kış dönemi daha ölümlü ve ağır kazalar olurken sıcaklıkların artmasıyla kaza sayısında bir artar ancak daha çok maddi hasarlı veya yaranma oranlarının arttığı gözlenmektedir. bu durumun sıcaktan beyin uyuşmasına bağlı olduğu düşünülmektedir. gözleme dayalı bir entry dir.
bir anlık dikkat dağınıklığıyla yada karşı tarafın dikkatsizliğinden kaynaklanıp insanlara , araçlarına, psikolojilerine zarar veren olaydır. hatta an gelir keşke cana değil mala gelseydi diye daha azıyla yetinmek istediğimizdir.en kötünün biraz iyisi için keşkelerimizi ömür boyu sürdürebilceğimiz olay. sonucunda pişmanlıkları da getiren, kapanmayacak yaralar açılmasına sebep olabilen durumdur.
ne yazık ki, önemsenmeyen küçük bir düzeneğin(emniyet kemeri) hayat kurtaracağı kaza şekli.
ilk defa ben de ailemden birinin geçirmesi sebebiyle tanık oldum ki, bazen insana dua etmekten başka bir şey kalmıyor ve belirsizlik kadar can sıkan bir şey daha yok.
bir araba insan, kemeri takılı olanlar burnu kanamadan pert araçtan çıkabiliyor, kemer takmayanlar karşı şeride kadar araçtan fırlayabiliyor. halam araçtan fırlamış. neredeyse tüm kemikleri kırık, iç organları zarar görmüş, dişleri dökülmüş ve kırıklara iç organların durumu nedeniyle müdahale edilemiyor. durumu çok ağır ve biz sadece dua edebiliyoruz. allahım seni ailene, çocuklarına bağışlasın.
yaşayan kişiler için psikolojik sorunlara sebep olabilen kimi zaman da can kaybettiren olay.
2008 yılı ramazan ayında babamın "hiçbir şey hatırlamıyorum"dediği o anların sonucu trafik kazası geçirdik. babam kendine geldiğinde istemsizce direksiyon kırıp frene bastı ve takla attık. ağzımdan çıkan tek şey " baba sen naptın?" oldu. kardeşim ağlayınca kendime geldim. sonrası hastaneler, kontroller, ağlaya ağlaya memleketten yola çıkmış gelmiş aile.
çok şükür can kaybımız olmadı. üzerinden 5 yıl geçti hala virajlara hızlı girmekten, aracın savrulmasından ve refüje yaklaşmaktan tedirgin olurum. başkasının kullandığı arabaya binmeye çekinirim.
ve bunun komik olduğunu düşünen arkadaşlarımın "eğlence"sine maruz kalırım zaman zaman.
Adamın biri arabasını park ettiği yerden almaya geldiğinde arabasının fena halde çarpılmış olduğunu görür. Camda bir not vardır:
" Beyefendi; ileri vitesle geri vitesi karıştırıp arabanıza çarptım. Olayı gören kimseler şu an çevremde benim bu notu yazmamı seyrediyorlar ve benim buraya adımı ve adresimi yazdığımı sanıyorlar ama ben o kadar enayi değilim."
yarım saat önce beylikdüzü dönüşü bmw nin kutuya dönmüş olduğunu gördüğüm hadiselerden biri. adam yerde yatıyordu ya baygın ya ölü başlarında polis.
allah ailesine sabır versin.
sen 2011 ,babamın karşıdan karşıya geçerken geçirmiş olduğu kazadır.o gün bugün askeriyeden özellikle astsubay bozuntularından nefret etmişimdir.
kendi kıçlarını kurtarmak için kaza anını gören tüm kamera kayıtlarını sildirmişlerdir. arabanın hızına 60 km /hız vermişlerdir olay yerine gelen polis arkadaşlarda .oysa ki babama çarpan araç ilk çarpma anından sonra onu öteye süreklemiş ve ikinci kez yine bir çarpma olayına meydan vermiştir . ama neymiş araç 60 km/hızla . tabi ya doğrudur . o hızla insan iki kez nasıl savrulsun ama değil mi?
babamın hayati tehlikesi geçinceye kadar kapımızda kul köle olup babamın davacı olmaması ile de rahata ermişlerdir; lakin o astsubay bozuntusunun o dengesiz laflarını hayatım boyunca unutmayacağım.
mynette bir yazarın yaptığı yorum herşey özetlemektedir :
" 2 ay finlandiyada kaldım.. akşam ana haberler 8-10 dakika ancak sürüyo...o da ekonomi ve siyaset ağırlıklı...neden derseniz, bizdeki gibi hırsızlık, yangın, soygun, alkollü sürücü rezilliği, cinayet, otopark kavgası, yol verme yüzünden cinayet, trafik kazası, kan davası falan hiç yok...çümkü herkes eğitimli ve birbirine son derece saygılı..trafikte sarı yandı mı bizdeki gibi herkes klaksona basmıyo..sessiz yağ gibi akıyo trafik..bizim bir bayramda verdiğimiz ölüyü, herhalde (bir tren devrilmez, uçak düşmezse)herhalde 20-30 yılda ancak verirler..iş dikkat ve saygıda bitiyor..."
her ne kadar trafik kazası sayılmasa da ilk araba kullanmaya başladığım zamanlarda, arabayı parkederken ön tamponun solunu başka bir arabanın ön tamponuna boydan boya sürtmüşlüğüm vardır bir kere. tek kazam o'dur. o kadar ufak bir şeyde bile yaşadığım korku ve heyecanı unutamıyorum. her ne kadar ufak bir şey olsa da artık araba kullandığım zamanlarda çok daha temkinli davranıyorum. kazanın büyüğü de küçüğü de çok şey öğretir insana. tabi ders almasını bilene...
iki aracın veya bir araç bir yayanın veya sadece bir aracın tek başına gerçekleştirebileceği kaza. *
e sınıfı ehliyeti aldıktan 3 hafta sonra yaptığım mükemmel bir kaza vardır o gelmiştir aklıma.
b sınıfı ehliyetimi 18 de, e sınıfı ehliyeti de 24 de almıştım. normal araba kullanmaya pek benzemiyor tabi 10 teker kamyon kullanmak. ben çocukluğumdan beri kamyon delisiyimdir sırf kamyon kullanmak içinde e sınıfı ehliyet almışımdır.
neyse efendim istanbul/kartal cezaevinin hemen altında tamcam oto cam fabrikası vardır bilirsiniz belki ben askerden gelince burada Sevkiyat elemanı olarak işe başladım daha toyuz elimizin altında 37 tane 16 tonluk kamyon var bir sürü şoför var bunların sevkiyat planını yapıyorum stok takibi yapıyorum işim bu. ama tabi insanın tötü kaşınır bazen gider kazığın üstüne oturur özellikle gençken ve kanı kaynarken. Günlerden bir gün fabrika içinde bir yerden bir yere mal gidecek ancak içerideki 20 küsür şoförün hepsi dışarıda kamyon var ama şoför yok. ee tabi bende de e sınıfı ehliyet var durur mu baykuş durmaz...
hemen kamyonu alır malı yükletmek için hangara çeker fabrika içerisinde gideceği yer ortalama 6 km falandır fabrika devasa bir alana yayılmış bildiğin ilçe olmuş yani. neyse mal yüklendi bende atladım kamyona ara gazı vere vere kalktım gittim malın ineceği diğer fabrikaya. indirdim malı sonra geri geri çıktım bir güzel ancak bu 16 tonluk fargo kamyonlarda turbo denilen bir kalkış biçimi varmış ağır tonaj yüklerde bunu kullanıyorsunuz yokuşlarda falan ama kamyon boşken kullanırsanız ok gibi fırlıyormuş kamyon. ben tabi bunu bilmiyorum.
geri geri bir güzel çıktım vitesi r den alıp 2 ye taktım kamyon yan şekilde duruyor bu arada. gaza hafif dokunmamla birlikte koca kamyon şaha kalktı at gibi amk nasıl toparlayacağımı bilemedim direksiyonu sola çevirdim etrafta çay içen işçiler kaçıştı sonra sağa kırdım kamyon hala debeleniyor... gümmmm çaattttt... fabrikanın duvarına girdim.
sağ tarafım komple gitti bana bir bok olmadı ama yaşadığım stresi ve korkuyu anlatamam.
ek: hasarı yazmamışım pardon. ön kupa komple değişti orijinal olarak o zaman askam daha kapanmamıştı. oto camlarını biz verdiğimiz içinde uygun fiyata yaptılar 7.500 tuttu faturasını görmüştüm. ama benden tahsil etmediler bu parayı iş kazası dediler. duvar kaç paraya yapıldı tekrar bilmiyorum.
bugün yine teğet geçtim ölümden. işe gidiyorum servisle. en arkada oturmuşum. arabayı kullanan da pek acemi. arabaları sollama heyecanını anlıyorum da e be insan dozeri sollamaya çalışmak da neyin nesi? tabi dozerin kepçesini hesaba katmadı. kepçesinin hani o sivri kısımları var ya bildiğin arabayı deldi. tam benim oturduğum yere çarptı. az daha içeri girseydi gebermiştim. delik deşik olmuştum. denizi izlemeyi sevdiğimden, dışarıyı izliyor oluşumdan çarpma anını da gördüm tabi. o sivri şeylerin üzerime gelişi... tanrım korkunçtu. küçükken, kaldırıma çıkan arabanın bana çarpmasına deyinmiyim hiç. ah be ahhhh. sonum yakın olmasın tengrim ne olur.
Geçirenlerinin kaza sonrasında psikolojik destek aldığı olaydır. Başımdan 2 kere geçti bu kaza olayı. birincisinde memleketimden Samsun'a dönüyordum motosikletle, Çarşamba'nın çıkışlarında bir bölgede Metro Turizm'e ait bir otobüsün beni görmeyerek sıkıştırmasıyla önce bariyerlere, bariyerlerden elektrik direğine gömdüm, sonuç 2 ay hastane, okulun 1 sene uzaması, kırıklar ve travma. Bir sonraki kazamda, yayalara yeşil ışık yanmasına rağmen ışıkları siklemeyen bir barzo yüzünden oldu, duramayınca daha da hızlandı ve çarparak önce yukarıya sonra aşağıya kaldırdı attı beni. Ufak kas zedelenmeleriyle atlattım şükür bir yerim kırılmadı. Boktandır trafik kazaları, umarım başınıza gelmez.
edit: motosikletimde kaskım,zırhlı montum ve dizliğimle kolluklarım vardı, 250 cc hyosung boru değil, koruyamadı ne yazık ki.
bugün başıma gelendir hep bayan sürücüleri eziklerdim yaptıkları basit hatalarda kornayı yakardım neden bu kadar basit hatalar yaptıklarına bir türlü anlam veremeztim kıçım kalkıktı açıkçası direksiyon konusunda kendime güveniyodum çünkü 12 yaşından beri araba sürüyordum arabala resmen dalga geçiyodum ya sadece arabada değil 20 ton yüklü ford cargola yol yapmışlığımda vardır ama bugün kavşakta 2 araba bekliyoruz yolun aşağısı görünmüyo yanımdaki bayan şöför sola döncek dönmek için beni bekliyodur diye düşündüm birazda dalgınım atladım yola yola atlamamla frensiz bir çarpma sesi duydum tekerleklerin yerden kesildiğini hissettim arabayı ilerde sağa çekip indiğimde sağ kapıların ve sağ direğin bitik olduğunu gördüm karşı araba ise resmen dağılmıştı şöförüde bayandı arabam gitti diye üzülüyodu ağlamaklı bir ses tonuyla allah kahretsin dedim başıma gelmesinden korktuğum şeyi kendim yaptım polis ambulans çağırdım ifade alkol testi falan herneyse geçti ehliyetide dün aldım şimdi 5-6 senedir sürdüğüm arabaya binmeye korkuyorum kıçımın kalkıklığıda indi erkeklerde hata yapar bunu kabullendim.
trafikte bazen hiç sizinle alakalı olmadığı halde başınıza gelen durum.
10 saatlik bir yoldan geliyorum. önümde sağ şeritte tırlar ağır ağır seyrediyor. hızım 110 civarı bölünmüş yol. sola doğru dönüş var ama tırların hepsi sağ şeritte ilerliyor. ben de yanlarından şeridi kapatmış gidiyorum. en öndeki tır aniden önüme kırması ile korna ve frene abanmam bir oldu. 5 metre kala durabildim.
adamın altında tır var. çarpsam bile tırda maddi hasar olacak ona göre. ben de otomobil o hızla çarpsam muhtemelen ölümlü bir kaza olacak.