bir zaman evvel ben daha ufakken. apartmandan abilerimiz vardı. maç yaparlardı bizden daha hızlı bir gençlikleri varmış gibi hissederim bazen.
hani biz de top oynadık falan ama sanki onların genç dönemleri daha bir hareketli daha bir grupçaydı, neyse.
bir gün tek kale maç yaparken ne hikmetse, gençlikten sanırım, kaleyi zemin kat komşusunun camının önüne koymuşlardı. top da bildiğimiz en ağırında meşindendi yani futbol topu ile oynayan 16 17 yaşındaki delikanlılar vardı etrafta bunun yanında gol olsa ilk kutlayacak olanlar birinci katta oturanlar olacaktı.
neyse fazla söze gerek yok aralarından bir abimiz vardı böyle ufak tefek ama fırtına gibi, çalım, çalım derken topa öyle bir vurdu ki topu ne kaleci ne de camlar durdurdu şangırt derken top camdan içeriye girdi.
hepimiz birkaç kez şahit olmuşuzdur buna ama benim garipsediğim bundan sonrakidir hep düşünürüm acaba neden diye.
neyse haliyle böyle birşey beklemeyen ev erkeği dışarı çıkartıp kafasını birşeyler söylemiştir komşuluk çok önemli bir kavramdır ama dejenere olmuştur hem ortamda sinir de vardır. neyse ilginç taraf söz dalaşından sonra hatta zararın tazmin edileceği kesinleştikten sonra içerdeki amcanın topa ekmek bıçağını saplayıp dışarı atmasıdır.
düşünsenize evinize top girmiş cam kırılmış. kaza olduğu belli. çıkmışsın iki lafını da etmişsin sonra sen ekmek bıçağını sok topu camdan bıçakla beraber at.
çocukluğuma damga vurmuştur işte bu italyan mafyası vari hareket hep sorarım acaba neden diye...