fakir fukara garip gureba çocuğunun içinden üç beş adam gibi oyuncak çıkar umuduyla dadandığı oyuncak kutucuğu. çok para verdim bu zımbırtıya. içinden çıkan oyuncağa da günlerce bakıp sevinirdim arkadaş edinirdim bazılarını. çok fakirdim be sözlük. çok.
hayatımda karıştığım tek hırsızlık vakasını bana yaşatan sakız. çok istememe rağmen marketteyken annem almamıştı. bende kutuyu ağzıma koymuştum eve kadar götürmüştüm. eve annem görünce ağzıma sıçmıştı tabii.
bir keresinde bundan elektronik bir oyuncak çıkmıştı. bi bana mı çıktı bilmiyorum ama küçük ekranı ve tuşları olan bir şeydi. araba yarışı vardı. hayal görmüyorum gerçekti.
Bugün a101'de bulup deyim yerindeyse "kutusuyla aldığım" çocukluğumun şeysi. Sevdiğim bir şeyi işte ne diyeyim bilemedim. Yüzük gibi takılan veya anahtarlık yapılan saatleri mi dersin minik hesap mankineleri mi birsürü şey çıkıyordu hep kuzenime. Bana da onlardan çıksın diye uğraşıp durdum yıllarca. Nerde kıytırık plastik figür varsa onlar çıktı hep bana.
ilk çıktığı zamanlara göre pahalıydı ama şu an 75 kuruşa satılıyormuş. Alıp mahalledeki çocuklara dağıtmak lazım.
oyuncağı için değil de o muhteşem sakızı için defalarca alırdım. günümüzde halen üretimde olması beni çok mutlu ediyor, toybox sakızına bayılıyorum çünkü. (denemeyenlere şiddetle tavsiye edilir.)