hatun kişi, ulan bu herif hem benim gibi bir hatunla kahve içiyor herhalde hesabı da o ödeyecek diye düşünebilmektedir.
bundan rahatsız olup, orada burada söyleyeceğinize, bu tarz kadınlarla görüşmemenizi tavsiye ederim.
bu birlikte olduğu adamlara para yedirmekten içi çıkmış bir kadının dişi yakarışıdır.*
sinemaya mı gidiyorsunuz; biletleri alın, bırakın mısırı-içeceği hatun kişi alsın.
ya da yemeğe gidelim demeyin, ne ısmarlayacaksın deyin.
her zaman söylediğim şeyi bir kez daha tekrar ediim :
tanım; toplumsallaşma noktasından bireyselleşme noktasına geçiş yapamadığı için !!
toplumsallaşma konusunu kısaca açacak olursak- konu; kişiler doğarlar ve doğdukları andan itibaren bir rolleri vardır, ilk doğansan abisindir, kızsan ablasındır, evlenince annesindir, teyzesindir , erkeksen babasındır, amcasındır...
bunların hepsi "rütbe" dir. türk toplumunda kadına verilmiş olan görev, hesap ödemek değil, evlenmek çocuk bakmak ve evinin kadını olmaktır. erkeğin göreviyse iyi bir iş bulmak, aileyi geçindirecek kadar para kazanmak ve ...aynen "hesapları ödemek" tir !!...
bu toplumsal , yani "biz" içinde yaşayan toplumlar için böyledir. mesela boşnak ya da sırp bi kadınla çık, o da hesap ödemez. ben bi alman kadınla çıktığımda hesabı ödedim, bi gün sonra cüzdanımda küçük bi not buldum, yanına da bi 50 euro iliştirilmişti - notta "ben sana benim hesabımı öde demedim !!" yazıyodu. yani sormam lazım, ben ödeyebilir miyim, diye. işte bak o kadın,o rolü , yani evkadını anne rolünü oynasa bile, seninle otururken kendisini "edilgen" hissetmiyo demektir.
ben olabilmiş, yani birey olabilmiş şahıslar böyle şeyleri açık açık söylerler, haa bi de "biz" içinde ismi konmamış, hiçbir zaman konuşulmamış, yazılı olmayan bir dolu kural vardır - da o da bu konunun içinde olmakla birlikte yazdığımız entry çok uzamasın diye girmeyelim oraya- iş bireye geldiği zaman olay açıklık ve kesinlik kazanır.
mesela hollandalı bi kadın sana ona bira ısmarlarsan "bak bira için sağol ama bundan ibarettir, ne öperim ne de yalarım!!" diyebilir. ya da "ödeme bira falan, benim param var" der.
sonuçta; türk kadınının içinde de birey olmayı başarabilmiş olanlar, ki var böyleleri, kendi hesaplarını kendileri öderler.
-ayakkabı,
-parfüm,
-makyaj malzemesi
-elbise taksitleri gelir.
edit: erkek ödetmiyormuş. sen içten gelerek ödemek iste bak nasıl ödetirler. öyle ağzının kenarıyla, yvaa ben öderdim amaa tişikkirler ponçirik, tişikkirlir dadliş diye sevimlilik yapmakla olmaz. en azından bir sonra ki sefer sen öde.
Çalışıp para kazanacağına buralarda boş boş dolaşan çulsuz erkek sorusu.
Böyleleri nasil gururuna yedirip de böyle seyler sorabiliyor anlamis degilim. Benim tanıdığım tüm turk erkekleri yanindaki kadina hesabı odetmemek için uğraşan centilmenlerdi hep. Ne kadar israr etsem de sevgilim asla bana para odetmez mesela. bi dahakine söz sen odersin diyerek kandırıyor beni hep.
hesap ödemeyi centilmenlik olarak gören tipleri ayyuka çıkarmış başlık.
Neyse efendim, tek kelime bile etmeye gerek yok, geciyoruz.
Esas konuya gelince ise gayet de ödeyenleri mevcut. Netice itibari ile iki kişi birbirini seviyorsa kimin hesabı ödediğinin bir önemi yoktur. Fakat, bunu erkeğin bir görevi gibi göstermek tam manası ile paragöz budala insan işidir.
şahsi fikrime göre sevdiği erkeğin Boğazından geçen bir şeyin hesabını ödemek kadına mutluluk vermeli. Tıpkı er kişisinin sevdiceği için bunu yaparken Mutlu olduğu gibi.
işte bu yüzden yaşasın biseksüel olmak! Dertsiz, sorunsuz. Gerek sen, gerek karşındaki bazen de ortak ödenir o hesap. iki kişi de ödedikten sonra gocunmuyor gelip burada bazı laf yapanlar gibi. Ne cinsiyetçilik var ne ayrım.
çünkü meme , memesi olduğu için hesabı erkek öder moduna giren cool hanım kızlarımızın icadıdır . kendini beslenmesi gereken bir varlık olarak lanse edilmesi öğretilmiştir .
meme var hesap yok.
haydi bakalım.
erkeklerin ödeme sevdası yüzünden. belki de iç güdüseldir. dişiye sahip cıkmak, yardım etmek, iyilik yapmak, güven vermek, en azından maddi olarak. belki de toplumsal geleneklerden dolayı altta kalmamaya çalısmak olabilir.
hiç unutmam lisede bir kız aradaşım vardı ve ilk buluşmaya zor ikna ettmiştim. sonradan anladımki maddi durumlarının kötü olmasından dolayı gezmeye yanasmıyormuş. gözlemlerime göre parası oldugunda bulusur ve hesap ödememi istemezdi. bende sırf parasını saklasında bir daha yine görüsebilelim diye ısrarla öderdim. ey gidi lise aşkları.