turk usulu laiklik anlayisi

entry1 galeri0
    1.
  1. hemen hemen her kavram ilk ortaya ciktigi, buyuyup gelistigi ulkelerin, toplumlarin kendi durumlarina ozel bir karakter gosterir. bu kavramlar daha sonra baska bir ulke veya topluma uyarlanip, uygulandiginda ise o toplumun boyasi ile boyanir ve temel omurgasi degismese bile goruntu cok farkli olabilir ki dogal olan ve olmasi gereken de budur.

    bunun en acik orneklerinden biride son gunlerin tartisilan mevzusu laiklik. ortacag avrupasini kilisenin tahakkumunden kurtarip; dini, sosyal hayattan siyasetten, ilimden tamamen soyutlayan, diger taraftan da din ve vicda hurriyeti diyerek inananlarin yasam alanlarini koruyan bir anlayis gelistirdi ve bir yonuyle bana karisma bende seni koruyayim diyerek bir din-devlet iliskisi ortaya koydu.

    laiklik cumhuriyetin ilaniyla birlikte ilk 1924 anayasasimda "devletin dini islamdir" hukmu konulmus olsa bile "tevhid-i tedrisat kanunu"nun cikarilmasi, ser'iyye ve evkaf vekaleti'nin kaldirilip yerine diyanet isleri baskanliginin kurulmasi -ki bu, dinin devletin denetimine girmesi demektir-, "tekke ve zaviyelerin kapatilmasi", medeni kanunun kabulu derken tam 7 yil sdevam eden bu surec sonunda 1931 de tek parti chp'nin alti okundan biri olup anayasa da yerini aldi.

    diyanet isleri baskanliginin kurulmasi ile dinde daha dogrusu islamda denetim yetkisini laiklik ilkesine ragmen devlete sokan zihniyet, uygulamalariyla da bunu pekistirdi. once turkce ezan okutuldu, kur'an kurslari kuruldu, devaminda imam hatip okullari acildi, islam enstituleri kuruldu, ilahiyat fakulteleri tamamen islam endeksli isletildi yani kisaca devlet kendi koydugu laiklik ilkesini once kendi altust etti. daha dogrusu turk usulu bir laiklik anlayisi gelistirdi.

    bu anlayis ise ozellikle son zamanlarda iyice komediye donustu. bir kac misal:

    mesela kurban ve ramazan bayramlarini tatil yaparak laiklik ilkesine ters bir tavir sergilerken diger yandan da ulkenin buyuk cogunlugu oruc tuttarken cikip mesai saatlerinde en ufak bir esneklik gostermedi, gostermez. cunku bu laiklik ilkesine terstir. yine kurban bayramini tatil ilan ederken diger taraftan cikar kurban derilerini thk'ya vereceksin diye kanun cikarip, laiklik ilkesinin agzini burnunu kirmaktan cekinmez. yani kisinin kendi inanci dogrultusunda infak, sadak sayilan ve kanuni olarakta kendi mulku olan kurban derisine el koyar. hem hukuku hemde laiklik ilkesini cigner.

    bir baska ornek hac olayinda yasanir. devlet bu isi kendi eliyle yapar, ozel sektore birakmaz ve ustune ustluk havayolu ile gideceksin diye dayatir. oysa mesela paris'e turistik geziye giden birine ne ile gidecegine karismazken tutar hacca gidecek insana illa da hava yolu diye tutturur.

    ayni durum camiler icinde gecerlidir. mesela caminin yapimina karismaz. halk toplanir bir dernek kurar camiyi yaptirir ve hemen arkasindan devlet gelir camiiye el koyar, imamini atar, hutbede ne okuyacagini soyler vs...

    basortusu mevzusuna hic girmiyorum. jakoben laiklikcilerin bir donem rahmetli dogu ergil'e bile murteci damgasini vurduklarini dusununce insan tirsiyor...
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük