gençliğimizin yarısı ne okuyor ne çalışıyor. tüik açıkladı!
bu adamların sinema, tiyatro, sergi ve müze gezmediği de ortada. bunları yapacak kültürleri de maddi durumları da yok. buna sebep olan nedir?
üretim ekonimisi değil de inşaat rantı ile zengin olanlar, memleketi cemaatlere parsel parsel satanlar, turizm ve tarımı bitirenler bu tablonun mimarıdır.
Amerikan gençliğinin 20-30 sene önce yaşadığı değişimi dini farklılıklardan dolayı daha da iki yüzlü bir şekilde yaşadığı halde kendini kayda değer şeyler yapan insanlar sayan gençlik.
ey büyük Atatürk açtığın yolda gösterdiğin hedefe durmadan yüreyeceğime ant içerim deyip hiç bir zaman gösterilen hedefi tam manasıyla okumamıştır, duymamıştır, bilmiyordur. ha bu arada zaten bizim millete bir şeyler dayatıldığı daha başından belli. belki ben o hedefte yürümek istemiyorum. işte bizi robot ve sikik gibi yetiştiren türk eğitim modeline armağan olsun: karşınızda türk gençliği!!!
Afedersiniz yarrağı yemiş olan gençliktir.
Kırsal kesimdekiler genelde muhafazakar takılıp şehirde yaşayanlara özenirler okuma yazma oranı azdır. En büyük hayalleri ehliyet almaktır. Genellikle asgari maaşlı bir işte çalışırlar.
Orta kesim diyebileceğimiz ne zengin ne fakir ne tam muhafazakar ne tam karşıtı olan kesim beyaz yakalı olmak için çabalarlar. Elit diyebilecegimiz kesim ise parayı yiyecek yer arar hepsinin ortak özelliği ise ülke hiç birinin sikinde değil. Gercekten değil biraz umrumuzda olsaydı vallahi bugün bir çok sıkıntıyı hiç cekmiyor olurduk.
türkiye topraklarında yaşayan nesil olarak genç ve dinamik görünen kişilerdir. eli sikinde gezer birçoğu. lise önlerinde karı kız beklerler. uyuşturucu desen hat safa. bir yandan işsizlik bir yandan ülkeyi çalıp çırpan, satan, paylaşamayan vs. tüm bunlara sessiz kalan. dinamikliği içinde barındıran eylemsel projelerde aşırı öz güveni olan gençlik. her telden var. hangisini çalsan oynar bu gençlik.