adamlar samuray kılıcı ile doğumgünü pastası kesip, kırmızı ferrarilerle dolaşıyordu. zincire ilk giren köşelik olurken altta kalanının canı çıkıyor, sona kalan dona kalıyordu. sonra, kenan şaranoğlu'ydu zannedersem ve babasını içeri attılar da zincirin saadeti son buldu. şimdi halleri nicedir, zincirleri halen saadet içinde midir bilinmez; ama bir dönem kamuoyunu bir hayli meşgul ettikleri aşikar.
kurucularının 08,02,2008 tarihinde 10 yıllık cezalarını çekip eskişehir cezaevinden tahliye oldukları dolandırıcılık kurumu. şimdi o dolandırıcılarda aramızda... *
bir zamanların manşetlerden, televizyonlardan düşmeyen vurgunudur. Sabah bunlarla kalkıp, akşam yine Titancılar ile yatıyorduk. O dönemden aklıma kazınmış olan tek görüntü, kenan şeranoğlu'nun şişman vücuduyla, sağında solunda kızlar, elinde içki kadehi ve ağzında purosuyla azmış bir şekilde, sinsi gülümsemelerle, müzik eşliğinde dans etmesiydi*. aynı ya da yakın bir dönemdeki, popülerlik açısından tek rakipleri selçuk parsadan'dı ama o yalnız çalışırdı, ekip ruhu ona tersti. *
yaklaşık 2 ay önce benzer bir organizasyona, arkadaşımın davetiyle gitmek zorunda (ilk başta açıklamıyorlar) kaldım. insanlardan 750 dolar alıp şifre verip ve bir şeyler falan satmış gibi gösteriyorlar.
işin garibi yüzlerce insan bu işin içinde hatta gittiğim semtte belirli bir saatten sonra bütün kafe ve benzeri yerlerde toplantılar yapıp yeni üyeler bulmaya çalışıyorlar. insanların böyle şeylere inanacak kadar zor dumumda olduğunu görmek üzüntü verici ayrı bir olaydı.
tarkan'ın "yakalarsam muck" şarkısı eşliğinde dans eden papyonlu tombul elemanın kurduğu saadet zinciriydi. sanırım günümüzde kadınlar arasında başka pazarlama taktiklerine ön ayak olmuştur.
(bkz: avon)
(bkz: dore)
(bkz: amway)
Yakın çevremizde;
Dün görüp selam vermediğim adamın ertesi gün takım elbise elinde cep telefonu ( ki o zamanlar cep telefonu zengin işiydi) ile gezdiğini görürdük.*