levis kot, adidas ayakkabı, nike mont giyip coca cola içen Amerikan emperyalizmine haykıran çelişkilerde boğulan insan modeli. çok rastlamaktayım neden peki böylesin diye sorduğumda tek başıma ben ne yapabilirim ki cevabını düşünmeden veriyorlar. daha sonra öyle yapmadığınız için sizi yadırgıyorlar. daha fazla yorum yapmak istemiyorum düşene bir tekme vurmak doğru değildir çünkü.
kıcındaki donun lastiğinin bile amerikan yapımı olduğunu bile bile 'kahrolsun amerikan emperyalizmi!' diye bağırabilen tiptir.Bizzat bu şekilde geçinen sosyalist bir öğretmen daha sadece 9. sınıfta olan bir çocuk tarafından bile dumura uğratılabilmektedir.
bireyin toplumsal düzenle ilgili görüslerinin, üzerinde bulunan seylerin markasi ile bir alakasi olmadigini düsündügüm icin bir araya gelmesi bana göre imkansiz olamayan iki sifat..
kendisini günümüz şartlarından soyutlamadıktan sonra, yaşayan tüm komünistlerin içinde bulunacağı durumdur. Zira kapitalizmin çarkları öyle güzel dönüyor ki, dönüp bizi ...ikse de sesimizi çıkaramıyoruz. Markasız,gösterişsiz yaşamak neredeyse imkansız bir hale gelmişken, başkaları ne der korkusuyla yaşadığımız günümüz çöplüğünde, gerçek bir komünizm taraftarı olmak imkansıza yakın.
son olarak, büyük üstad nazım hikmetle bu tip ve buna benzer dangozlara selam olsun...
DÜNYANIN EN TUHAF MAHLUKU
Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
- demeğe de dilim varmıyor ama -
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim