doğru bir önermedir. cahillik, fakülte bitirmekle aşılacak bir şey değil arkadaşlar. bence cahillik; sorgulamama, araştırmama, olduğu gibi kabul etme, duyduğu şeye inanmama... düşünememedir. türkiye şartlarına istediğiniz kadar okul bitirin... tahsil sizi cahillikten kurtarmaz.
türkiye halkı biline biline cahil bırakılmak isteniyor. bilmem ne üniversitenin beyanını hatırlayın: bize düşünmeyen insanlar lazım minvalinde bir şeyler söylemişti...
bunu dile getirince de elitist, kemalist, tepeden inmeci... oluyoruz. yahu bu sosyolojik bir gerçek. bizim ne artniyetimiz olabilir allah aşkına? siz neden bunu bertaraf etmek istiyorsunuz? neden bu halkın cahil olduğu, cahil bırakıldığı gerçeğini bertaraf ediyorsunuz? yoksa bundan nemalanıyor musunuz?
Türkiye halkı cahil kalmaktadır, çünkü tembel ve köylü kurnazlığına sahiptir.
Tembel oluşumuzu açıklamaya gerek duymuyorum, en basitinden ders çalışan öğrenciye inek muamelesi yapmamız bile yeterince açıklayıcıdır, sevmeyiz bile çalışkanları..
Köylü kurnazlığına gelince, çocukluktan bu şekilde yetiştiriliriz. Bal tutan parmağını yalar, her koyun kendi bacağından asılır vb atasözleri (yüksek telden seslendirilmese bile), her anne babanın çocuğuna aşılamaya çalıştığı, bu minvalde kurnazlığını gördüğünde sırtını sıvazlayıp, aferin dediği değerlerimizdir.
Bu sebeple ticarette herkes birbirini düdüklemeye çalışır, oyunda hile yapmayı (yapabilmeyi) maharet sayar, sınavda kopya çekmenin kul hakkı olduğunu düşünmek istemez (bunu bilse dahi "affet ya Rab" deyip, kopya çeker)..
Teşhis tamam da, tedavisi nedir?????????????????????????????
Bence (bugüne kadar yaptığım gözlemler sonucu)
1-Çocuklarımızı düzgün yetiştirerek, ülkemizin geleceğine çooooooooook büyük bir yatırım yaparak işe başlamalıyız.
2-Okumayı sevmiyoruz, ama konusu güzel olursa film seyrediyoruz, yani biz büyükleri en güzel dizi filmlerle yola getirebiliriz..
2-1-Bunu dert edinen, boş vakitlerinde gönüllü olarak çalışabilecek insanlar lazım
2-2-Tv kanalı, film seti ve ekipmanları için maddi destek lazım (buna sponsor bulmak diyelim, reklamlarını bile yaparız)
2-3-Konuları senaryolaştırıp fiiliyata dökmek lazım
3-Kendimizi eleştirmeyi sevmediğimiz için, kendimize ait eleştiri kutusu yapabiliriz, kimin eleştirdiğini anlamak ve bilmek istemeksizin eleştirileri alıp fikirlerine saygı duyduğumuz kişilerle istişare edebilir, bu şekilde birbirimizi otokontrole zorlayabiliriz.
Uzatmamak için burada sonlandırıyorum.
Cahil olduğumuzu kabul ettiğimizde, çözüm yolu aramaya başlayabiliriz, ama biz üstün ırk olduğumuza inandığımız için (yahudiler gibi) bunu kolay kolay kabul edemiyoruz.
Okulda okumak cahilliği biraz alıyor ama okul dışı eğitimimiz eşekliğimizi baki kılıyor.
Sonuç olarak şunları kazanıyoruz:
* icat yapamıyor veya yapanları korumuyoruz
* Yöneticilerimiz bizden seçildiği için bize benziyorlar, dolayısı ile işi ehline değil, yakınına vermek istiyorlar (bal tutan...)
* Ticarette kimseye güvenemiyor, durmadan iflas ediyoruz
* Yönettiğimiz personelin koltuğumuza göz dikmesinden nefret ediyor, bizden iyi yönetebileceğine inanmıyoruz, istemiyoruz.
* Takım arkadaşımıza amerikayı yeniden keşfettiriyor, yardım etmiyoruz, çünkü kurnazız....
Daha da sayılabilir kazanımlarımız, ama TÜRKiYE kaybediyor, çocuklarımız kaybediyor.
Düşmanlarımız ise emin olun halimize gülüyor, televizyondan durmadan "siz ne kadar yüce bir milletsiniz" diyerek bizi uyutmaya devam ediyor.
STK ile başlayabiliriz, ne bileyim, oturup halimize ağlamak yerine birşeyler yapmaya çalışmalıyız.
Şimdi aklıma bir sayfa hazırlama fikri geldi. Yarından tezi yok çalışmalarıma başlayacağım. Bugün 20160903, sayfayı hizmete aldığımda buradan da duyurusunu yapabilirim inşallah.
Türk milleti, güzel her şeyi, her medenî şeyi, her yüksek şeyi sever, takdir eder. Fakat muhakkaktır ki, herşeyin üstünde tapındığı bir şey varsa, o da kahramanlıktır. Bu sözlerim şüphesiz bugünkü uyanık Türk gençliğinin kulaklarında yüksek ve tesirli akisler yapacaktır. mustafa kemal atatürk.
dışişleri bakanı ahmet davutoğlu, iktidara geldiklerinde dışarıdan bakıldığında türkiyenin kaslı kolları, boş bir midesi, küçük beyni ve titrek bir kalbi olan bir adama benzediğini söyledi. siz iktidara geldiğinizde küçükte olsa bir beynimiz varmış onuda iktidara gelince aldınız milletten zaten.
genelleme yapmak çok doğru olmasada evet çoğunluğu cahil bir milletiz, bunu anlamak için ülke yönetimini kimlere emanet ettiklerine bakmaları yeterli. O cahil çoğunluğun seçimleriyle, yine cahil bir çoğunluk tarafından yönetiliyoruz. Ve o o tepedekiler zaten halkın eğitimi değil eğitilmemesi için uğraşıyorlar. Çünkü eğitimsiz cahil bir halk herzaman onları tepede tutmaya devam edecektir. Sonra bunlar 3 çocuk yapıp,cahil çoğunluğu dahada çoğaltacaklar-ki bu yüzden doğrun diye yalvarmaktadırlar.
Ömer Seyfettinin sık sık söylediği bir söz vardır: Türk halkı âlim değil, âriftir.
1.Dünya savaşı yıllarında ülkede kıtlık vardır. Şeker bile bulunmamaktadır. Batı illerinin birinde öğretmen olan Ömer Seyfettin, bir gün arkadaşlarını toplar ve şöyle der:
-Arkadaşlar. Gözünüz aydın. Almanya bir vagon şeker gönderiyormuş! Herkes sevinir. Yaşasın, artık çayımızı, kahvemizi şekerli içeriz. Derler.
Ömer Seyfettin, sonra okulun hizmetlisini çağırır, aynı şeyi söyler.
-inanma beyim, der hizmetli. Bunlar yem borusu. Almanya şekeri bulsa kendisi yer.
Ömer Seyfettin arkadaşlarına döner ve şöyle der:
-Gördünüz mü? Boşuna demiyorum.Türk halkı âlim değil, âriftir.
başlığa sağlık. siktr olup gidicem burdan az kaldı. yesinler birbirlerini. gençlerinin facebook manyağı olduğu, bazılarının kendini azcık kültürlü olarak aksettirmek için otobüslerde falan kitap okuduğu, bir çoğunun da marjinal olma çabasıyla kendini maceraperest sandığı ülke. kayıp ülke.bazıları iyidir harbiden. bişeyler olmuştur onlardan. ben onları da tanıyorum. kaçıp gidicekler bi gün. çoğu arkadaşımdır benim.gidicez buralardan. ne para için ne de başka bişey için. sadece özgürlük için kırıcaz zincirlerimizi. bu ülke ancak 500 sene sonra falan yapmaz şehit, asker, fakir, fukara, cemaat edebiyatını. riyakar toplumların içinde birinci ülke.küçük hesapların ülkesi, küçük hesapların milleti. olmıcak burda hiç bişey.. çoğunuz faşist, bi çoğunuz din manyağı. olmayacak. hiç.
sabih kanadoğlu-türkan saylan-tuncay özkan üçlüsünün kendilerini tatmin cümlesi,onlar ki koca koca düşünürler,kanaat önderleri,bu "hırbo halk" ne anlar bu muhterem zevatın fikir teatilerini..
istatistiklerin suratımıza çarptığı gerçek.
her ne kadar cumhuriyet'le beraber eğitim alanında ilerlemeler olduysa da henüz ilerlemiş ülkeler seviyesibe çokkkk uzaktır.
futbola, arabekse ve damara devam...
kısmen doğru sayılabilecek önerme. kendisi gibi düşünmeyen ve farklı karar veren insanlara "cahil" yaftası yapıştırabilen bir kitle cahilin önde gidenidir.
bir de ne olup ne bittiğinden bihaber kitle vardır ki, hem akıllı takılır hem de komik duruma düşerler. bakınız, dün akşam haberlerde çıkan yüzlerce komik görüntüden en fazla ortak noktaya sahip birkaç örnek verelim: (not: referandum başta cumhurbaşkanını halkın seçmesi olmak üzere 4 temel madde için düzenlenmiştir.)
+ iyi günler efendim.
- iyi günler.
+ bu referandumda ne oy kullandınız?
- "hayır" kullandım.
+ pekiyi neden?
- anayasanın ilk maddesini değiştireceklermiş, halbuki değiştirilmesi teklif bile edilemez.
------------
+ iyi günler efendim.
- iyi günler.
+ bu referandumda ne oy kullandınız?
- hayır...
+ neden?
- anayasamızı seviyoruz. hem atatürk'ün kurduğu cumhuriyet neden değişsin, porotesto ediyorum...
--------------
+ iyi günler efendim.
- iyi günler.
+ bu referandumda ne oy kullandınız?
- hayır...
+ neden?
- 550 tane milletvekili karar veremicek de bizim millet mi karar verecek? (yuhh)
anayasa değişikliği ile ilgili konuya gelirsek; bu halk bu kadar balık hafızalıdır, düne kadar cunta anayasası diyen sosyal demokratları da acilen ekranda görmek istiyorum. zira kendileri anayasada yapılacak değişikliklerin tartışılmasını savunmak yerine senelerce bok attıkları 82 anayasasını müdafaa etmekle meşguldür.
senelerce sözde insan haklarını, halkın özgürlüğünü, söz hakkını güya savunurken şimdi halkın cumhurbaşkanını seçmesine karşı çıkmakta, anayasa değişikliğine karşı çıkmakta, tatlı suda faşoculuk oynayarak elitist bir tavırla herkesin önünde mallıklarını ifşa etmektedirler.
ey gidi bedri baykam, nerelerdesin? hrant dink'in öldürüldüğü gece gazete binası önünde şov yapmaya çalışırken vatandaşın seni kovalaması çok mu gücüne gitti? hadi çık da şimdi eleştir 82 anayasasını, seçme seçilme haklarını çık da savun bu günlerde görelim.
ey koca berhan şimşek efendi! estin gürledin onca sene, çık da cuntacılardan bugünlerde hesap sor, yeni sivil anayasa derdin hep çık televizyona şimdi söyle, nerdesin he? bayülgen'le bir olup ekranda adam dövmek kolay tabi!
cehaletten dem vuran kitle önce bunları hatırlasın, sonra konuşuruz eveti hayırı!
utanılası hadisedir. atatürkün kurduğu cumhuriyetin emanet edildiği milletin vudum duymazlığı ve umursamazlığı yüzünden harfedilmiş söylem. herkes değil ama bilinçli olanlar da vardır.
+ iyi günler efendim.
- iyi günler.
+ bu referandumda ne için oy kullandığınızı biliyormusunuz?
- walla oyumuzu kullandık işte evete bastık sanduğa attuk. iyi şeyler olacaamış. anayasa felan.
kendi insanına cahil diyerek kendisini o cahil gruptan saymayan kimi dallamaların cümlesi. Bi de 'türk insanının Bilmem kaçı aptaldır' diyen var. onun da cahil sıfatı yüklemeye çalışandan farkı yoktur. Benim milletime cahil ve aptal diyen de Benden değildir. hadi şimdi dağılın.
cahillik kısmı geçmişinden ders almamayı da kapsıyorsa kanımca türk halkı dünyanın en cahil uluslarından biridir. ya da her şeye rağmen ülkesini ve insanlarını seven biri olarak "cahil bırakılmış" diyelim ki bu da tam bir açıklama değil. okumadığımızı, anlamadığımızı, tartışmadığımızı, eleştirel bir bakış edinmediğimizi, düşük gelir düzeyine sahip olduğmuzu ve düşük eğitim seviyemizi de katarsak bu ülkede ne yazık ki cahil çok insan vardır ki düşman ordularını dize getiren ulu önder atatürk cumhuriyeti kurduğunda en büyük savaşın "cehalet" ile yapılması gerektiğinden söz etmiştir. yaptığı büyük devrimlere rağmen atatürk cahil ya da cahil bırakılmış bir topluma hükmediyordu. bu toplumun cahillik yönünde 2007 türkiyesinde tamamen değiştini düşünmek yanlış olur.
yüzde yüzü olmasa da Türk halkının çoğunluğu için doğru bir önermedir. Evet Türk halkı aptal değildir çünkü çok şükür ki hala bilinçli bir kesimi içerisinde bulundurmasından mütevelli Afrika ülkelerine bakılınca daha demokratik (o anlamda zaten anca orayı geçmişizdir) ve iyi bir durumdadır fakat kampüste adam doğrayacak veya istanbul'un ortasında yazar öldürmekle ülkeyi kurtaracağına inanacak kadar cahildir. Yani sorunun ana kaynağı eğitimsizliktir, halkımıza eşit bir şekilde ve yurdun her yerine eğitim götürülürse ülkemizin muasır medeniyet çizgisine ulaşamayacağı henüz kanıtlanamamıştır, eğer böyle bir duruma rağmen herşey aynı kalırsa işte ancak o vakit ''bu millet aptaldır'' diyilebilir. Ama Aziz nesin şu yönden haklıdır: Evet, bizim ülkede eşek vardır, hem de fazlasıyla vardır ama aslında çoğunluk sadece ''cahil''dir. hatta bu yazıdan sonra gelebilecek yanıt niteliğindeki olası bakınızlar kimlerin bu sıfatı üstüne alındığını da gösterecektir. Fakat dediğim gibi Türk halkı asla aptal değildir, sadece cahildir. Ha isteyen istediği tarafından bu entryi kendi görüşlerine malzeme yapabilmek için farklı manalara çekebilirdir, herkes kendi çapında eğlenebilirdir, ziyanı yoktur.
yunancada turkobarok diye bir kelime vardir. bu kelime meal olarak turk işi dandik falan mealine gelen bir sözcüktür. şimdi biz halk olarak asirlardir özellikle son iki yuz yildir hokkabaz milleti. aydinimizdan tutun okuma bilmeyinimize kadar kurnazizdir. bakin akilli ile kurnazlik ayni sey değildir. zaten aklı olan adam kurnazliğa tenezul etmez. nedense butun yaptiğimiz işlerde bir hokkabazlik bir sahtekarlik vardir. misal su cek olayi ele alalim . cek nedir esasta? soruyorum size ey iktisatcilar cek'in esas kullanim amaci nedir? hesapta paran varsa cek defteri alirsin ve nakit kullanma derdin kurtulursun. ama biz ödeme olacaği günü tarihi kullanmayip vadeli olarak kullanip senet olarak kullaniyoruz dimi canlar? cek i senet yapiyoruz. cunku damga puluna üc bes kurus vermeyi zarar ziyan sayiyoruz. turk halki cahil değildir. sadece köylü kurnazidir. ihracatta ruslar kendilerimi kacti yoksa biz mi kacirdik? önce adamlari kazikladik sonra karilarina sarktik. turkiye cumhuriyetinin gerceği mehmet cagcag'in cizdiği kozalak karekteridir. simdi gerek aydin cevrelerde olsun gerekse varoslarda olsun hemen hemen heryerde bu tipleri emsalleri ortaya cikar. çünkü kestirme yolcudur ve turkiyede hiç bir ideoloji yerine oturamaz. cunku biz kendimize benzetiriz. ticaret hayatinda olanlar bilirler kaç kişinin bu tip kurnazliklardan ve dönekliklerden battiğini görmüslerdir. sözün özü su turkiye halkinin büyük cogunlugu köylü kurnazi halktir. ve azinlikta kalan bir kaç adam gibi adamin yüzü suyu hürmetine ayakta kaliyor. fakat o adamlarin köküne kiran girdiğinden kelli batmak için düsmana gerek yok biz zaten elbirliği ile batiriyoruz.
böyle saçma bir genellemeyi hala savunanlar varsa aramızda bu, bu konuda gireceğim son entrydir. sen halkın bir bölümünün -oranı önemli değil- yaptığına inandığın ve cahillik dediğin şeylerin altına benim adımı da yazamazsın. halkın bir bölümü akrabalarını kayırıyor, kadrolaşma yapıyor diyelim. sen bunu yapmayan insanları zan altında bırakamazsın. halkın bir bölümü türkçe'yi katlediyor batı özentiliği içinde sürekli yabancı terimler kullanıyor diyelim. sen türkçe'ye sahip çıkanlara cahil diyerek hakaret edemezsin. öyle kolay değil bu işler. ayrıca bu başlığın da silinmesi lazım. asıl cahillik bir halka hakaret etmektir.*
bu tür tespitler karşında tepkisiz kalmak daha makbule geçer..
söylemi ortaya atan kişi altına hiç birşey yazılmadığını gördüğünde, "lan kimse sallamamış der" ve kendi cehaletinin farkına varır.
"delinin biri gene kuyuya taş atmaya gidiyor" bırakın attığı taşı kendisi çıkarsın.