nutella talebinin bir türlü karşılanamayacağı bir sitenin var olan yazarları. bir de bunların hepsi sandalyeden entry giren ve gülerken yere yığılan yazarlardır. üstlerine başlarına bulaştırdıkları nutella espri ve entrylere malzeme olur.
ekşide yazarken haklarında oldukça olumsuz düşünceler taşıdığım ancak ulu sözlükte ilk yazarlık günümde gözlemlediğim kadarıyla ciddiyet anlamında diğer sözlük yazarlarından çok çok önde yazarlardır. öyledir böyledir, kasıntıdır, klavye entelidir ama oturup iki laf edilir, sözlük formatını iyi anlamıştır.
ama tabii ekşide rol kestikleri falan gerçek, bizzat tanışıp bu ne lan diyip zor kaçmışlığım var çoğundan.
Tabi ki bu övgü hepsi için geçerli değildir. Son zamanlarda Haydarpaşa garını andıran bir hareketlilik var Ekşisözlük'te, ergenlerin ve yobazların bir yığılması olduğu söylenebilir fakat bu durum, büyük bir çoğunluğunun hala çok sağlam yazılar döşediği, mantıklı söylemlerde bulunduğu ve çarpık fakat zekayla yoğrulmuş bir mizah sahibi insanlar oldugu gerçeğini değiştirmez.
Çoğunlukla kıyıda köşede kalmış ayrıntıları, ülke ve dünya gündemiyle ilgili olaylara çeşitli açılardan bakışları çok güzel aktarırlar yazılarına. Gerek gerçeklere dayalı bilgi temini gerekse sağlıklı yorumlar açısından en sağlam sözlük yazarlarıdır hala.
Evet genelde herşeyi eleştiren bir yapıları vardır ama bunu Türkiye gibi saçmalıkların saatbaşı at koşturduğu bir ülkede yaşamak zorunda olmalarına bağlayabiliriz. Bir Serdar Ortaç'ın "sanat dahisi" olarak kabul edilip Fazıl Say'ın kaale alınmadığı bir memlekette eleştirme işini zalimce ama %100 gözünden vurarak yapmaktadırlar. Napsınlar yani topu topu yedi nota var diyen bir adamın nesini beğensinler? Çoğu tespitleri çok yerindedir (en azından benim tespitlerimle birebir örtüşmektedir) Krala kral çıplak diyebilen bunu da gözünüze sokarak yapan insanlardır. Sanılanın aksine yiğidi vurup öldürürler ama çoğu zaman hakkını verirler.
Efsanevi Gırgır, Leman, Penguen dergileri mizah dünyasında ne ifade ediyorlarsa Ekşisözlük yalnızca alanında ilk olmasıyla değil bir bütün olarak da sözlük dünyasında da aynı konumdadır. Sonradan nerde çokluk orda bokluk nedeniyle birtakım değişikliklerin olması yazarlarının ikonik statülerine gölge düşüremez.
Diğer sözlüklerdeki yazarların örnek almalarını ve sadece sözlükte yazmak için yazmaktan daha iyisini yapmalarını da dilediğim yazarlardır ayrıca.
bir elit tabaka havası, bir üst insan kendini beğenmişliği vardır bazılarında. kültürleriyle piyasa yapmaya uğraşırlar. sorsan bu bazıları her gece seviştikten sonra robdöşambrlarını giyip sözlükte entry giriyorlar, ama bir kızcağız ekşibiyşına 2-3 fotoğraf koyunca koskoca ekşibiyşını çökertecek kadar abaza olduklarını da istemeden gösteriveriyorlar. abazalık utanılacak bişey mi allasen ?
komiktir. gecenlerde eksiden bir basliga baktim, baslik film replikleriyle alakaliydi. herkes replikleri ingilizce yazmis. bir de buraya baktim, burdakiler türkce.
ingiliz muhipleri dernegi sanal platformu sanki aq.
ingilizce bildiğini 10 entrynin 9 tanesinde belli eder.
örnek;
--spoiler--
"microsoft wanted to keep the barriers to entry very high. the idea was to keep raising the bar, putting in more layers of software and apis, which developers would then have to support. microsoft wanted to make it so gnarly that anybody who couldn't devote a team of one hundred programmers to every windows application would be out of the game."
--spoiler--
kibirli olduklarını düşünüyorum pek çoğunun.
bir filmi izler, çok beğenir. ama o film herkes tarafından izlenip beğenildiyse,
ekşi beyin mekanizması hemen o filme saldırıya geçer. çünkü farklı olma içgüdüsüdür ekşi yazarı olmak.
öyle olmadan sözlükte tutunamaz.
örneğin; inception. şimdi bu film "kötü" değildir.
beğenirsin veya beğenmezsin. ama bu film tarzına göre gerçekten iyi bir filmdir.
son teknolojinin kullanılmış ve öküz gibi para harcanmıştır.
hadi "idare eder" deyin bari ya. "çok kötü, berbat" demeleri gerçekten ağırıma gidiyor.
bu film ilk çıktığında girilmiş entrylerden biri:
--spoiler--
oldukca guzel ve izlemesine doyum olmayan bir film. filmin uzerine kurgulandigi fikir muhtesem; kurgusu ise biraz kafa karistirici olabilir fakat tek kelimeyle inanilmaz. nolan yine mantiksal olarak bir iki cok ufak ayrinti disinda hemen hemen hicbir seyi acikta birakmamayi becermis. sadece sunu soyleyecegim, senaryo biraz daha derinlestirilmis olsa daha iyi olabilirdi fakat o zaman da filmi kac kisi gercekten takip edebilir ve anlayabilirdi bilmiyorum. bu haliyle dahi cogu insana karisik gelecegine eminim. butun planlar, butun mekanlar cok cok iyi tasarlanmis ve planlanmis. dis plan cekimlerini izlemek bile ayri bir zevk veriyor. son olarak cok ust duzey kalitede bir filmden ne beklenirse hepsini karsilayan bir bas yapit olmus. gozu kayanlardan kufur yememek icin spoiler vermeyecegim ama gidin sinemada izleyin bu filmi.
--spoiler--
bu da film hakkında son girilen entrylerden biri:
--spoiler--
bunu acayip begendim, izledigim en super film diyen adamdan bir daha sinema konusunda gram tavsiye almam. o kadar da netim. existenz denen film nasil ki balon bir filmdir, bu da ondan farkli degildir. zaten baslik icerisinde de ikisinin benzerliklerini farkeden bir suru insan var. ama sorun sadece benzemeleri degil, sorun ikisinin de yetersiz birer film olmakta benzemesi.
yoksa konuyu aynen alip mukemmel bir film de cikabilir. sorun o degil ki. ama bu filme bakiyorum ne oyunculuklarda matah bir durum var, ne de guzel numaralar hileler var. bu durum boyleyken dunyanin en fantastik filmi ayagi cekilmesi bence buyuk haksizlik.
anlasilmamismis. peeeh. sanirsin eraserhead'den bahsediyo amcam. kendi halinde bir filmdir. begenen begenir ayri konu ama opup basina koyandan kacarim ben haci.
--spoiler--
entel piç! adama sormazlar mı; "en fantastik film bazında, inception ilk üçe bile giremez mi?" diye.
sıkıcı, saçma, kimsenin bilmediği filmleri izlemekten film izlemeyi unutmuşsunuz siz.
kusura bakmayın.