3.500.000 ton kömür = 200 ton uranyum = 1 ton toryum
dünya genelinde var olan toryumun %20 sinden fazlası türkiye'de yer almaktadır. geleceğin mikro ölçekteki
nükleer reaktörlerinin inşaasına hız verilmişken buna en uygun yakıt olarak toryum da göze çarpmaktadır.
şu anda türkiye'de (çok şaşırdım ama çok sevindim) proton hızlandırıcıya dayalı toryum yakıtlı enerji sistemi
araştırılıyormuş. tübitak destekli projelerde bu konu irdeleniyormuş. CO2 üretimi minimum, atık depolanması için
gereken enerji de minimum olarak hesaplanıyormuş. sadece türkiye rezervleri düşünüldüğünde dünyaya yüzlerce yıl
yetebilecek bir enerji üretmesi söz konusu.
(kaynak: bilim ve teknik ağustos 2012 sayı 45)
şimdi bir düşünelim böyle bir enerji kaynağı her alanda kullanılabilir. türkiye'nin artan enerji ihtiyacı karbon salınımı
daha az ve güvenilir bir enerji ile sürdürülebilir.
bir memur olarak 6 aylık maaşımı direk yatırabilirim. ya da devlet aldığı vergilerden bir kısmını buraya aktarsın. ya da
benzinden aldığı vergilerin birini iptal edip buraya aktarsın (ki bu daha mantıklı görünüyor). ya da benzine sadece bunun için
vergi koysun. türkiye'nin çağ atlaması için enerji ihtiyacı kendi içinde çözmesi her anlamda yeterli olacaktır.
sonra sünni alevi solcu sağcı laik anti-laik gibi salak tartışmalar bitiverir.
sadece buradan üretilen elektrikle enerji maliyetlerimiz düşecek, bütün bölgenin bir numaralı enerji üreticisi olabiliriz.
(çocuksu ama..) buradan bütün siyasilere sesleniyorum sadece bunun için bir meclis oturumu ya da komisyonu yapılsın. sadece 1 saatli-
ğine düşünün.
nükleer herhangi bir tehlikesi olmayan sistem şöyle tasarlanıyor.
hızlandırılmış protonlarla bir nötron açığa çıkarılıyor.
toryum'un iki uranyum atomuna parçalanması sağlandıktan sonra
nükleer tepkime gerçekleşiyor ve sürekli enerji üretimi gerçekleştirilebiliyor.
burada teorik anlamda nötron açığa çıkmadığı sürece uranyum ve nükleer tepkime de ortaya
çıkmıyor.
yani nükleer tepkimelerin şiddeti ve süresi sadece insanın elinde.