turgut uyar

entry1193 galeri92 video7 ses1
    1073.
  1. 4 ağustos doğum günüydü. iyi ki doğmuş.

    "Biraz üzgünsün, biraz kırgın, biraz umutlu, biraz umutsuz, biraz mutlu… Fazlasıyla insan olmuşsun, üzülme. O yara iyi ki var."
    5 ...
  2. 1072.
  3. "Lületaşından gerdanlığa gücüm yetmemiş,
    Sana Sapancadan bir sepet elma almışım.."

    dizelerinin sahibi olan şair.
    4 ...
  4. 1071.
  5. Geyikli gece gibi efsane kapalı bir şiire sahip şairimiz.
    5 ...
  6. 1070.
  7. “hüznümüzü büyük şeylerden sanırsanız yanılırsınız
    örneğin üç bardak şarap içsek kurtulurduk
    yahut bir adam bıçaklasak
    yahut sokaklara tükürsek
    ama en iyisi çeker giderdik
    gider geyikli gecede uyurduk“

    ardında benliğinden bıraktığın tüm dizeler adına minnet, iyi ki doğdun.
    32 ...
  8. 1069.
  9. Bunalım, çaresizlik ve yalnızlık temalarını yoğun işlemiştir.

    Hece ölçüsü ile aynı zaman da ilk eseri olan arzı hal' de toplumsal konuları işlemiştir.

    Dünya'nın en güzel Arabistan'ında yalnızlık ve bulunamı kişinin iç dünyasında işlemiştir.

    Tütünler ıslak, kayayı delen incir ve büyük saat şiirleri ödül almıştır. Ayrıca türkiye'm adlı güzel şiiri de vardir.
    0 ...
  10. 1068.
  11. ikinci yeni şiirinin en derin ve en hüzünlü şairidir. Türk şiirinde Kürdistan kelimesini Kürt şairlerden önce o kullanmıştır, bu yüzden daha da çok sevilir benim tarafımdan.

    Yokuş yol'a

    güllerin bedeninden dikenlerini teker teker koparırsan
    dikenleri kopardığın yerler teker teker kanar

    dikenleri kopardığın yerleri bir bahar filân sanırsan
    kürdistan'da ve muş - tatvan yolunda bir yer kanar

    muş - tatvan yolunda güllere ve devlete inanırsan
    eşkıyalar kanar kötü donatımlı askerler kanar

    sen bir yaz güzelisin, yaprakların ekşi, suda yıkanırsan
    portakal incinir, tütün utanır, incirler kanar

    bir yolda el ele gideriz, o yolda bir gün usanırsan
    padişahlar ve muşlar kanar, darülbedayiler kanar

    muş - tatvan yolunda bir gün senin akşamın ne ki
    orada her zaman otlar otlar ergenlikler kanar

    el ele gittiğimiz bir yolda sen git gide büyürsen
    benim içimde çok beklemiş, çok eski bir yer kanar
    1 ...
  12. 1067.
  13. turgut'un iş birliğine yatkın biri olduğunu bildiren cümle.
    0 ...
  14. 1066.
  15. tüm şairler gibi işsiz güçsüz ve boş beleştir. evet.
    1 ...
  16. 1065.
  17. Temmuz tam bu işe göredir bana kalırsa
    gel bağışlayalım birbirimizi.
    2 ...
  18. 1064.
  19. Tel cambazının tel üstündeki durumunu anlatan şiiridir.

    en sevdiğim kısmı:

    Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
    Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
    Yangelmişim diz boyu sulara
    Hepinize iyiniyetle gülümsüyorum
    Hiçbirinizle dövüşemem
    Benim bir gizli bildiğim var
    Sizin alınız al inandım
    Morunuz mor inandım
    Ben tam kendime göre
    Ben tam dünyaya göre
    Ama sizin adınız ne
    Benim dengemi bozmayınız

    büyük saat
    11 ...
  20. 1063.
  21. "Tut ki sen bir şiiri çok iyi yazsan
    Ya da çok iyi bir şiir yazsan
    Bir saatin aralıksız işleyişi
    Bir çocuğun bir sokak kedisini sevişi
    Bilmem ki sanki güzel bir akşam gibi
    Onun için her akşamı iyi yaşamalıyım
    Yani kıskanılan onu
    Demek istediğim hepsi."
    3 ...
  22. 1062.
  23. "Yazık sevgime diyor birisi
    Güzel gözlü bir çocuğun bile
    O kadar korunmuş bir yazı yoktu
    Ne denmelidir bilemiyorum
    sevgim acıyor
    Gemiler gene gelip gidiyor
    Dağlar kararıp aydınlanacaklar
    Ve o kadar..."
    8 ...
  24. 1061.
  25. 1060.
  26. Az bilinen bir Turgut Uyar sözü:

    Çalışmışsam o gün, dürüst ve islam kalmışsa.
    2 ...
  27. 1059.
  28. Müthiş bir şiiri daha.

    "Herkesin
    Bir umudu vardır,
    Bir savaşı,
    Bir kaybedişi,
    Bir acısı,
    Bir yalnızlığı,
    Bir hüznü…
    Çünkü herkesin bir gideni vardır…
    içinden bir türlü uğurlayamadığı…"
    17 ...
  29. 1058.
  30. “Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
    Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
    Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
    Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor”

    Ne müthiş bir şair.
    7 ...
  31. 1057.
  32. Her şiiri ile insanı bir acıya, bir yaraya ait kılan insan ama insan. Turgut uyar'ın dünyaya bakışının merkezinde elbette acı değil insan bulunur. işte insanı salt algı olarak ele alıp acıya teslim olmaktansa ona direnç gösterir.
    2 ...
  33. 1056.
  34. Şiir okuyup intihar ediyorsan hiç vakit kaybetme..
    4 ...
  35. 1055.
  36. 1054.
  37. her şeyden biraz kalır.

    kavanozda biraz kahve,
    kutuda biraz ekmek,
    insanda biraz acı.
    6 ...
  38. 1053.
  39. en sevdiğim şiirin şaibeli de olsa şairidir. ya işte öyle palyaçolar.

    kaç kişiyi öldürdüm düşlerimde
    kaç kilo çekerdi yalnızlık
    kaç kere ezildim altında
    yaz yağmurlarının

    belki de palyaçolar ağlardı pazartesi sabahları
    her sirk geldiğinde ağlamaklı olurduk
    hep ağlamaklı olurduk gülünecek halimize

    kim sevmezdi çiçekleri filan
    ”ben sevmezdim” dedim, “yalan” dedi

    bunu palyaço söyledi,
    palyaço söyledi ben yazdım
    yazdım, yazmasam ağlayacaktım

    herkes ağlarmış biraz, ben de ağladım
    sırf bu yüzden mi ağladım
    alçaklık gibi bir şey oldu bu biraz

    biraz birazdım her şeyden
    dün biraz sinirlenmiştim mesela
    yarın bir kadını seveceğim biraz
    biraz biraz kör oldum bügünlerde

    ama rakı kadehlerini boşaltmayın
    eksilmesin hiçbir şey
    hiçbir şeyden dahi olsa
    kalsın biraz

    ii.

    umursamıyorum yılgınlığımı filan
    çünkü sessizce yaşanmalı her şey
    bir devrim sesszce olmalı mesela
    ve her sözcüğüne inanmalı bir palyaçonun

    bir palyaço neden yalan söylesin ki
    ben palyaço olsaydım söylemezdim
    marangoz olsaydım da söylemezdim
    ben insan olsaydım yalan söylemezdim!

    hem nereden çıkardınız palyaçonun yalnızlığını
    kaç kilo çeker ki bir palyaço
    hem neden yüzüme vuruyorsunuz
    bir çirkin ördek yavrusu olduğumu

    gocunmam ki ben, ben gocunmam
    bir palyaço ne kara gocunmazsa
    o kadar, o kadar gocunmam işte

    rakı doldurun! eksilmesin

    iii.

    bitmedi, yazacağım daha
    yazmazsam ağlayacağım çünkü
    alçakça olacak biraz

    hem biz o zaman kimdik ki, nerelere giderdik
    her sokakta biraz daha eksilirdik
    bilirdim, geceleri puslu puslu olurdu bazen
    bazen birisi fısıldarmış gibi olurdu
    ”duyamadım”, derdim, “tekrar et!”
    sessizliğe bürünürdü o vakit her şey
    sokaklar daha bir puslu
    palyaçolar daha bir ağlamaklı olurdu
    ve ben daha bir alçak olurdum
    ağlardım biraz

    hem sen kimsin, çekiştirme diyorum
    hatta kuyruğuma basma diyorum
    acıyor, tırmalarım,-
    diyorum

    kahrol, kahrol!
    diyorum

    iv.

    geçen gün yüzüme rastladım bir ilan panosunda
    korktum birden, kusacak gibi oldum
    ”olur öyle” dedi palyaço,
    ”herkes alçaktır biraz”
    ”otur ulan!” dedim, bağırdım ona
    ben bazen bağırırım biraz

    ”rakı doldur!” dedim, “eksilmesin!”
    ben bazen eksilirim biraz
    aslında hepimiz eksilirmişiz biraz
    bunu sonradan öğrendim

    ben aslında her şeyi sonradan öğrendim
    herkes herkesi sonradan öğrenirmiş
    bunu da sonradan öğrendim

    örneğin;

    geçen gün bir kadınla seviştim
    biraz değil çok seviştim

    ya işte öyle palyaço
    diyorum ki,
    bunu da yeni öğrendim
    sevişmek de eksilmekmiş biraz

    v.

    kim sevmezdi ki kuş ötüşlerini filan
    ”ben sevmezdim” dedim, “yalan”
    dedi
    bunu palyaço söyledi
    palyaço söyledi, ben yazdım
    yazmasam, alçak olacaktım
    hem ben roman da yazdım biraz

    bazen diyorum ki, palyaço,
    sen olmasan ben ne yaparım
    alçakça eksilirim belki biraz
    her yağmur yağışında yerindi dibine girerim
    hiçbir kadının kasıklarını öpemem belki
    ya da unuturum sonradan öğrendiklerimi

    biraz biraz anlıyorum ki,
    yüzler eller, o terli vücutlar filan
    her şey plastikmiş biraz

    vi.

    haydi sirtaki yapalım palyaço
    rakı doldur, yine eksildik biraz.
    1 ...
  40. 1052.
  41. Belki yağmura gerek kalmazdı, insanlar bu kadar kirli olmasaydı. / Turgut Uyar
    5 ...
  42. 1051.
  43. 1050.
  44. Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,
    Uykudan uyandırsam seni:
    Ki, sisler daha kalkmamıştır Haliç ten.
    Vapur düdükleri ötmektedir.
    Etraf alacakaranlık,
    Köprü açıktır henüz.
    Bir gün sabah sabah kapıyı çalsam...

    Yolculuğum uzun sürmüş oldukça
    Gece demir köprülerden geçmiştir tren.
    Dağ başında beş-on haneli köyler,
    Telgraf direkleri yollar boyunca
    Koşuşup durmuş bizle beraber.

    Şarkılar söylemişim pencereden.
    Uyanıp uyanıp yine dalmışım.
    Biletim üçüncü mevki,
    Fakirlik hali.
    Lüle taşından gerdanlığa gücüm yetmemiş,
    Sana Sapancadan bir sepet elma almışım.

    Ver elini haydarpaşa demişiz,
    Vapur rıhtımdadır pırıl pırıl,
    Hava hafifden soğuk,
    Deniz katran ve balık kokulu.
    Köprüden kayıkla geçmişim karşıya,
    Bir nefeste çıkmışım bizim yokuşu...

    Bir gün sabah sabah kapıyı vursam,
    -Kim o dersin uykulu sesinle içerden.
    Saçların dağınıkdır, mahmursundur.
    Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim,
    Bir sabah vakti kapıyı çalsam,
    Uykudan uyandırsam seni,
    Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç ten.
    Fabrika düdükleri ötmektedir.

    Turgut UYAR
    2 ...
  45. 1049.
© 2025 uludağ sözlük