türkiye de çoğunluğun cumhuriyetçilere değil de; kendi kültürel özelliklerine, inançlarına ve dünya görüşüne daha uygun bulduğu demokratlara oy vermesi sosyolojik gerçeği.
mesela amerika'da çiftçilikle uğraşan aileler ve kovboylarla bu ailelerin yeni kuşakları ağırlıklı olarak cumhuriyetçilere oy verirlerken, türkiye'de kovboylukla ve tarımla uğraşan ailelerin geleneksel olarak demokratları tercih ettikleri görülür.
türk halkının takribi olarak %63' ünün, ordu göreve veya dağdakiler kardeşlerimizdir demeyenlere, egemenliğin kaynağını yargıdan veya peşmergelerden değil halktan alanlara, biz filanca ırkın temsilcisiyiz diyen istiklal marşı okuma özürlü partiler yerine içerisinde türk-kürt, alevi-sünni gibi toplumun farklı kesimlerinden farklı renkler bulunan partileri kendilerine daha yakın hissetmesi sonucu oy vermesi durumu.
demokrasi ve cumhuriyet sözcüklerinin temelde benzer olması bunların farklı manalara gelmediğini, farklı anlamlarda kullanılmadıklarını göstermez. demokrasi pratikte birey haklarını gözetir ve çoğunluğun tahakkümüne karşı temel insan haklarını korur. cumhuriyet ise çoğunluğun görüşünün ne surette olursa olsun herkese dayatılması anlamında daha totaliter bir anlam ifade eder. örneğin sırf çoğunlukçu bir anlayışla bakarsanız, çoğunluk kapalı bir mekanda sigara içmeyi savunuyorsa orada sigara içilebilir. ama demokrasi sigara içmeyen kesimin temel insan hakkı olan sağlığı korumak için sigaranın kapalı mekanda yasaklanmasını gerektirir, sigara içenlere de başka alanlar gösterir. yani demokrasi sırf çoğunlukçuluk olmayıp, bireysel temel hak ve özgürlüklerle çoğunluğun iradesinin bileşik kuvvetinin yönünü bize veren bir uzlaşı sistemidir.
yazıda türkiye de kovboyculukla iştigal eden geniş halk kesimlerinin amerika'da demokratlara tekabül eden görüşe oy verip de, amerika da bunun tam tersi olması olgusu ortaya konmuştur.
bir sınıf için demokrasinin öteki sınıf için diktatörlük olduğu tespitine bakılacak olursa her seçimde tekrarlanan bir hadisedir. Bu tespite göre: Kapitalizmdeki burjuva demokrasisi emekçiler için ( literatürde proleterler için diye geçiyor ama genelliyorum) için diktatörlüktür. Sosyalist demokrasi ise emekçiler için( yani proleterler için) demokrasiyken burjuvazi için diktatörlüktür.