edebiyle, adabıyla sıçmaktır. sıçtıktan sonra heryere su dökülür, parfüm sıkılır, olmadı fırçayla silinir.
ikincisi ise:
harbiden de sıçmaktır. öyle bir sıçmaktır ki fırçalasanız bile o iz geçmez ve felaket bir biçimde kokar, tuvalete uğrayanların burunları kırılır. haftalarca üstüne işersiniz, yine geçmez.
sıçma işleminin tuvalette gerçekleştirilmesidir.
ilginç bir bakış açısıdır boşaltım olayına. neden tuvalete sıçılmalıdır ki arkadaş? ne güzel param var, evim var, geniş hem de, giderim salonun ortasına sıçarım. neden tuvalet yani?
(bkz: allah allah ya).