sonunda koskoca dünyalar savaşını, osmanlı sarayındaki cariyelerin padişahı kışkırtması tabusuna dayandıran filmdir. ya valla helal olsun. o nedir ya. yapmayın abiler. tamam bol ekşın vardı. kavga gürültü falanda çok büyük hayal kırıklığı gerçekten. sinemada izleyemediğim için görsel efektler 3d falan hakkında bir şey diyemiyorum ama sanırım gayet iyi olabilirdi. keşke konuya biraz daha önem verilseymiş dedirtti. *
sırf eksik kalmayayım, izlemiş olayım diyerek izlediğim filmdir. sonra da iyi ki sinemada izlememişim diye düşündüm, tamamen transformers fanatiklerine hitap eden bir yapısı vardı. biz normal insanlara verebileceği tek güzel şey, geçmişte yaşanmış gerçek olayları filme bağlama şekilleriydi, ben en çok bu kısmını beğendim.
zaten sonra bi aksiyon başladı ki birşey anlamak mümkün değil, özellikle dövüş sahnelerinde hangisi iyi hangisi kötü zerre anlamadım. hollywood'un en sevdiği şey olan "güzel hatun" klişesine de bu filmde dibine kadar abanılmış. hatun sanki victoria's secret defilesine çıkmış gibiydi, sürekli kıyafet değiştirdi, güzelliğinden ödün vermeden oradan oraya koşturdu, birkaç poz verdi, birkaç da kelam etti tamam hatuna doyduk.
bu denli güzel bir senaryonun, michael bay gibi bir adamın elinde heba olduğu filmdir. insanların çok önceden bu robotlarla ilgili birşeyler bildiği, sentinel prime'ın ihaneti, autobotların decepticonlara feyk atması, optimus prime'ın suçluluk duygusu ve sonrasındaki hırsı michael bay'ın elinde eriyip gitmiş, klişelere bulanmış.
kahraman amerika, oradan oraya amaçsızca koşturan bir kadın, diğer 2 filmde olduğu gibi gıcık bir devlet görevlisi, shockwave ve starscream'in insanlar tarafından öldürülmesi, koskoca decepticon lideri megatron'un tinerci gibi takılması, ironhide'ın trajik ölümü, optimus prime'ın iplerde asılı kalması saçmalığı, optimus prime'ın kolu koptuktan sonra 'lütfen' diyerekten sentinel prime'a yalvarması ve filmin adı transformers olmasına rağmen 2.5 saat boyunca robottan çok insanları izlememiz filmin eksileridir.
şu seriyi bryan singer, tim burton, james cameron ya da christopher nolan gibi adamlar çekseydi çoktan efsane olurdu. michael bay denen militarist ve yaratıcılık yoksunu adamın elinde eriyip gitti çocukluğumuzun kahramanları.
hacı çok şey beklemeyeceksin seri filmlerin devamından.. bildiğin transformers işte.. autobotlar küçüklüğümden beri çizgi filmlerinde de hep aynıydı ve de ezilen hep decepticonlardı.. daha ne senaryosu beklenir ki bu filmden.. hep aynı autobotlar işte.. optimus sözüm sana değil.. tamam lan, kızma, çek şu silahını ironhide.. bu arada o.çocuğu sentinel ironhide ı öldürünce fena içerledim ve de kızdım ibneye.. orada olsam sokardım o kılıcını onun bir tarafına.. film çok kötü dediler izlemeden önce, o yüzden izlemek istemedim, ama dün izleyince gördüm ki, aslında güzelmiş.. tamam ilk i kadar değildi ama güzeldi.. bi de rosie sen nasıl bir varlıksın ya!.. ha unutmadan o kadar atlama zıplama dan sonra o beyaz kıyafeti bir yıkat istersen biz pek göremedik filmde ama kirlenmiştir muhakkak ya da bi terziye götür yırtılmış, patlamış olabilir.. megatron adamım sensiz bir galaksi istemiyoruz bilesin.. gitmeyeydin iyiydi.. optimus sende hiç vicdan yokmu aq, gerçi kolunun acısından sen de bilemedin ne yaptığını ya, olsun.. ama yazık oldu megatrona.. neyse yine de güzel bir filmdi.. transformers adına..
senaryoda Sam Witwicky karakteri olmasaydı, filmin gidişatında ve sonucunda hiç bir değişikliğin olmayacağını düşündüğüm film. Adam resmen hiç bir şey yapmadı filmde. Ha arada hatunu yedi, evet, sağolsun.
en azından iyi kötü elle tutulur bir senaryosu olan film. bu nedenle ilk 2 filmden biraz daha öndedir gözümde.
zaten biz transformers serisini mükemmel olay örgüsü, şahane senaryo için filan değil çocukluğumuzun kahramanları optimus prime, megatron, bumblebee, ironhide, starscream ve niceleri gibi karakterler için izliyoruz, yani beklenti büyük değil.
ama bir gelişme var diyebilirim.
ancak efektler, sesler filan hala deli gibi kafa sikiyor, orası öyle.
evde 720p izledim, dünyalar kadar para harcandığı belli, cgi'ın anuna koyulmuş. yorucu ve boş olsa da tam bir görsel şölen, hakkını vermeli.
yalnııııız;
--spoiler--
iki gezegen yanyana gelirse öyle güllük gülistanlık olmaz ortam. ufacık ay bile dünya okyanuslarını hareket ettirip gel-gitlere sebep olurken, o boyuttaki iki cismin yerçekimsel kuvvetleri ikisini de parça parça eder, 2 gezegen de yokolur gider. mal mısınız olm?
--spoiler--
Bir transformers tutkunu olan bendeniz bilimkurguda mantık aramamak gerek felsefesini savunmaktayım. Filim hakkında binlerce değişik yorum yapılsa da adı üstünde bilim kurgu işte kardeşim yani, gerçekleşmesi zor ya da imkânsız olayların serüvenlerin konu alındığı bir çeşit yapıt. bu bir kitapta olabilir kimi zamanda belki bir filim. işte bu yüzden çocukluğunda o filmin çizgi dizisini izlemiş ve büyük heyecanlar hissetmiş biri olarak bunu beyaz perdede milyonlarca dolarlık büyük bir film şeklinde görünce hala şu yaşımda transformes gerçek mi oldu ki acaba diyesim geliyor. Bunu dışında megatron yok bu filimde az görünmüş, sentinel neden hainlik yapmış, iron hide bir kurşunla harcanacak adam mıymış hepsi boş.
Gösterime girdiği ilk günün akşamı hemen sinemada izledim, salon öyle çok kalabalık değildi. Beş on velet sadece decepticon ve autobot deyip filmi boş gözlerle izleye dursun ben yirmi yıllık tutkumun gerçeğe dönüşmesini izliyordum hem de hepsininkinden daha büyük bir zevkle.
Kısacası meraklısı için yapılmış sipariş bir film...
bırakın film yönetmeyi, mahalle bakkalını bile yönetmeyi beceremeyecek derecede yetenek ve kapasite yoksunu michael bay'ın transformers'ın anasını bellediği film olmuştur. mevcut başkanı ve politikalarını eleştireceğiz diye içine edilmiş bir filmdir bu. bizim dangalak sam okuldan üç ay önce mezun olmuş ama hâlâ iş bulamamış. güya amerika'da işsizlik artmış da bu dangalak o yüzden iş bulamıyormuş. bu koduğumun yavşağı iş mi beğeniyor ki üç aydır iş bulamıyor? iş görüşmesinin birinde başkandan madalya aldım diye hava atarken, burdakilerin hepsi cumhuriyetçidir ayarını da yiyor. ne alaka anasını satıyım, ne alaka? adamı eleştirmek için bu kadar saçmalamak da sadece michael bay adlı gerzeğin beyninden çıkabilirdi zaten. aya gidişi bile transformers'a bağlanması, filmi ve senaryoyu zorlamak olsa bir nebze kabul edilebilir olmuş. bunlara ek olarak senaryonun aynı temele oturtulmuş olduğu da gün gibi ortada. transformers'dan hazzetmeyen bir hükümet görevlisi yine mevcut ve bu sefer bütün autobots'un öldüğü izlenimi veriliyor. revenge of the fallen'da da optimuz prime ölüyordu, biliyorsunuz. onun haricinde koskoca filmin sadece iki tane adam gibi sahnesi vardı. bir tanesi bumblebee'nin sam hıyarı içindeyken robota ve tekrar otomobile dönüştüğü sahne. diğeri ise optimuz prime'ın filmin sonlarında biçerdövere bağladığı sahne. filmin geri kalanı bildiğiniz klişe, yavan senaryo ve berbat oyunculuklarla dolu. çocukluğumuzun kahramanları ancak bu kadar piç edilebilirdi; sırf bu yüzden oscar'ı hak ediyorsun michael bay!
biraz geç kalmış olabilirim, ama şuan da atv'de oynayan izlenmesi zevkli olan bir film.
t: izlenebilir bir film ama bir çok hollywood kilişesi* var. güzel kadınlar, muhteşem arabalar, süper karizmatik erkek askerler, abd'nin dünya hakkında karar vermesi ve amerikanın zengin olması ve muhteşemliği... bütün holivud saçmalıkları var.