--spoiler--
TKP, insanların kişisel inanç ve vicdan özgürlüğünü sonuna kadar savunur.
Bu yüzden de dinci gericiliğe karşıdır; çünkü gericiler, başka inançtan insanlara ve inanmayanlara baskı kurar. Bu ülkede Alevilerin maruz kaldığı hakaretler, bunun en büyük kanıtıdır.
TKPye göre herkes neye inanacağına karar vermekte sonuna kadar özgürdür.
Ama asıl sorun, insanların inanç özgürlüğü konusunda değil, başka bir noktada çıkmaktadır.
Dinci gericiler ve yobazlar, meselenin bir kişisel inanç meselesi olarak görülmesine itiraz ederler ve şöyle derler: Din sadece kişisel bir mesele değildir, toplumsal ve siyasal düzen hakkında da kurallar koyar. Yani aslında, toplumsal ve siyasal hayatın da dine göre düzenlenmesini isterler.
TKPnin bu konudaki tavrı nettir: Din ve vicdan özgürlüğü başkadır, dinin toplumsal ve siyasal hayata kurallar koymaya kalkışması, yani siyasallaşması başka… Siyasetin ve toplumun kurallarını, çağın koşulları ve insanlığın vardığı gelişkinlik düzeyi belirler. Örneğin insanlık, kadın-erkek eşitliğini bir değer ve bir kural olarak kabul etmiştir. Kimse dini gerekçe göstererek, kadınların toplumda ikinci sınıf insan muamelesi görmesini savunamaz. Ya da kimse, çağdaş ceza kanunu yerine dinin öngördüğü cezaların uygulanmasını savunamaz.
Bizim işimiz öbür dünyayla değil. Biz, bu dünyaya adaleti getirme mücadelesi veriyoruz! Savaşlar, eşitsizlik, sömürü vs. bir alınyazısı değildir. insanlık isterse ve mücadele ederse, adil ve eşit bir dünya kurabilir. Bu yüzden TKP, din adına adaletin tecellisini öbür dünyaya bırakan, eşitsizlikleri kader olarak gören bütün anlayışlarla mücadele eder.
TKP, dinsiz bir parti değildir. Bir siyasi partinin dinsiz ya da dinci sıfatlarla nitelendirilmesini yanlış bulur. Partiler, siyasetin bir aracıdır, kendini siyasi bir alanda var eder. Din alanı ise başkadır.
Dinsiz parti olamayacağı gibi dinci parti nitelendirilmesi de aslında bir sahtekârlıktır.
TKP, din düşmanı değildir. Toplumun herhangi ve belirli bir dini anlayış üzerine kurulmasının ve şekillenmesinin doğru olmayacağını savunur. Bu açıdan, TKP, toplumdaki bütün dini inançlara eşit mesafede durur. Ayrıca her dinin kendi inanç ve ibadet özgürlüğünün sağlanması için gerekli önlenmelerin alınmasını da savunur.
Komünistler, kişisel inanç ve ibadet özgürlüğünün sağlandığı, ancak dinin siyasal ve toplumsal yaşantının kuralları belirlenirken bir referans olmaktan çıktığı, laik bir toplum ve devlet yapısından yanadırlar.
--spoiler--