dizideki en çirkin kızın başrolde dişleri ayrık, hafif göbekli bir kız olmasının sebebini anlayamadığım dizi. boş zamanım vardı izledim, mutlaka izlenmeli vb. şeyler söyleyemeyeceğim tabii.
o kadar yazılmış edilmiş, övülmüş falan bir izleyim dedim geçen gün. hayatımda bundan daha sikik bir dizi görmedim ben yahu. ne yazsam ne etsem bilemedim. çok kötü lan. emanuel uzayda serisi gibi bir dizi lan. vampir pornosu bildiğin. buffy ve angel ile kıyaslanmaz bile lan. kim ne anlıyor anlamadım bu diziden arkadaş.
dizinin verdiği arada kitaplar okunabilir. zira şehir ölüsü ve gündüz ölüsü türkçeye çevrilmiştir. kalan 6 kitabın akıbeti belli olmamakla beraber ebay'dan satın alınabilirler orjinal dillerinde.
son zamanlarda izlediğim en ilgi çekici dizilerden. fantastik hikaye seven insanlar için bulunmaz fırsat. ufak tefek mantık hataları olsa da, şimdilik gayet iyi gitmekte. yine de bill ve sookie arasındaki lüzumsuz duygusal diyaloglar ve sookie'nin her boka trip atması olmasa daha iyi olur sanki. özellikle 2. sezonda aksiyona daha çok yer verilmeye başlandı ve dizi daha ilgi çekici hale geldi. dizinin sezon finali 13 eylül'de yayınlanacak ve yanlış duyum almadıysam 3. sezon 2010 yazında başlayacak. true blood sevenler adına yapımcılara bir mesajım olsaydı, ''hiç başlamasaydınız .mına koyayım!'' olurdu.
oha diyorum. o yumurta nedir ? bill, sam'e ne yapacaktır ? eric yardım karşılığı sam'den ne isteyecektir ? marlotte nasıl yok edilecektir ? ölümsüz biri ölür müdür ? bir hafta nasıl geçecektir ?
Normal vampir dizilerinden çook çook daha farklı. Ben vampirli dizi ve filmleri hiç sevmezdim ama bu dizi resmen bende alışkanlık yaptı. Aşk desen var, sex desen var, macera desen var, merak uyandırma desen var, bazı yerlerde az da olsa korku da var. Kardeşim daha ne olsun? Hah bu arada filmin vermek istediği mesaj şu: "Vampir de olsa, insan insandır."
--spoiler--
arabada bulunan şahsı hepimiz lafayette reynolds zannetsekte bizim gay aşçımız hala yaşamakta. nerdeymiiş nerelere kaybolmuş diye soracaksanız kendisi eric northman tarafından alıkoyulmuş. eric ölen vampirlerin hesabını soruyormuş meğer ama ben lafayette bu işten sıyrılacağını düşünüyorum. sonuçta o vampir öldürmedi.
eric demişken kendisinin bu bölümde dehşetvari tarafını gördük *
korktuk mu? ne korkmak mı? hayır..saçını boyatan bir vampirden kim korkar. hele o saçındakilerle aşağı inişi bir an noluyoruz dedim. sonra bastım kahkahayı.
şeker şeker.
sookiye diyecek bir lafım yok. buda onun karakteri en iyisi böyle kabullenmek. ben artık kabullendim. bozulduğum konu önüne gelenin bu ayrık dişli çakma sarışına aşık olması. neyse bak sinirlendim.
--spoiler--
edit:
2x04: bir bu eksikti. ericte sookiye yanık. bişi değil intihar edicim.
2x10 bölümü yayınlanmıştır. yeni bir kadın peydah olmuştur. 1 hafta nasıl geçicek merak edilmektedir.
çoğu yeri kitaba bağlı olan ama tabiki değiştirilmiş kısımları da bulunan dizi.
bir kere soki çok alık. düpedüz salak. tamam kitapta da biraz salak olduğunu düşünüyor ama değil. her izlediğimde bu kim oluyorum.
sokinin dizide gerizekalı olduğunu şu gibi durumlarla kanıtlayabilirm.
öncelikle bill in geceleri mezarlıkta uyuduğunu bir grup salağa söyledi ki bunların içinde bunu öldürmek isteyen adam da vardı. *
kitapta ise kesinlikle bill ve onunla ilgili hiçbir şeyi paylaşmaz. cinsel yaşamına müdehale edilmesini, anlatılmasını sevmeyen normal bir kız ama burda kız kurusu gibi asalak asalak dolaşıyor. uyuzum.
kitapta bill insana itici gelirken dizide bill e hayran kaldım. mükemmel iş çıkarmışlar. kendisi soğuk nevale gelmişti bana ama burda bir aşk adamı gördüm.
eric tam beklediğim gibi. kitapta neyse o.
şimdi gelelim sadece dizi formatında değerlendirmeye;
genel olarak başarılı. ama çok fazla uçuk. ayaklar biraz daha yere basmaya başlıyor sanki 1. sezon sonlara doğru.
neler olur; ne kadar özüne bağlı kalır bilemem. ama taktığım bir şey varsa oda şu lanet olası sooki yi olmasada bill daha çok gösterilmesi. joson ve o kaçık sevgilisi amy görmekten bıktım. değişik maceralar beklediğim kesin..
dizisi kitap serisinden çok daha iyi olan ender yapımlardan biri. kitaplardaki özelikle es geçilen tara, lafayete gibi yan karakterlerin dizide ön plana çıkarılması hikayeye ayrı bir zenginlik katmış, yani six feet under'ın yaratıcısı alan ball yine yapacağını yapmıştır. bize de böyle başarılı bir uyarlamayı gerçekleştirdiği için gözlerinden öpmek düşer.
eveet birinci sezon bitimi ve 1.kitabın bitimiyle bir şeyler söylemem şart oldu.
--spoiler--
ilk 7 bölüm kitaba sadık kalınmış denilebilir. fakatişin içine olmayan karakterler eklemek, herkesi birbiriyle seviştirmek pek olmamış gibi
sookie ablamızın gözlerinin mavi olmaması ve kitapta anlatıldığı kadar güzel olmaması kalbimi kırdı açıkcası. 'hani çok güzeldi ulan' diyesim geldi geldi sustum.
bunun dışında sam o kadar yakışıklı olmamalıydı. bill adlı vampirimize ölüp bitmemiz gerekirken, benim gönlüm şekil değiştirici sam a kaydı
flashbackleri aşırı başarılı nedense bu dizinin. bir de bol bol kan var. ohş.
eric ve pam kitapta anlatıldıkları gibiler. tam olmaları gerektiği gibi. alkış ikisine de.
ama burdan sana sesleniyorum sookie dinle beni. 25 yaşına gelmişsin, o ayrık dişlere çözüm bulamamışsın. seni kınıyorum ve sana laflar hazırladım.
bir de sana sesleniyorum senarist çok çarptırmışsın hikayeyi ulan.
son olarak vampir kanı içtikten sonra uçma sahneleri güzel. olsa da iki duble patlatsak.
--spoiler--
beni bu diziyle tanıştıran marmaramat'ı da öptüm çok.
bill'in sesi gittikçe itici gelmeye başlamıştır. i wanna do bad things with you derken başlangıçta istem dışı vahşileşilen dizidir. maryann karakterine neden bilmiyorum ama bir hayranlık beslemekteyim. o insan doğasını kabullenme ve açığa çıkarma arzusu takdir edilesi de sam'e bulaşmasın ya. ayrıca eric bildiğin taş. son olarak sookie'nin acil bir dişçiye gitmesi gerekiyor. öyle fantastik hoş ve çekici dizi işte.
dizinin daha çok vampirizme kayması daha tatlı hale getirdi, önceden vampir konsepti interview with the vampire ve dracula gibi efsane yapımlar hariç hep asıl olaya atraksiyon katsın diye yapılmıştır yada konseptte çok başarısız olunmuştur. ancak s2e08'de bir godric indi ki diziye tam beklediğim gibi, tam 2000 yıllık pişmiş bir vampirin olabileceği gibi. ericten kendisini dinleyip birşeyler kapmasını öneriyorum...
ilk sezonun ortalarından itibaren her bölümünün sonunda "yuh mına koyim, noluyo?!" dedirten; 50 küsur dakkalık bölümün üzerine bi de sonraki bölümü izlettiren dizidir.
seksi vampir bill için izlenilesi dizi ya da 'adam bildiğin karizma da neden sookie rolüne anna yı seçmişler anlayamadım' dediğim dizi de denilebilir.amaaaa 1)hepsininde -billin bile- zenci aksanıyla konuşmasına deli oluyorum bi de adam ingiliz ya tadından yenmezdi ya neyse...en başlarda taranın konuşması yüzünden izlemiyordum bile taralı kısımları...2)sarah daki nasıl bir abartılı oyunculuktur onuda anlamadım gitti çok kötü yapıyor ama brodway oyuncusuymuş daha da şaştım ,kaldım...3)marylnn adlı kişinin yaptığı o garip şeyler ne öyle ya 4)sookie sen ne itici bir insansın yaffff 'what are you?'
Facebooktan arkadaşımın dizinin hayranı olmasını farketmem üzere şöyle bir bakmak adı altında ilk bölümünü izleyip de kendimi alamadan 1. sezonunu 2 günde bitirdiğim, yakışıklı vampir karakterleriyle ben ve benim gibi vampirsevenlerin fanı olduğu dizi.
artık ikinci sezonu başlasa da mutluluğa ersek diye düşündürten dizidir. bütün dizilerin sonlandığı yaz sezonunda başlaması da dizinin ayrı bir güzelliğidir.
six feet under'ın mükemmeliği üzerine dikkat çeken *, oldukça sürükleyici, dünyanın en asabi ve karizmatik vampir karakteri Eric Northman' a sahip, 14 haziran 2009'da Nothing But the Blood adlı bölümüyle 2. sezona başlayacak olan dizi.
Buffy, Angel gibi vampir dizilerinin 10 15 gömlek üstünde olan dizi. Neyse ki artık vampirlerin dişleri uzadığında suratları değişmiyor. Süper bir jenerik müziğine sahip ayrıca. (bkz: jace everett)