Ikinci dünya savaşı sıralarında köşeye sıkıştırılmış bir köy dolusu Yahudi'nin , apar topar hazirladiklari bir trenle kör topal, haliyle eğlenceli, kaçışını anlatır. "Kaçacak yerim yok." diyerek karamsarlığa kapılanlanlara...
Her şeyiyle bir başyapıt olan film. Ya şu unutulmaz replik:
Tanrı varmış yokmuş bunun ne önemi var ki? Hiç kendinize sordunuz mu, insanlık diye bir şey var mı yok mu diye? Tanrı insanoğlunu suretinden yaratmış! ne güzel! Schlomo, tanrının resmi! ama bu sözleri Tevrata kim yazmış? insanoğlu! Tanrı değil!
insanoğlu! Bir şekilde kendisini tanrının yerine koymuş. belki de böyle olmasını tanrının kendisi istemiştir. Ama insanın, tanrının oğlunun her şeyi yaşayarak öğrenmesine Tanrı karar vermiştir. insanoğlu, korkularından kurtulmak için tevratı yazmış. Tanrı falan pek umurunda değilmiş. Tanrıyı sevmesek de ona dua ederiz. Ya da daha iyisi, dünyevi varlığımıza yardım etmesi için yalvarırız. Tanrı bizim umurumuzda değil.Biz sadece kendimizi düşünüyoruz. aslında soru tanrının var olup olmadığı değil!
ben var mıyım? soru bu.
ben!
farklı atmosfere sahip, başarılı film.
--spoiler--
+schlomo, nasıl oldu da böyle deli oldun?
-Tesadüfen! Haham olmak istemiştim,ama pozisyon doluydu. Sonra baktım ki, delilik boşta, başkası olacağına, ben olayım dedim.
+Kendini yalnız hissetmiyor musun?
-Hayır, hayır etrafta yeterince deli var.
--spoiler--
- daha çok var mı golda nine?
+ evet tatlım, var..,
- dünya da kutsal olan tek bir yer mi var?
+ hayır aslında haklısın yavrum; dünyanın her tarafı kutsal olmalıydı...
insanoğlu isteseydi eğer; kutsal topraklar bu kadar uzak olmazdı...
filmde üç şey karşı karşıya geliyor, sondan başlayalım;
farklı iki geleneğin müziği karşılaşıyor, yani "sanat"!
sonuç... muhteşem bir "cümbüş"!
ondan önce de birbirine neredeyse büsbütün "zıt" hayatlar yaşayan, büsbütün "farklı" iki toplum karşılaşıyor; yahudiler...
ve çingeneler...
sonuç: dostane bir kucaklaşma! birlik ve beraberlik bilinci...
biraz daha başlarına saralım filmi, evet; iki farklı "fikir" karşılaşıyor... yahudilik...
ve komünizm...
sonuç: köylüler birbirine giriyor... çatışma, anlaşmazlık, ayrımcılık, karmaşa...
ve köyün delisi, "yaşam tireni" nin fikir babası olan schlomo konuşuyor...
"komünist genç" ve "sahte" nazi, "özde" yahudi olan "komutan" kavgaya tutuşur yahudilerin ibadet gününde, schlomo araya girer;
--spoiler-- schlomo: ne vuruyorsunuz!
tanrı varmış yokmuş bunun ne önemi var ki?
hiç kendinize sordunuz mu "insanlık" diye bir şey var mı, yok mu diye?
golda nine: bırakın konuşsun! Evet, konuş schlomo, devam et!
schlomo: tanrı insanoğlunu suretinden yaratmış...
ne güzel!
"schlomo"! tanrı nın resmi!
ama bu sözleri tevrata kim yazmış?
insanoğlu! tanri değil; insanoğlu!
bir şekilde kendisini tanrının yerine koymuş...
beklide böyle olmasını tanrının kendisi istemiştir...
ama insanın, tanrı nın oğlunun;
her şeyi yaşayarak öğrenmesine tanrı karar vermiştir...
schlomo: insanoğlu, korkularından kurtulabilmek için tevrat ı yazmış...
tanrı falan pek umrunda değilmiş...
haham: schlomo... zaten yeterince sorunumuz var...
schlomo: haham efendi, tanrıyı sevmesekte ona dua ederiz...
ya da daha iyisi, dünyevi varlığımıza yardım etmesi için yalvarırız...
tanrı bizim umurumuzda değil;
biz sadece kendimizi düşünüyoruz...
aslında soru tanrı nın var olup olmadığı değil;
"ben var mıyım?", soru bu...
"ben!"
--spoiler--
farklı iki "insan" ve "kültür" karşılaştığında gökkuşağı güzelliğinde bir sentez oluşurken, neden "fikirler" karşılaştığında ortalık savaş alanına dönüyor?
ismini hatırlayamadığım bir yazarın şöyle bir sözü vardı;
"insanlar düşünmeye başladığında, tanrı onlara güler."
oysa daha etkili bir şeyler yazmak isterdim bu entry nin sonu için; yazarın tam olarak böyle deyip demediğinden bile emin değilim...
yahudi soykırımını anlatan filmlerden biri. life is beautiful dan daha eglenceli, daha az iç acıtan ama onun gibi, gibi. aşırı ütopik. müzikali aratmıyacak kadar şen-şakrak bir film. böyle bir konuyu işleyip nasıl eglenceli oluyorsa...
radu mihaileanu'nun yazıp yönettiği, 2000 çekimi, insanın içini ısıtan oldukça hoş bir film. 1941 yılında, ikinci dünya savaşının en hararetli dönemlerinde, köyün delisi sholomo kötü bir haber ile çıkagelir. almanlar komşu köyleri basmış ve köylüleri trenlere bindirip, toplama kamplarına götürmektedir. bu haber üzerine toplanan köy meclisi, aceleyle şu kararı alır; bir nazi treni yapılacak ve israil'e kaçılacaktır. işleyiş olarak da oldukça başarılı olan film, ilginç sonu ile de dikkat çekicidir.