Karadeniz sahili ile Zigana Dağları arasında bulunan bir Karadeniz şehridir.
Toplam nüfusu 765.127'dur. Nüfusunun yarıya yakını kırsal kesimde yaşamaktadır.
(bkz: horon)
(bkz: hamsi)
(bkz: kemençe)
şimdi biz, samsun,ordu,giresun geziyoruz hacı. yolumuz trabzona düştü, burada da sera gölü diye bir yer var ki gerçekten güzeldir. gittik gördük, rakımızı içtik, keyfimizi yaptık bir de uzun göle gidelim dedik.
neyse sera gölünden çıktık yola, iniyoruz trabzon maraş caddesine.
yolda inerken soralım dedik, nasıl gideriz.
açtım camı;
- amca, uzun göl varmış, biz oraya nasıl gideriz? nerededir?.
+ vallahi yeğenim, havu yukarıya bir göl var ama, uzun mu kısamı bilemiyecem. ( sera gölünü kastedmektedir; sonradan alınan bilgiye göre uzungöl çaykara'dadır.
- dayı? ( gülmekten konusamamaktadır )
+ haurada bak haböle gidecesun.
- tamam dayı sağ ol.
saray köfte-balık adlı bir tesise sahip şehir. tesise yaklaşırken(merkeze doğru)tabelada şöyle bir reklama rastlarsınız:
saray..ha burda yemek yemek çok saraayy.
trabzonspor ile trabzon etle tırnak gibidir. bu şehirde yaşayanlar için trabzonspor her şeydir, her şeyden önce gelir. dükkanların önündeki çöp kovalarından biri maviyse diğeri mutlaka bordodur, dükkanların tenteleri bordo mavidir, mönüler bordo mavidir, garsonların gömlekleri maviyse belden bağladıkları pazarcı zımbırtısı illa ki bordodur. bu şehirde deniz mavi dağlar bordodur.
o yüzden akıllı olun, burda konuştuğunuz gibi mal mal konuşmayın, adamın götünü keserler.
trabzonspor ile trabzon etle tırnak gibidir. bu şehirde yaşayanlar için trabzonspor her şeydir, her şeyden önce gelir. dükkanların önündeki çöp kovalarından biri maviyse diğeri mutlaka bordodur, dükkanların tenteleri bordo mavidir, mönüler bordo mavidir, garsonların gömlekleri maviyse belden bağladıkları pazarcı zımbırtısı illa ki bordodur. bu şehirde deniz mavi dağlar bordodur.
o yüzden akıllı olun, burda konuştuğunuz gibi mal mal konuşmayın, adamın götünü keserler.
"meydan'a hangi dolmuşla giderim?" diye sorduğunuzda, "ha dolmuşa ne gerek var, şurdan şööle kaptır, yokuşu çıkınca sola dön, yolu takip et ondan sora" tarzında bir cevapla karşılaşabileceğiniz il. eğer amacınız o gudubet yokuşu çıkmak istemeyip gerçekten bir dolmuşa binmekse, kimseye bir şey sormayınız, çünkü arkanızda gerçekten tarif ettiği yolu takip edip etmediğinizi takip eden bir trabzonlu vardır.
"tamam", "peki" yerine "olsun" demeyi tercih eden insanları barındıran karadeniz ili.
memleketim... vücutta protein ne ise türkiye'de de trabzon odur.
cnbc-e business tarafından yapılan araştırmaya göre türkiye'nin en yaşanılabilir şehirleri sıralamasında 5. sırada yer alıyormuş.
sinemaya ilgi bakımından dördüncü sırada, anaokulu öğretmeni açığı bakımından ise ikinci sırada imiş. kilometre kare başına en fazla asfalt yola sahip kent imiş. buna rağmen trafiği kötü imiş. bu son "imiş" gereksiz oldu, farkındayım.
türkiye'nin tamamını gezen çoğu insanın "en çok etkilendiğin yer neresi?" sorusuna çoğunlukla verdiği cevabın 'karadeniz' olduğunu varsayarsak, insanların karadeniz cevabını vermesini en çok sağlayan şehirdir trabzon. doğal güzellikleri ve verdiği huzurla ülkemizin turistik anlamda gelişmesine katkı sağladığı şehirlerden biridir burası. ancak türkiye'nin euro 2016 adaylığında, maçların oynanacağı şehirler arasında trabzon'u göstermemesi benim gibi bütün kamuoyu tarafından da şaşkınlıkla karşılanmıştır. turnuvanın kazanılması halinde sanırım trabzon halkı için, yabancı ülke vatandaşlarını bu güzelim şehirden mahrum bırakmak son derece üzücü olacaktır.
ulan bir buçuk aydır paso yağmurlu ha yağdı ha yağacak ha yağıyor aq sel oldu havasının bulunduğu şehir. lan ne sikimsonik bir havadır bu. güneş ne renkti lan sorusunu düşünmenize yol açar. iş bu şehir böyle bi şehir.
ah ulan ah...
içinde bulundukça gitmek için çabalanan, gittikten sonra garip bir biçimde özlenen şehir.
öyle bir özlem ki bu bünyesinde en fazla 5 gün geçirildiğinde içi burkulmadan ayrılabilir insan trabzon'dan.