Sen uyuyordun, bilemezsin.. Kaç sigara içiyorum üst üste, kaç eski gazete okuyorum ilânlarına kadar. Her sabah kaç bin güçlükle alışıyorum önümdeki güne, getireceklerine..
"asıl terkedilenin, terkeden olduğunu anlamıyor ki kimsecikler. terkeder görünen, neşteri ortak yaraya batırabilendir çünkü, bu güç iş ona bırakılmıştır. yitirdiklerini, yitireceklerini, çekeceği acıları bilse de gerekeni yapmak zorundadır. daha az'la uzlaşmacı değildir."
dost kaldığı, aşık olduğu, evlendiği şairlerin, onu her an ellerinden kaçıracakmış gibi bi kaygıyla sevdikleri kadın.
edebiyatın içinde olan bi ailenin kızı. babasının şiir kitabı, annesinin de çevirileri vardı. önce öykü yazdı sonra da çeviri yaptı.
ama ben edebi yönünden ziyade magazinel boyutuyla ilgileniyorum. hehe.*
ilk eşi ülkü tamer. kolej yıllarından beri birlikte olmuşlar sanırım ya da tanışıyorlar. net değil orası. kızları birkaç aylıkken bir kazayla boğulmuş ve bu da birlikteliklerinde çatırdama başlamasına sebep vermiş. hep öyle olur ya.
bu dönemlerde başka bi şair girmiş hayatına. ikisi de eşlerinden biribirleri için boşanmışlar. bu kişi cemal süreya. haliyle çok ses getirmiş aşkları. cemal süreya da durur mu, yapıştırmış şiiri;*
--spoiler--
ay ışığında oturduk
bileğinden öptüm seni
sonra ayakta öptüm
dudağından öptüm seni
kapı aralığında öptüm
soluğundan öptüm seni
bahçede çocuklar vardı
çocuğundan öptüm seni
evime götürdüm yatağımda
kasığından öptüm seni
--spoiler--
aşkları 3 yıl sürmüş. ama hep dost kalmışlar. nasıl becerdilerse.. şimdi kavga kıyamet ayrılıyor millet. neyse bunu başka bi başlıkta tartışcaz.
en uzun birlikteliği turgut uyar. cemal süreya dan ayrılmak üzereyken tanışmışlar. önce bi edebi mektuplaşmalar felan..turgut uyar eşinden boşanmış ve tomris le tanışana kadar 7 yıl elini sürmemiş şiire. tomris le birlikte yeniden yazmış.
--spoiler--
sen bir atmacanın en uzun çığlığısın her tür gökte
göğü büyüttün, otobüsleri aldın, şehirleri ufalttın
seversin diye söylerim her şeyi, sana uygun olsun
çünkü her şeyin birbirine uygununu sen bulursun
--spoiler--
ve son olarak edip cansever. her doğum gününde şiirle seslenmiş tomris' e gizliden. gerçi tomris onu sadece arkadaş olarak görüyormuş diyenler var emmee.. bilemicem.
--spoiler--
Seni görünce dünyayı dolaşıyor insan sanki
Hani Etilerden Hisara insek bile
Bir küçük yaşındasın, boyanmış taranmışsın
Çok yaşında her zamanki çocuksun gene
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.
--spoiler--
Ülkü Tamer'in eski eşiymiş. Sonra Ülkü Tamer bunu Cemal Süreya'yla tanıştırmış. Üç yıl aşk yaşayıp ayrılmışlar Cemal Süreya'yla. Sonra Turgut Uyar aşık olmuş buna, evlenmişler. Karı bütün ikinci yeniyi kendine aşık etmiş. Kimilerine göre dünyanın en şanslı kadını.
Bana kalırsa Türkiye tarihinin çiçeğidir. https://galeri.uludagsozluk.com/r/632519/+
kıyılar ve eskimeyen her şey seni anlatmak için. -Turgut Uyar
Şüphesiz türk edebiyatına çok katkısı olan kadın yazar. Ülkü tamer, cemal süreya son olarak turgut uyar... Sen hepsini aşık et kendine, şiirler yazdır...
ilk evliliğini ülkü tamerle yapmış. o sırada hayatına üç yıl süren dolu dolu bir birliktelik yaşatacak cemal süreya girmiş. en güzel şiirlerini yazmış onun için;
"ay ışığında oturuyorduk
bileğinden öptüm seni
sonra ayakta öptüm
dudağından öptüm seni
kapı aralığında öptüm
soluğundan öptüm seni
sonra kalbini turgut uyara kaptırmış. en uzun aşkı, kocası. yeniden şiire döndürmüş turgutu.
"senin için alışılmış şeyler söyleyemem sana yaraşmaz
kış gecesi amcamızdır, bahar yakından kardeşimiz
alır başımı erzincana giderim seni düşünmek için
dörtlükleri bozarım çünkü dağlar ne güne duruyor
kıyılar ve eskimeyen her şey seni anlatmak için
bir bozuk saattir yüreğim hep sende durur
edip canseveri ise hep bir dost, iyi bir şair olarak görmüş. yine de edip, her doğum gününde bir şiir hediye etmiş ona. tomris rakıyı çok severdi, bense onu demiş ardından.
"seni görünce dünyayı dolaşıyor insan sanki
hani etilerden hisara insek bile
bir küçük yaşındasın, boyanmış taranmışsın
çok yaşında her zamanki çocuksun gene
ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.
mart ayında patlıcan, ağustosta karnıbahar
mutfağın mutfak olalı böyle
bir adın vardı senin, tomris uyardı
adını yenile bu yıl, ama bak tomris uyar olsun gene
ben bu kış öyle üşüdüm ki sorma
oysa güneş pek batmadı senin evinde
söyle
ben seni uzun bir yolda yürürken gördüm müydü hiç.
ve bir röportajında sormuşlar;
şairlerin yollarının kesiştiği bir kadınsınız. bu bir rastlantı olamaz. sizde çok ayırıcı özellikler bulmuş olmalılar
tomris uyar: şöyle diyebiliriz. her sanatçı kendi yankısını gördüğü bir aynaya daha kolay bağlanabilir. o kadar ki, aradaki aşk bitse bile o aynayla yaşanmış duygudaşlık anları, kıyasıya yapılmış edebiyat tartışmaları, ortak bir geçmiş kalır geriye yaratıcılığı körükleyen ilişkilerdi bunlar.tiryakilik gibi bir şeydi. iki taraf da karşısındaki için esin perisiydi
Hiçbir şey biriktirmese de gün boyu atacak bir şeyler bulan bir kadın: lavanta çiçeği torbaları, eski çoraplar, eski aşkları, mektuplar Bir boşluk yaratarak sığınıyor içine. Kendine kapanıyor.
-Tomris Uyar
peşinde üç şair değil, nice şairler vardı. onun gönlü dördüne düştü. en çok turgut'u sevdi, en çok edip'in şiirlerine hayranlık duydu, en çabuk cemal'i unuttu ve yaşlılık günleri ülkü ile geçti. kadındı, dolu dolu bir kadındı; gönlünde kuşlar şakıyan her erkeği kendisine hayran bırakabilirdi. artık öyle kadınlar yok, onları seven öyle adamlar da.
gündökümü'nde paylaştığı bir anısıyla insanı durdurup düşündüren ve biraz da hüzünlendiren yazar ama insan... Ve çoklukla özlenen...
''...içimdeki bildik tatlı ürpertiyi canlandıracak çocuk binde bir çıkıyor. Bir tanesi, kapıcımızın oğlu. Sekiz yaşında. Kestirebileceğiniz gibi apartmanın günışığı görmeyen bodrumunda, koşulları son derece ilkel bir ortamda büyüdü. (...)
- Büyüyünce ne olacaksın? Gibi saçma bir soru sordum yine.
- Polis olacağım. Onların üniformaları var.
Herhalde içerlediği kişilerin başında, ödevinde yanlış yaptı mı tokadı yapıştıran öğretmeni geliyor.
- Peki ya ben bir suç işlersem? O zaman beni de tutuklamak zorundasın.
- Sen suç işlemezsin ki.
- Belli olmaz. Ya işlersem?
- O zaman ben de polis olmam.''
ikinci yenici gelini diye geçen muhteşem yazar. cemal süreya'nın sevdiceği turgut uyarın karısı edip canseverin platonik aşığı. çok güzel değil ama zehir gibi düşüncelere sahip kendine hayran bırakan kadındır.
öykücülüğü veya edebi kimliğinden ziyade yaşamı ile tanınan sıkı yazar. kaç kişi tanımlama yaparken en az bir kitabını okumuştur, asıl sorgulanması gereken budur.