ilk sezonu konusuyla, karakterleriyle, soundtrackleriyle harikulade olan dizidir. ilk sezonu bittiği için ağlıyorum şuan. psiko-drama polisiye türünde eşi benzeri olmayan ve gelmesi de zor olan bir dizi. ikinci sezonuna başladım. ama hala ilk sezonun etkisinde kaldığımdan olsa gerek ısınamadım. umarın ikinci bölümden itibaren sarmaya başlar.
bu diziyi izledikten sonra hiçbir diziden keyif alamaz oldum favori karakterim tabiki rust ve favori repliklerim de:
Rust : Bak, kendimi bir realist olarak görüyorum. Ama felsefi terimlere göre buna pesimist deniyor.
Marty : Tamam. O ne demek peki?
Rust : Partiler bana göre değil demek.
"Biri bana demişti ki, 'Zaman düz bir çemberdir.' Yaptığımız veya yapacağımız her şeyi tekrar yapacağız, tekrar o küçük çocuk ve kız o odada olacaklar. Tekrar ve tekrar. Sonsuza dek."
Eğer bir insanı doğru yolda tutan tek şey ilahi mükafatsa dostum, o kişi adinin tekidir.
diğer insanlardan farklı olduğunu göstermek, benim bakış açım sizden çok farklı siz bu diziyi beğeniyorsunuz ama ben beğenmiyorum, çünkü sizden farklıyım. kişinin bu sözleri söyleyebilmek amacıyla kötü olmadığı halde kötülediği dizi.
yine şişirecek bir balon bulan yabancı Dizici tayfa şişirdide şişirdi bu yapımı.
ekşide veya burda yazılan yorumlara kanıp izleme gafletinde bulundum ilk sezonu...
Sonuç ne mi?
1. işin polisiye kısmının işlenişi vasat ötesi. Herhangi bir şaşırtmaca, ters köşe falan yok.
2. Polisiye kısmının hikayesi olduğu gibi david fincherin se7en filminden arak. Spoiler olmasın diye ayrıntıya girmıyorum.
3. işin dram kısmıda öyle mükemmel falan değil. Evet arkadaşlar oyunculuk mükemmel olunca o film mükemmel bir dram olmuyor. Aynı taktiği size bütün sikik Amerikan dram dizilerinde dayıyorlar. Bir karakterin derinliğini veya altmenini okumaya çalışsanız o içine girdiği durumların pekde dram olamadığını oldukça yüzeysel olduğunu görürsünüz.
4. Melankolik karakter tipinden sikindirik aforizmalar dayayınca o dizi derin olmuyor. Klişe ve vasat kitapların yazarları kullanır bu taktiği.
Nihilist aforizmaları, amacı olmayan, içi boş dünya vurgulamaları ancak hayatında hiç kitap okumamış ergen gençlere derin gelir.
Dizi hakkında şunu söyleyeyim oyunculuk ve yönetmen çok iyi. Ama onların çok iyi olması bir diziyi şaheser yapmaz.
Hayvan gibi bütçeleri ve iki-üç senede 40-50 dakikadan 8 bölüm çekme imkanları olsaydı bizim yapımcılarda her türlü bütün sikik Amerikan dizilerinden daha iyi işler yaparlardı. Buda bir gerçek.
Bir arkadaşım var, sadece bu diziyi bana önermesi için arkadaş olduğumuzu düşünmeye başladım. Gördüğü yerde "true detective'e başladın mı?" Sorusunu yöneltiyor. Kaliteli bir diziyse başlayacağım izleyen yazarlar bilgilendirirse sevinirim.
Büyük ihtimal yeni sezonu olmayacak dizi. ilk sezonu harikaydı, zaten bu gazla 2. sezonu yaptılar ben 2. sezonu da çok sevmiştim ama çok eleştirildi seveni kadar sevmeyeni de oldu. Hbo yetkilisi lombardo, nic pizzolatto 3. sezonu yazmak isterse konuşabiliriz demişti önceden anlaşamadılar büyük ihtimal. Yazık oldu.
kesinlikle beyin yormanız gereken bir dizi daha.sherlocktan sonra izleyince doğru yoldayım anlaşılan.ve harika bir soundtrack daha.gitarımla çalmak isterim. https://www.youtube.com/watch?v=ZRPpCqXYoos
daha önce nasıl duymadım diye hayıflandığım dizi pek azdır, ikinci bölümü yayınlandıktan sonra haberim oldu ve seyrettim.
hikaye iki dedektifi anlatıyor, polisiye, ne olacaktı ki ama hikayenin işleniş şekli o kadar ince, o kadar güzel ki kaptırıyorsunuz kendinizi. açık alanlardaki o yukarıdan yapılan çekimlerle rust cohle'un karanlık ve insanı küçük ve önemsiz gören fikirleriyle çok güzel örtüşüyor, karakterle beraber kötümser bir bakış açınız oluyor. martin hart'ın iyimser ama iki yüzlü hayatı, çelişkileri, zayıflıkları da zaman zaman abartılarak gözümüze sokuluyor, o kadarına gerek yoktu. hele o down payment repliğine...
uyumsuz ama iyi iş çıkaran dedektifler klişesi yerli yerinde, azar azar karakterleri daha da tanıyor olmak ayrı bir bulmaca olarak ana konunun yanında güzel durmuş.
seyrettiğim iki bölümü ile kendisinden olan beklentiyi oldukça yükseltmiş bir dizi, fantastik ya da bilimkurgu olmadığı için, senaristlerin uçuşa geçip, senaryonun sıçması gibi bir şey yaşayacağımızı sanmıyorum, beklentinin karşılığını verecektir.
seyredin, pişman olmazsınız. hatta seyretmezseniz pişman olabilirsiniz.
ilk sezonunu sigarasız izleyemediğim ikinci sezonu başlarda sinirlenip nerdeyse izlemediğim ama sonradan çok beğendiğim dizidir
--spoiler--
Kaydettikleri maile gitmiyor falan mektup geliyor çocuk onun çıkıyor ulan çok zoruma gitti Şerefsizim
--spoiler--