yıllardır arkadaşımın izlemem için önerdiği fakat defalara izlemeye çalışırken ilk bölümünün ilk beş dakikasına kadar izleyebildiğim bir dizi. iki aya yakındır antisosyal ev hayatım sırasında izlemek için kendimi zorladım ve iki sezonunu izledim.
jenerik süper ötesi olan dizide insan sayısı insan olmayanlara oranla daha az. senarist fantazisini sınırların dışına hatta uzaya kadar uçurmuş. mitolojik yaratıkların hepsiyle tanışılıyor bu sayede. sürekli ölen insanların yerini kasaba dışından bir sebeple kasabaya gelenler alıyor.
kısa tanımında bulunduğum yaşamımız boyunca kendimize dahi inkar ettiğimiz, yakıştıramadığımız kırıklıklar varken, vampir olarak iki asır yaşamak nasıl bir şey olurdu meraklandım doğrusu. hayatımın en sıkıcı ve heyecansız bölümünü oynuyorken iki asır doyumun neye ve ne kadarına ulaşabileceğimi, günlerimi nasıl geçireceğimi düşünmek istemiyorum.
intihar nedeninin ve doyuma ulaşmışlığın en güzelini godric sayesinde izlemiş olmaktan mutluyum. dizide geçen bir repliği ingilizce bilmediğim için çevirildiği gibi yazmak istiyorum.
- insanlar sürekli onların hakkında yalan söyleyerek başkalarının hayatını bok etmeye çalışıyor. Asıl hayatları nasıl bok olur biliyor musun? onlar hakkındaki gerçeği söylersen. asla eskisi gibi olamazlar.
üçüncü sezonunun onuncu bölümünde sookie nin peri olduğunu öğreniyoruz.
perilerin güzel oldukları söylentisiyle büyüdüm, hayalimde peri bir kızla evlenmek vardı.
sookie nin peri olduğunu öğrenince hayal kırıklığına uğradım.
şimdiki düşüncem vampir bir kızla evlenmek, bu konuyu annemle konuştuğumda nasıl bir tepki verecek merak ediyorum. *
5. sezonu için geri sayım yaptığım, 10 haziranda başlayacak güzel hbo yapımıdır. game of thrones'dan hemen sonra, aynı akşam yayınlanması ise ayrı bir güzelliktir.
ortalıktaki diğer doğaüstü konulu dizilere oranla en gerçekçi olanıdır true blood.
seks, kan, vahşet her şey fazlasıyla var. fazla romantik değil, aciz vampirler yok ortada sümsük bir insan kızın ağzının içine düşen.
zaten bir eric var ki insanın onu gördükten sonra hayatını eric'ten önce (e.ö.) ve eric'ten sonra (e.s.) diye ikiye ayırası geliyor.
yaz aylarımı güzelleştiren tek dizidir. başlasın da heyecanla diğer bölümü bekleyip tüm haftaları kovalayayım yine.
sookie karakterinin çok eleştiri aldığı dizidir. ayrıca anna paquin (sookie) kızımızın küçükken oscar aldığı görüntüleri izlemenizi öneririm. hiç mi değişmez o asalaklık hali, o mimiklerde ki şapşallık hayran oldum. buyrun buda oscar ödül töreninden anna paquin.
edit: yine güldüm ödülü alırken şapşal kalışına yahu.
4. sezondan daha iyi olması dileğiyle izleyenlerini bekleten, 5. sezonunun haziran 2012'de başlayacağı söylenen, belki de vampir mitolojisini en iyi anlatan yapım.
5. sezonu ile hemen game of thrones sonrası HBO'nun "ölmesin garibanlar bir diziye tutunsunlar" diyerek yayınlamaya başladığı dizi. sanki biraz tozuttu artık. ya da game of thrones beğeni eşiğimizi oldukça yükseltti.
klasik olarak bir kaç vampir ölüsü, üç-beş popo ve bolca kurt adam gördük. 13 bölüm gider böyle sook asla ölmez, eric de ölmesin diye dua ederiz.
beşinci sezonun ilk bölümünde eric in ''fuck sookie!'' demesiyle beni güldüren dizidir. izlenilmesi gerekir. vampir kanının insanlarda uyuşturucu etki yapması ve dizinin erotikliği ön plandadır.
sıfır mantık boktan kurguya rağmen izlettiren tv dizisi.
kızıl afet jessica nın home videosu internete düşsün diye dua edenler var bikaçını bizzat tanıyorum maalesef.
sookie' nin fatmagül' den esinlendiği gün gibi aşikar. ufacık bir sebebi olsun hemen göz yaşı hazır. neyse buna da şükür. güldüğü sahneleri unutmuş değilim. diş etleri dişlerinden daha fazla hacim kaplayan bir ağzı var çünkü.
lafayette bildiğimiz gibi. ağzı bozuk, yapmacıklıktan uzak.
tara sürtüğü ölmesine rağmen yine dirildi.
ben bu dizinin 5 sezonundan da şunu anladım. bu dizide kimsecikler ölmeyecek. ölen biri varsa hemen vampire dönüştürülüyor. eğer vampirken öldürülürse bu seferde hayalet olarak ekranlara yansıyor. hayalet olarak ekrana gelmekten bıkanlara da rüyalar yoluyla tekrar gözümüze gözümüze sokuyorlar. keşke tara şıllığı ölseydi de geleceğe daha bir umutla baksaydık.
sezona harika bir giriş yapmıştır. otorite otorite diyip duruyorlar kaç sezondur. olay genişlemeye başlayacak bu sezon. drakulayı görücez bu sezon umarım.
ayrıca jason stackhouse adamım bu efendi çocuk ayaklarını geç. götürücektin o üniversiteli kızı. şimdi elindeki manitayıda kaptırcaksın. kızlar hoşlanmaz böyle efendi hanımevladı tiplerden.
GÜZEL BiR SEZON BAŞLANGICINDAN SONRA kötü bir devam bölümü olmuş. düşen reytinglerde zaten bunun sağlaması oluyor. 4. sezon ne kadar güzel devam ediyordu. gece ipini koparan ormana gidiyordu. labirent gibi herkes bir yerlerden fırlıyor çıkıyor sevişiyor bilmem ne yapıyordu. bu sezon bir anda manevra değiştirmiş gibi bambaşka olaylara saplanıp kaldılar. en azından tara öleydi biraz seyir zevki artardı.
jason'un pili bitti mi ne? Ayrıca ne olursa olsun tara'ya bunu yapmıcaklardı, kızı en tiksindiği şeye vampire dönüştürdüler daha ne olsun, yediler kızın başını.
--spoiler--
pam, yine pam, hep pam. şu ana kadar dizinin kurtarıcısı pam oldu. "congratulations, you're a grandfather" diyişi harikaydı. off bayılıyorum bu karaktere. yatarken de topuklularını çıkarmıyor. idolümsün kızım. daha az tara, daha çok pam lütfen!
eric, canım eric, biricik eric... pam'i serbest bırakırken nasıl da üzüldü. bu taş gibi asabi herif böyle duygusallaşıyor ya ben de eriyiveriyorum. gerçi pam'den şüphelendiği için de kınım kınım kınadım kendisini orası ayrı. pam yapmaz öyle şeyler. harbi kadın o.
sookie orospulukta sınır tanımıyor. dizide yatmadığı karakter kalmadı. şu kızı ve itici güneyli aksanını izlemek beni delirtiyor.
jason başına daima bela açmayı başarıyorsun. sizin ailede genetik galiba bu. bir sookie bir de sen. troublemakerlar.
nora ne zaman kurtulacak? yeter artık. daha aktif görmek istiyoruz kendisini. en azından kız güzel.
russell da artık atraksiyonlarına başlasın da ekşın görelim. bu ne ya romantik dizi mi izliyoruz arkadaş, vampir dizisi bu.
--spoiler--