altyazılı olarak izlediğim ve şaşı olmama neredeyse sebebiyet verecek film. altyazı on dakika önden koşmuş gidiyordu. ayrıca film çok rezildi. fantastik olmaya çalışmışlar biraz. o nedir?! narnia günlüklerini izlesem daha iyiydi diyebilirsiniz. o derece. berbat bir film.
filmini izleyip beğendikten sonra "film tamam da asıl kitap aga, kitap daha kapsamlı, film biraz yavan kalmış" gazlarıyla kitabına da başladıgım ve başladık madem bitirmesek olmaz şeklinde bitirmeye çalıştıgım kitap. film. yok yok kitap.
Uçtu uçtu Edward uçtu dedirten film. Bir kere daha anladım bu kadar popüler olan şeylerin aslında güzel olmayışını. Hadi kitapta biraz mantıklı ya da görsel olmadığı için anlamlı geliyorduda filmi izleyince "bu ne nan" dedim bir an. Daldan dala Edward maşallah. Çocukta oyunculuk olsa yanmayacağımda kayda değer bir şeyde yok. Anlamsız ifadeler, rol yapamamak bla bla bla. Birde milletin "ayyy bayilazağımm Edward, Edward" diye dolaşması yok mu bööö. Kusacağım şimdi. Birde bunların öpüşmesi en iyi öpüşme seçilmiş. Hani nerede nan. Ben mi göremedim.
filmi piyasaya süren korsancının kendi kurgusunu kattığı her türlü kanlı sahneyi makasladığını zannettiğim filmdir. bağcılar korsancısından almamalı kadıköyünküler belki kesilmemiştir düşüncesindeyken orijinalinde de tüm kanlı olması mutemel sahnelerin olmadığını öğrenmemle afallamam bir olmuştur. lan bir şey anlatıyorsun doğru düzgün anlat şu boku. şu güneşe çıkma sahnesinden bahsetmek bile istemiyorum. yakışıklı vampir seksi kız filmi. ahan da budur.
hayatımda izlediğim en rezil film. 18 ler takımı na rakip olabilecek kadar kötü bir filmdir. bu entry i girerken bile sinirleniyorum. selena yı izleyin daha iyi. bu filmi övenler, beğenenler hangi kriterleri baz alıyorlar lütfen açıklasınlar.
tam bir liseli filmidir, öyle çıtır genç delikanlılar ve kızlar falan.. hey girl kapağı olabilecek tiplemeler önümüze vampir diye sunulmuştur. asıl vampir filmi görmek isteyenler için;
son yıllarda izlediğim en iyi filmdir. hikaye aseksüel olmasına rağmen dozu iyi ayarlanmış, böylelikle "epik" ya da "destansı" bir yavanlıktan çok çok ötede konumlamıştır kendini. ayrıca sayesinde edward cullen'e sinir olan saçma bir erkek sürüsü çıkarmıştır ki, mevzu bahis elemanlar karın ağrıtacak kadar güldürür. "o herifin bir adı var, bi de utanmadan edward edward diye dolanıyosunuz" derler. kendilerine spiderman fırtınası eserken kimsenin ortalıkta "tobeeyyy... tobey mcguireeee..." diye gezinmediğini hatırlatmak boynumuzun borcudur. kaldı ki avamlık açısından düşünüldüğünde; filmde canlandırılan karakterden ziyade aktöre/aktriste aşık olmak çok daha acıklı bir durumdur.
hemen hemen herkesin "sıradan bir aşk filmi" olarak değerlendirdiği filmdir, buna rağmen fragmanları bile izlenme rekorları kırıyor. neden acaba? "edward cullen"ın çizdiği güçlü, sahip çıkan, koruyucu, olgun, dürüst, şeffaf, yalansız, çıkarsız, saf, bağlı, ailesine/sevdiğine düşkün ve abazanlıktan yavanlıktan uzak erkek duruşuna bakacak olursak dönemimizde ne bu tip bir erkek dolayısıyla ne de böyle bir aşk yaşanabildiğini görüyoruz.
kadınların özlemini duyduğu tüm özellikleri üzerinde toplayan, yetmezmiş gibi bir de fazlasıyla ilgi çekici olan edwart cullen karakteri, dönemimizin zayıf kişilikli, yalancı, cahil, kurnaz, çapkın, sahiplenmenin ne demek olduğunu bilmekten uzak ve üç kelimesinden biri muhakkak "karı-kız-rus-sex-hatun-manita-götürmek-sevişmek" olan (üstelik bir de çirkin)erkeklerinin yanında "olması gerektiği gibiyken" o kadar "sıradışı" kalıyor ki... bence tam bu noktada tüm erkeklerin bu filmi izleyerek inandıkları saçma teorileri bir kez daha gözden geçirmeleri gerekiyor.
ha ekstradan bir de robert pattinson rolünün tam karışılığını veriyor...
twilight bir aşk filmi, aşk kelimesine yakışan bir film.
edit: bizimkilerde maymundan evrilmiş tipde olmasına rağmen hem karaktersiz hemde afralı tafralı ıssız adamlar piyasaya sürsün ancak.
ergen kızlarımızın ayılıp bittiği kitap/film. sor bana bir kere izledin mi veya okudun mu? hayır. durmadan edward diye ağlaşıyorlar sanıyorum edward norton yeni bir filmde oynadı falan da filan. yok anam değilmiş. çağımın gerisinde kalmış ortaçağı insanı olmuşum da haberim yokmuş. ya da ben çok yaşlanmışım hacı. kim lan bu edward?
çok övülen ama övgülerin yarısını dahi hak etmeyen film.
türkçe dublajının kalitesizliğini anlatmaya sözcükler yetmiyor.
çok merak edenler alt yazı seçeneğini dikkate almalıdır.
13 - 18 yaş gençlerin ağzının suyunu akıtacak bir senaryo ve kendi içinde * romantikliğe sahip film . 18 yaşından büyükseniz izlemeyin aynı hataya düşmeyin. *
son dönemlerde çok moda olan, edebi açıdan beş para etmeyecek böyle edebiyat mı olur *ancak duygusal açıdan çok güzel olan kitap. filmi de çıkmıştır. devamı da var sanırım new moon falan.
beysbol sahnesinde supermassive black hole şarkısıyla insanı büyüler. neyse, hızlı bir giriş oldu bu(spoiler içerebilir):
filmin dizi tarzında hazırladığı görüşündeyim çünkü oynanan beysbol sonucu rastlanılan bir psikopat vampirin bella'yı kafaya takması ana konu olmamalıydı. daha farklı şeyler olabilirdi.
yine de zaman geçirmek için izlenilmelidir. ashley greene için.
sevgili ilçemde bizler kitaplarını okuduktan, filmini izledikten sonra ancak sinemelarda gösterime girebilmiş filmdir. iyi de olmuştur. boş yere 6 tl miz gidecekti.
not: hala filme gidenler varmış. yuh be yazık paranıza gençler!