doğduğumuzda nereli olmak istersin, nerde yaşamak istersim diye sormadıkları için bu memleketli olduğumuz bu memlekette yaşadığımız bir şehir. iyi fena değil hoş bi yer. hemşerilerime sevgilerle.
an itibari ile karyağışı o biçim. elektrik tellerinde yer yer patlamalar meydana geliyor.
Emir Yargın'ın ultra ultra eğlenceli şarkısıdır. Lan sıkılınca bu şarkıyı dinlemeye, bu şarkının klibini izlemeye başladım. Her defasında da gülüyorum klibe, klipteki tiplere. Şarkının sözlerine.
'dedim korkma bebeğim, ben şimdi hallederim'
'geldi baktı suratıma, dedim gitsene kardeşim, dedi seni dövücem'
hiç gelişemememiş * bir memleket. işadamlarında iş yoktur, zerre kadar yatırım yapmazlar memleketlerine, politikacılarında da iş yoktur seçildikten sonra bir çivi bile çaktırmamışlardır buraya. birçok il gördüm, her gidişimde bir yenilik bir hareket var şehirlerde,en basitinden, buranın otobüs durakları bile ben ilkokula giderken yapılan duraklar hala. sevmediğim hatta nefret ettiğim gençliğimin bir boka benzememesinin sebebi.
Hani yılmaz erdoğan bir filminde olayın geçtiği kenti "hayal kırıklıklarının başkenti" diye tanımlamıştı ya. Bu söz tokat için söylenmeli... işte öyle bir yer...
daha bugün ayrıldığım canım memleketim. istanbul a alışık olduğunuz zaman sıkılıyorsunuz burada sanki, ama havası bile yeter sanırım. her köşe başında su olması çok süper özelliği. içerisinde gezilebilecek olarak tokat müzesi vardır, tokat kebabı yedikten sonra taşhan da mutlaka çay içmelisiniz. potansiyel gençlik taşhan da toplanır. bir çok anadolu şehrine göre geri kalsada güzeldir memleketim.
pidesiyle(çökelikli, kıymalı...),kebabıyla,dolmalarıyla,keşkeğiyle,batıyla,kuşburnusuyla,pekmeziyle ünlü,gazi osman paşasıyla, cahit külebisiyle, cem karacasıyla ve daha nicesiyle gurur duyan karadeniz ve iç anadolunun ortasında bulunan güzide ilimiz.