sırf rengi turuncu diye fanta içen, şişesi turuncu diye elidor şampuan kulanan, privacy summerin kokusunu bilmese dahi alma girişiminde bulunan, ıvır zıvır alınacak ne varsa içinde her nevi turuncu tonu bulunmasını arzulayan beşinci nesil yazar.
pembe manyağı gördüm,
kırmızı manyağı gördüm,
siyah manyağı gördüm,
beyaz manyağı gördüm,
turuncu manyağı görmedim arkadaş!
onu da ahan şimdi gördüm ohh buz gibim oldum. **
kendi halinde, nezih, yazma egosunu tatmin etmek amacı dışında başka amaç gütmeyen, hitit güneşi rengi odasında, turuncu masasında, laptop başında sözlük takipçisi olan 5. nesil yazardır... ısınmıştır sözlüğe efenim!
az önce yaşadığım mucizevi olay sayesinde yazılarıyla tanıştığım muhteşem yazar. bi bakim bakalım ne gibi kelamlar etmiş dedim. evet tıklamaz olaydım sözlük. babamı düşündüm önce sayesinde, lan bu adam ben miyim dedim, dondurma ısmarlamamıştım halbuki, eskilere gittim sonra sevgilimle aynı evde kaldığım günleri düşündüm. tam bu sırada yaktım marlboromdaki son 3 tekten birisini. çektim içime gözlerimi sonuna kadar kısaraktan, gürültülü üfledim dumanı havaya son rütuşu koca bi halkayla yaptım. dağılmadı sözlük. çokta güzel şekilli oldu bu sefer. döndüm yazılarını okumaya. okudukça okuyorum, ciğerimi neşelendirdikçe neşelendiriyorum. placebo hiç bu kadar güzel söylememişti. en son; yarına sakladığım şarabımıda açtırdı bu yazar bana sözlük.
--spoiler--
artık yoksun hayatımda... beni kaybettin dün gecenin karanlığında. senden önce nasıl yaşıyorsam fütursuzca, senden sonra da öyle yaşayacağım. korkmuyorum senden, senin getirdiklerinden, senin götürdüklerinden... gözyaşlarım akıyor evet! bundan sonra ne sana ben ne de bana sen gerek...
--spoiler--
ama sonra sevindim kendisi adına yemin ederim. teee 2008 hatta yine teeee 7.ayı üzerinden 1 yıldan fazla zaman geçmiş çünkü, kabuk bağlamış yaraları belli ama yıkıntısının boyutu kendisinde saklı. benim yıkıntım mı? siktir et.