kuran bütünlük arz eder. bu art niyetli cahiller diğer ayetlerde insanın hastalık ile güzellik ve çirkinlikle ve çok daha ağırlarıyla imtihan edildiğinden neden bahsetmezler. bi sakin olun lan artık.
insanları dinine göre ayırt etmede kolaylık olsun kabuklu yaratıldı erkek. misalen islamda sünnet farz iken hristiyanlıkta değildir. diyelim ki bir trafik kazası oldu, insanları inançlarına göre gömecekler. e nasıl bilecekler kim hangi mensup? alete bakacaklar..
ulan dingiller. kusursuz insan mı yaratılır ? en güzel biçimde yarattık deniliyor. sadece insanları da değil. doğayı, canlıları, her şeyi en güzel şekilde bir güç( adı herneyse ) yaratmıştır.
madem sorguluyorsunuz evrim teorisinden, kozmolojiden sorgulayın dini. embiya, zaiyat sureleri hakkında fikir yürütün. big bang'e bakın.
çoğunuz yahudilerin de sünnet olduğunu bilmiyordur amk.
"biz insanı en güzel biçimde yarattık" diyor da o biçmin yani bedenin üzerinde din adına yapılan tahribatlara bir şey demiyor. sünnet bunlardan yalnızca biri. bir de kadın sünneti var ki, onu hepten geçelim.
-Andolsun ki Biz, insanı (nefsini), ahseni takvim içinde (nefs tezkiyesi ve tasfiyesi yaparak en güzele ulaşabilecek özellikte) yarattık.
ayetin geniş anlamı bu şekilde. enikonu araştırıp tahlil etmeden mi eleştiri yapıyor ateist arkadaşlar? hani çoğu sürekli kuran mealini tamamiyle okuduğunu söylüyorlar ya, bu şekilde mi okuyorlar acaba? ergen olanları ayrı bir şey zaten, ilgili ortamlarda duyduğu okuduğu şeyler üzerinden vurmaya çalışıyorlar.
-tefsirlerden dolayı çarpıtılmıştır.
-en güzel diyor kusursuz demiyor.(ulan kusursuz dese bile siz yine bişey bulurdunuz amk)
-ölünce nasıl anlayacaklar müslüman olduğunu.(yahudilerde sünnet olur bilmiyor)
bu kafadaki arkadaşlara bilale anlatır gibi anlatacağım.
ateistlerden başlarsak, bak kardeşim, senin kafandaki tanrı kavramı ve onun davranması gereken mantıksal kuram pozitivizme davranıyor. yani deney-gözlem yoluyla elde edilebilen, kullanılabilen, insanoğlunun anlayabileceği bir mantık ve varlık sistemi olan üstün güç. değil islamın, neredeyse hiçbir inancın tanrısı böyle değildir çünkü akılla, yani insandaki kısıtlı akılla algılanabilecek bir üstün güç inanılmayı, kani olmayı talep etmez. pozitivist fikirle inanılabilecek bir tanrıya inanmıyorsan zaten gerizekalısındır. islamın, geniş anlamda pozitivist fikirlerle açıklanamayacak olan dinlerin tanrıları o kadar üstündür ki "o fikirlerin tanrılarına göre" sen kıt akıllısındır, onları zaten anlayamaz ve kavrayamazsın ve dünyada ne olursa olsun sonuç olarak ona inanmak zorundasındır. bu sana göre doğrudur veya yanlıştır ama allah'ın talebi budur.
özetle: allah: -benim varlığımı nah kavrarsın ama seve seve kabul edeceksin.
mümin kardeşlerim de ateistlerin ve dinlerindeki tanrının olaya bakışını yanlış anlıyor. her şeyden önce, islamın tanrısı "bilinemez ve algılanamazdır" kendi içinde. şöyle ki, islamın tanrısına inanabilirsin ama onu bilemezsin. yani şu mevlananın, ne bileyim diğer sufi inançların fikirleri var ya, işte onlar islama aykırıdır, şirktir. peygamber hariç kimse, kısmi de olsa onun varlığını fark etmeyle mükafatlandırılmamıştır. islamın tanrısı olan allaha inanabilirsiniz, eyvallah ama onun varlığıyla ilgili "kuran hariç" zerre kanıt sunamazsınız çünkü allah bunu talep etmez. "benim varlığımla ilgili kanıt olmasa da bana inanmak zorundasınız" der allah. budur. bu kadardır.
yani iki tarafın da olaya bakışları bambaşka ve birbirinden yanlış. allah'ın bilinmekle ilgili bir kaygısı yok ve hiç olmadı. zaten o kadar üstündür ki algılanamaz bile. ancak inanırsın ya da inanmazsın. kimse kimseye bir şey söylemez.
tefsiri mevcut, açınız okuyunuz. sizin maddiyatçı zihninizin almamasını normal karşılıyorum bunları. 'eşref-i mahlukât' olmak ile sünnet olmanın veya sakat doğmanın bir ilgisi yoktur. insanın ahsen-i takvimde yaratılmış olması demek, onun allah'ın varlığını ve birliğini gerek aklı, gerekse sezgileri ile idrak edebilecek bir varlık olmasından ileri gelir.
1400 yıldır âlimlerimizin yazdığı tefsirler var, neyin ne olduğu yazılı. bir zahmet açıp okuyun da küçük düşmeyin.