"c vitamini illagel olsa onu bile kullanırdık" repliği ile norveçli balıkçı ile birlikte kahkahadan evi inlettiğimiz film.
uzun zamandır izlenmeyip, sonra tekrar izlenince sıfırdan zevk veren filmdir.. requiem for a dream'e göre zıt bir filmdir.
filmdir.
biraz abartılan film.requiem for a dream gibi "uyuşturucu kötüdür" mesajını vermek için kasmamış "uyuşturucu zaten kötü birşey ve seyirci bunu biliyor" diye düşünülmüş senaryo ve diyologlar yazılırken.filmin konusuna daha çok ana karakter ve 4 arkadaşının vasat iskoç yaşamı hakkında denebilir.*
--spoiler--
ayrıca ana karakterin uyuşturucu kullanıp,hırsızlık ve türlü pisliğe bulaşmasına rağmen "reşit" olmamış bir kızla ilişkiye girmeme konusundaki hassasiyeti gözlerimi yaşarttı(!).
güzel film. klozet sahnesi hoş. filmdeki göndermeler ve abartılmadan yapılmış fantastik dokunuşlar da çok hoş.
eksi olarak filmin çok gerçekçi olduğunu söyleyebilirim. gereğinden fazla gerçekçi ve dobra. hazımsızlık yaratabilir.
spoiler içerebilir garanti olsun diye etiketledim.
--spoiler--
ayrıca begbie ne gıcık, ne serseri, ne aşağılık, ne psikopat adamdır öyle erol taş'ın tüm filmlerinde topladığı nefreti[1] tek bir filmde topladı.
toilet yazısının olduğu sahne durdurulup "worst toilet in scotchland" yazılması, diana ile rentboy'un yatak performanslarından sonra bilmem kimin 1978'de bilmem nereye attığı golden beri bu kadar iyi hissetmemiştim demesi, lilly ile tommy'nin video izlerken duraksaması ve tommy'nin yüz ifadesi, football ve shopping esprileri ve şimdi hatırlayamadığım bazı sahneler de gayet hoş ve güzel sahnelerdi.
ek olarak bardaki sahnede cradle of filth'den bildiğimiz temptation'ın orjinali çalmaktadır ortama da iyi gitmiştir.
--spoiler--
[1] erol taş'ın topladığı nefret filmlerde topladığı nefrettir yoksa severiz kendisini. nur içinde yatsın.
uyuşturucu "pisdir kakadır" temasıyla requiem for a dream ile birlikte en iyi temsilcisidir. bira şişesini aşşağıya atıp kavga çıkaran begbie'yi nedendir bilinmez hep içimizden birine benzetmişimdir. soundtrackinin apayrı güzel olması bir yana afiş koleksiyoncuları için de mükemmel bir afişe sahiptir. başlarda one fucking shot türü hayat yaşayıp daha sonra kurtulup, düzeni bulduktan sonra; filmin esas oğlanı usta jedi ewan mcgregor'un* final sahnesinde kameraya doğru yaklaşırken "hayatı seç" başlığında saydıkları insanı durup düşünmeye zorlar.
hayran olunası iskoç aksanı dışında pek bir şey barındırmadığına inandığım punk-ımsı film.
acme potansiyel "gavur hayranı yaftacısı" uyarı tabelası: ingilizcenin diğer aksanları arasında daha iyi duran iskoç aksanı demek istiyorum aptal herif...
requiem for a dream ile aynı konuyu ele almalarına rağmen onun kadar vurucu bir film olmamıştır ama sanırım yönetmen de zaten vurucu bir film yapmayı istememiştir. sıradışı bir film olmuş. ayrıca filmdeki bir iki şarkıyı da çok beğendim.
bir çok şey yazılmış çizilmiş hakkında, ne yazsak manasız kalacak ama...
özellikle renton'ın iskoçlar hakkında aklımızı alan çıkarımlar yaptığı sahnede, insanın içten içe iskoçya'nın o muhteşem bayırına çayırına mangalı atıp... eee şey ne diyorduk? evet.
Tommy: Doesn't it make you proud to be Scottish?
Mark "Rent-boy" Renton: It's SHITE being Scottish! We're the lowest of the low. The scum of the fucking Earth! The most wretched, miserable, servile, pathetic trash that was ever shat into civilization. Some hate the English. I don't. They're just wankers. We, on the other hand, are COLONIZED by wankers. Can't even find a decent culture to be colonized BY. We're ruled by effete assholes. It's a SHITE state of affairs to be in, Tommy, and ALL the fresh air in the world won't make any fucking difference!
feci trip bir film efendim bu.. hele böyle kafanızı kırıp izlediğinizde daha da feci bir hal alıyor.. yani bırakın uyuşturucu alıp izlemeyei alkol alıp bile izlemeyin.. insanı tribe sokuyor.. aman allahım o odasına ailesi tarafından kilitlendiği bölümü zor atlattım ben.. ayık izleyin tavsiyemdir..
uzun zaman önce izlemiştim. klozet sahnesinden önce aklıma ilk gelen sahne tavanda emekleyen bebek oldu. slumdog'da da çocuk bokun içine düşmüştü. trainspotting'de de bir klozete dalma sahnesi var. danny boyle kabızlık mı çekiyordur, nedir.
Hakkında ne söylense az olacak film bile denebilir. Size ne birşey öneriyor ne de asla yapmayın demiyor. Bir grup iskoç genci aptalca şeyler yaparken bile izlemekten keyif alıyorsunuz. Genelde düşük bütçeli sanat filmlerinde oynamayı daha çok seven Ewan McGregor, Ewen Bremner, Jonny Lee Miller ve Robert Carlyle için aşmışlar diyebiliriz.