklı değil sizin teki bi yerde teki bi yerdeki kokuşmuş çoraplarınıza. üstüne üstlük şiddet ve hatta öldürülme ihtimali de cabası.
erkeklerin kendini para kazandıkları için nimetten saymaları yok mu? "ah cnm yha"
Aslında milleti, ırkı, dini ne olursa olsun aile kurmak isteyen kadının kendinden her ödün verişi, ve her fedakarlığı beraber olduğu erkeğinin kendisiyle ebediye dek kalması içindir.
Ve evlilik aslında ilişkinin ölüm çifti ayırasıya dek süreceğine dair formel bir sözdür.
Neden önemli? Çünkü basit bir sözü herkes verir.
Ama o nikah cüzdanı bir cesaret, bir doğruluk göstergesi olarak algılanır.
Devlet ve yaradan önünde söz verilir, ayrılmak zorlaşır.
Asıl heves unsuru aslında bir ömrü doğru insanla geçirebilmektir...
Not: Türkler için biraz da "şimdi sevişirsem ortada kalabilirim, sevişmesem de herifi kaparlar, en iyisi evlenmek" meselesidir...
Keşke evlilik cinsellikle bu kadar bağdaştırılmasa ülkemde.
id/idea durumudur.
Bir kimse sevgililiğe ne anlamlar yüklediyse, o anlamları sevgilisine yansıtır. Su nasıl bulunduğu kalıbın şeklini alıyor o hesap biraz.
Sevgililiğe yüklediği anlam, evlenmenin anahtarı da olabilir, kilidi de.
not : Yol yapmıyorum, sevgilim var.
Hayatim su olsun,
sevgilim bu olmazsa olmaz.
Askim bu evimize cok yakisir.
Bi tanem bizde adet boyle, olmasi lazim.
Veeee vurucu kelime.
Ilk defa evleniyorum olmasi lazim.