hazırlıktayken, o haftanın konularında bu şarkı vardı, işte dinleyip kağıttaki boşluklara sözlerini yazacaktık falan.
hocamızda genç bir kadın amk, belki yaşıtız(dgs liyim)
ay ben bu şarkıyı dinleyemem demişti ne gülmüştüm ehehe
aranızda kim beşiktaşlı demişti sonra ahaha..
Insanın yüreğini burkabilme yetisine sahip olan bir Mary hopkins parçası. Dinlendiğinde eski güzel günlerin şu an sadece bir hayalden ibaret olduğu ve o günlere dair her daim var olan bir özlem gerçekliğini tatlı tatlı insanın yüzüne vurur.
Türkçe aranjmanı çok fazla yapıldığı için aşırı tanıdk gelen melodinin ait olduğu şarkı. Mary hopkins söyler.
Türkçe uyarlamaları ise:
Ay-feri - yalan dünya
Erol büyükburç - bu ne yalan dünya
Fecri ebcioğlu - bu ne biçim hayat
Gönül turgut - üzüntüyü bırak yaşamana bak
Ömür göksel - sen kadehlerdesin
Semiramis pekkan - bu ne biçim hayat
Zümrüt - bir zamanlar
Gibi şarkılardır.
Bir de holiganlık ve gıcıklık yapmak, küfür etmeyi stres atmak için kullanmak adına viral bir uyarlaması olmuştur ama konumuz dahilinde değildir. bu bilgi o melodiyi her duyuşunda nerden tanıdık acaba diye düşünen insanlara hediye edilmiştir.
bir zamanlar gittiğimiz bir bar vardı
bir iki kadeh yuvarlardık inceden
güldüğümüzü hatırlar mısın kapı ardı
büyük işlerin adamıydık ezelden
arkadaş, ne güzel günlerdi
gönül hiç bitmesin isterdi
sonsuza bir gün ekler, dans ederdik fazladan
ne seçtiysek onu yaşardık
kavga edercesine koşardık
gençtik çünkü ve yol alacaktık durmadan
meşgul yıllar sonradan ezdi bizi
yolda yaldızlı kelimelerimizi düşürdük
seni o barda görsem şans eseri
gülümserdik birbirimize ve derdik:
(nakarat)
daha bu gece barın önünde durdum
eskisi gibi değildi hiçbir şey
camlarda tuhaf bir yansıma gördüm
gerçekten ben miydim bakan ve mey?
(nakarat)
tanıdık kahkahalar süzüldü kapıdan
yüzünü gördüm, sesini duydum aynı
kardeşim, yaşlılarız artık aklını oynatan
çünkü kalbimizdeki rüyalar hala aynı.
bir çok dilde seslendirilmiş olan şarkıdır. türkiye'de de semiramis pekkan tarafından 'bu ne biçim hayat' adıyla seslendirilmiştir*benim dinlediklerim arasında en güzeli mary hopkin'in söylediği versiyon. http://www.youtube.com/watch?v=2kodztjoipg