burnu kırılmış trabzonspor kalecisi.karısı yarın doğum yapacak,kendisi şuan ameliyatta ve gaziantepspor maçında yok.aynı zamanda trabzonsporda da 3. kaleci bora sevim kalede görev yapacak.aksilikler peş peşe gelmiştir kısacası.
onur'un sakatlanması ile birlikte sezon sonuna kadar kaleyi koruyacak trabzonsporlu kaleci. açıkcası bu adamın pişmesi için çok bekledik ama bir türlü istenilen seviyeye ulaşamadı. bir onur olamaz ama vasat bir performans sergilese bile takımı bu yarış içinde tutabilir lakin defans bloğunda giray ve glowacki geçen maçta çok iyilerdi, bir de yakında dönecek egemen'i düşünürsek önündekiler ona mümkün oldukça az pozisyon vermeye çalışacaktır. ah lan bir de düzgün bir sol bekimiz olsaydı. tabi şu an kariyerinin en son şansını yakalamış durumda. kendisinden bekletilerim en düşük seviyede. umarım beni göt eder.
şenol güneş'in karadeniz milliyetçiliği yapmaması ve dahası bizatihi kendisinin zamanında çok iyi bir kaleci olması sebebiyle iyi kaleciyi ayırt edebilecek nitelikte olması sebebiyle trabzonspor'da kaleyi onur recep kivrak'a bırakmış; yedek kulubesi mahkumu olmuştur. şahsen benim adıma daha önemlisi artık bundan sonra kendisini kolay kolay milli takım kadrosunda falan görmeyecek oluşumuzdur; ne de olsa artık milli takımın başında "aman kadroda trabzonlu da biri olsun da memleket/takım dengeleri korunsun" şeklinde yaklaşımlarda olan motivatör bir teknik adam * bulunmamaktadır.
evinden arabasına inerken lambanın bir anda sönmesi sonucu dengesini kaybederek merdivenlerden yuvarlanan ve sol el tarak kemiğini kıran trabzonspor'un file bekçisidir. 2 ay sahalardan uzak kalacakmış. *
rüştü rençber bi ara varisim diye açıklamalar yapıyodu hakkında bu çocuğun. sabriyle bi ikili mücadelesi var ki maçta resmen belini kitledi sabri'nin arkadan. töbe töbe.
türkiye'nin victor valdes'idir. nasıl ki victor valdes barcelona'nın altyapısından yetişmiş bir katalansa bu herif de trabzon'un altyapısından yetişmiş bir karadenizlidir. kaleye geçiş hikayeleri de birbirine benzer kaledeki duruş ve takım ile taraftarlarına kalede verdikleri güven de... bugün ikisi de takımlarının kalesinde yer almaktalarsa bunu yeteneklerinden çok takımın yerlisi olmalarına borçludurlar. yoksa bu abimiz, şu anda kadrosunda yabancı kaleci bulunmayan bir anadolu takımında dahi o takımdaki diğer yerli kaleciyi ne bileyim bir ömer çatkıç'ı bir murat şahin'i kesebilir miydi ya da ne bileyim bugün kadrosunda yabancı kaleciler bulunan takımlar kadrolarında tolga zengin var diye yabancı haklarını kaleciden yana kullanmaktan vazgeçer miydi tartışılır. hiç pres yokken dahi gelen bir geripasa vurmaktan aciz olacak kadar kazma olmasını geçtim kalecilik adına maçlarda olumlu bir icraatini görmek neredeyse olanaksız. ha milli takıma kadar girmiş olmasının sebebiyle maçlarda artık ona buna bağırmak gibi kendince büyüklük taslar vaziyette görmekteyiz o ayrı; fakat bir de aynı cesur yürekliğini karşı karşıya pozisyonlarda kalesini gole kapatırken ya da gelen şutlarda yere devrilmek yerine topu çıkarırken görsek ya... ha victor valdes ile bir ortak özelliği daha vardır. rüstü recber, başlıkta adı geçen zat ı muhteremi söz ile veliahtı ilan etmiş iken barcelona'ya transfer olduğunda victor valdes'i fiili olarak veliahtı olarak kaleye geçirip yedek kulubesinde onu izleyip memlekete geri dönmüştür.
aslında çoğu kalecinin antrenmanlarda zaman zaman orta sahaya geçip futbol oynadığı görünür. bu adam ise kaleden çıkmamış, şansa bak. kaleci doğmuş, kaleci gidecek. zaten trabzonspor kalesinde olduğunda geri pas olmasın diye dua ediyoruz, o kadar kazma * dır kendisi.
ayhan akman'ın da sakatlanması üzerine 13 oyunucuya düşen milli takım kadrosunda stoper ya da önlibero olarak görebilceğimiz futbolcu. eğer bu kadar darda ve sıkıntıda bile elersek bu almanları helal olsun bu çocuklara be! p değil adam almaya da izin vermiyolar. aynısı bi başka avrupa takımına olsa nasıl davranırlardı acaba?