türkiye'de cemaatler -başta fethullah cemaati- ve medya guruplarınca kaybettirilen şey.
insanlar ekonomik ve sosyal olarak baskılandıkça %47'leri rezalet yönetim sergileyenlere veriyor, gemiciklerle un akıtan şerefsizlere gıkını dahi çıkartamıyorlar da; aynı heriflerin basiretsizlikleri yüzünden şehit vermeye başlayınca şehir ortalarında terör estirip, canlarımıza, eşlerimize hakaret ediyorlar.
şovenizm bir gün milliyetçilik, bir gün dincilik maskesiyle aramızda dolaştığı müddetçe kendi kendimizi becermekten başka bir bok yiyemeyeceğimiz gün gibi ortada.
belki de gün gibi ortada olan şey bir bok olamayacağımız...
sokak arasında portakal dahi yiyemeyecek kadar ezik adamların, bağırıp çağırıp hareket ettikleri günlerde, yani bugünlerde, kaybolduğunu tekrar anladığımız şey.
toplumsal denge'den bahsedenler, ne yazık ki toplumsal dengenin hakkından bizzat gelen cemaatler ve kar odaklarıdır.
bunlar aslında kendi dengelerinden bahsetmektedirler. denge deyince yanlış anlamayın: dengeli kazanç elde etmelerini kastediyorum. yani onlar için ılıman bir iklimin meydana gelmesinden...
hani böcekler sıcak havaları severler ya... ideal üreme ortamları hep böyle sıcak yerlerdir... işte bunun gibi, bundan da beter: be cemaatsel odaklar iklimi değiştirme gücüne de haiz olabilmeye başlayıp, medya organlarına el attıklarında durumumuz gerçekten berbatlaşıyor.